Cumhuriyet Halk Partisi, 7576 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki milletvekilleriyle birlikte hazırlanan başvuru dilekçesini yüksek mahkemeye sundu. Başvurunun ardından açıklama yapan Günaydın, düzenlemenin milli parkların doğal yapısını tehdit ettiğini savundu.
“Milli parklar korunması gereken alanlardır”
Gökhan Günaydın, milli parkların bilimsel, kültürel ve estetik açıdan nadir özelliklere sahip alanlar olduğunu belirterek bu bölgelerin devlet koruması altında bulunduğunu hatırlattı.
Bu alanların gelecek nesillere bozulmadan aktarılması gerektiğini ifade eden Günaydın, CHP olarak milli parkların kullanımına tamamen karşı olmadıklarını ancak yeni düzenlemenin koruma-kullanma dengesini bozduğunu ileri sürdü.
“Restoranı otel haline dönüştürüyor” eleştirisi
Kanundaki bazı maddelerin milli park alanlarında yapılaşmayı artırabileceğini savunan Günaydın, düzenlemeye ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı.
Günaydın, “Biz, milli parkların insanların ziyaretine açık olmasına karşı değiliz ancak bu yasa bir milli park restoranını milli park oteline dönüştürüyor. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Yürürlüğün durdurulması talep edildi
CHP’nin başvurusunda, ilgili kanun maddelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi ve karar verilinceye kadar yürürlüğünün durdurulması talep edildi.
Başvurunun ardından Anayasa Mahkemesi’nin dosya üzerindeki inceleme sürecini başlatması bekleniyor. Mahkeme, ön incelemenin ardından esasa ilişkin değerlendirme yapacak.
Biyoçeşitlilik vurgusu yapıldı
Günaydın açıklamasında, milli parkların yalnızca turizm alanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek biyolojik çeşitliliğin korunmasının önemine dikkat çekti.
CHP’nin doğal alanların korunması konusunda sorumluluk almaya devam edeceğini ifade eden Günaydın, düzenlemenin mevcut haliyle doğa koruma ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.