Sağlık

Büyükşehirlerde eczane açmak hayal oldu: Devir bedelleri 25 milyon TL’ye dayandı

Büyükşehirlerde uygulanan eczane kotaları, yeni mezunların önünü kapattı. Devir bedellerinin ulaştığı rakamlar, meslekte yeni bir tartışma başlattı.

Abone Ol

Büyükşehirlerde uygulanan nüfusa dayalı eczane kotaları, yeni mezun eczacıların kendi eczanelerini açmasını fiilen imkânsız hale getirirken, devren satılık eczane fiyatlarını 25 milyon TL’ye kadar yükseltti. Yüksek devir bedelleri, genç eczacıları sistemin dışına iterken, birçok yeni mezun işsiz kalmamak için yatırımcı arayışına yöneliyor.

Türkiye genelinde eczacılık mesleği, özellikle büyükşehirlerde artan yapısal sorunlarla karşı karşıya. Kota uygulaması, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi merkezlerde yeni eczane açma hakkını neredeyse tamamen ortadan kaldırmış durumda.

Devren satışlar uçtu, meslek ticari ayrıcalığa dönüştü eleştirisi

Türkiye Gazetesi’nden Kaan Zenginli’nin haberine göre, sıfırdan bir eczane açmanın maliyeti 3–5 milyon TL arasında değişirken, devren satılık eczanelerde talep edilen rakamlar 15–25 milyon TL bandına çıktı. Devirle birlikte yalnızca bir işletme değil; yıllar önce alınmış ruhsat, yerleşik müşteri kitlesi ve kota avantajı da el değiştiriyor.

Bu tablo, mesleğin hizmet üretiminden çok ruhsat sahipliği üzerinden değerlenen bir yapıya dönüştüğü eleştirilerini beraberinde getiriyor. Özellikle 30–40 yıl önce ruhsat almış ve emekliliğe yaklaşan eczacıların, ruhsatlarını yüksek bedellerle devretmek istemesi fiyatları yukarı çekiyor.

Büyükşehirlerde kotalar dolu, genç mezunların yolu kapalı

Eczacılık fakültesi mezunları için büyükşehirlerde eczane açmak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Kota sisteminin dolu olması nedeniyle genç eczacılar ya kırsal bölgelerde düşük cirolu bir eczane açmak zorunda kalıyor ya da yüksek bedelli devren satışlara yöneliyor.

Bir diğer seçenek ise Eczacılık Yerleştirme Sistemi’nde yıllarca sıra beklemek. Uzmanlara göre bu durum, mesleğe yeni adım atanları ekonomik ve mesleki açıdan dezavantajlı bir konuma itiyor ve üretkenlik yerine ruhsat sahipliğini ödüllendiren bir modele risk oluşturuyor.

“Adaletsizlik duygusu oluşturuyor”

2020 mezunu eczacı Derya Kaplan, büyükşehirlerdeki kota ve devir bedelleri nedeniyle kendi eczanesini açma hayalinin imkânsız hale geldiğini belirterek, “Yıllarca emek vererek aldığımız diplomaların, ruhsat ticareti nedeniyle işlevsizleşmesi büyük bir adaletsizlik duygusu oluşturuyor. Mevcut sistem genç eczacıları ya maaşlı çalışmaya ya da meslekten uzaklaşmaya zorluyor” dedi.

İstanbul Bahçelievler’de eczacılık yapan Serkan Demir ise kota sisteminin gelir dengesini amaçladığını ancak büyükşehirlerde erişim sorunları yarattığını vurguladı. Demir, artan ruhsat devir bedellerinin ekonomik baskıyı artırdığını ve hizmet sunumunu da olumsuz etkilediğini ifade etti.

Tıkanıklığın nedeni katı nüfusa dayalı kota sistemi

Uzmanlar, yaşanan tıkanıklığın temelinde katı nüfusa dayalı kota sisteminin bulunduğunu belirtiyor. Çözüm için; yaşlı nüfus oranı, kronik hasta yoğunluğu, sağlık kuruluşlarının sayısı ve bölgesel sağlık ihtiyacı gibi ek ölçütlerin sisteme dahil edilmesi öneriliyor.

Ayrıca, belirli periyotlarla yeni eczane açma hakkı tanınması, kontenjanların öncelikle genç mezunlara verilmesi ve emekli eczacıların devrettiği ruhsatların serbest piyasa yerine kamu eliyle erişilebilir hale getirilmesi tavsiyeleri öne çıkıyor.

Yeni mezunlar yatırımcı arayışında

Yüksek maliyetler nedeniyle birçok yeni mezun eczacı, fiilî ortaklık modellerine yöneliyor. Sahada “sermaye yatırımcıda, ruhsat eczacıda” uygulamalarının arttığı ifade edilirken, bazı yatırımcıların daha fazla kazanç için eczaneleri ilaç dışı ürün satışına yönlendirdiği iddiaları da gündeme geliyor.

Sektör temsilcileri, mevcut tablonun genç eczacıların meslekte kalıcılığını tehdit ettiğini ve eczacılık hizmetinin niteliğini uzun vadede zayıflatabileceğini vurguluyor.