Bilgi - Keşfet Haberleri

Bir yıllık emekleri hırsızların hedefi oldu, çiftçiler tarlalarda nöbet tutmaya başladılar

Taşköprü'de hasadı yapılan ve kilogramı 250 lirayı bulan sarımsak, hırsızları cezbediyor. Yaşanan bir hırsızlık olayının ardından endişelenen çiftçiler, bir yıllık emeklerini korumak için tarlalarının başında nöbet tutuyor.

Abone Ol

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde hasadı süren ve “beyaz altın” olarak bilinen Taşköprü sarımsağını hırsızlara karşı korumak isteyen üreticiler, tarlalarında gece gündüz nöbet tutuyor. Kimi çiftçiler tüfekle sabaha kadar tarlada beklerken, kimileri güvenliği artırmak için kameralı sistemlere yöneliyor.

Sarımsak Kururken Tehlike Artıyor

Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciliyle uluslararası tanınırlığa sahip Taşköprü sarımsağı, hasat sonrası yaklaşık 15 gün boyunca tarlada kurumaya bırakılıyor. Bu süreçte kilogramı 250 TL'yi bulan değerli mahsul, hırsızların hedefi haline geliyor. İlçede yaşanan bir hırsızlık olayı sonrası çiftçiler, tarlalarını korumak için kendi önlemlerini almaya başladı.

Minibüsü Eve Çevirdiler

Taşköprü’nün Çetmi köyünde üretim yapan İrfan Ünvar, sarımsağını korumak için minibüsünü tarlasına getirerek orada yatıp kalktığını belirtti. Ünvar, “15 Ocak’tan bu yana emek veriyoruz. Bu ürünü korumak zorundayız. Hırsızlar gelmeye başladı. Tüfekle caydırıcılık sağlamaya çalışıyoruz. Minibüsümüzde yatıyoruz. 15 gün daha burada kalacağız” dedi.

Güvenlik Kameralı Önlem

Çetmi köyünden bir diğer üretici Vahit Demirbaş ise, tarlasına güneş enerjisiyle çalışan hareket algılayıcı güvenlik kameraları kurarak hırsızlığa karşı önlem aldı. Demirbaş, “Kamera hareket algıladığında telefonumuza uyarı gönderiyor. 24 saat boyunca tarlayı uzaktan izliyoruz. Jandarmanın bir hırsızı yakaladığını duyduktan sonra biz de sistem kurduk” diye konuştu.

Maliyet Yüksek, Kayıp Kaldırılamaz

Taşköprü sarımsağının üretimi yaklaşık 8 aylık bir süreci kapsıyor. Çapa, sulama, ilaçlama ve işçi maliyetleri derken çiftçiler için ciddi bir yatırım haline gelen sarımsağın çalınması büyük kayıplara neden olabiliyor. Bu nedenle üreticiler hem teknolojik hem de fiziksel yöntemlerle ürünlerini korumaya çalışıyor.