Yunanistan, Türkiye ile ortak mutfak kültürünün önemli unsurlarından biri olan işkembe çorbasını UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil ettirmek amacıyla resmi süreci başlattı. Yunan basınında yer alan haberlere göre, Selanikli işletmecilerin öncülüğünde hazırlanan dosya, bakanlık onayının ardından UNESCO’ya sunulacak.
Hazırlanan başvuru dosyasında çorbanın özel hazırlanış teknikleri, ustalık gerektiren üretim süreci ve Selanik’in gastronomi kimliğiyle kurduğu bağ ön plana çıkarılıyor. Sürecin tamamlanması halinde “patsas” adıyla bilinen işkembe çorbasının uluslararası düzeyde tescillenmesi hedefleniyor.
Selanik merkezli başvuru dosyası hazırlandı
Yunan basınında yer alan bilgilere göre başvuru, özellikle Selanik’te faaliyet gösteren geleneksel işletmelerin girişimiyle hazırlandı. Dosyada, işkembe çorbasının yerel mutfaktaki tarihsel yeri ve hazırlanışındaki özgün teknikler detaylandırıldı.
Kültür Bakanlığı’nın onay sürecinin ardından dosyanın UNESCO’ya iletilmesi planlanıyor. Başvurunun, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.
Osmanlı’dan günümüze uzanan mutfak mirası
İşkembe çorbası, Anadolu ve İstanbul mutfak kültüründe yüzyıllardır yer alan geleneksel bir lezzet olarak biliniyor. Halk arasında “şifa kaynağı” ve “doğal antibiyotik” olarak nitelendirilen çorba, özellikle gece saatlerinde tüketilmesiyle öne çıkıyor.
Gastronom Recep İncecik, konuya ilişkin değerlendirmesinde işkembenin Osmanlı mutfak geleneğinde güçlü bir yere sahip olduğunu belirterek, kültürel aidiyet tartışmalarına dikkat çekti. İncecik, bu tür girişimlerin gastronomi alanındaki rekabeti yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.
Evliya Çelebi’nin kayıtları dikkat çekiyor
Türk mutfak tarihine ilişkin en önemli kaynaklardan biri olan Evliya Çelebi’nin 17. yüzyıla ait Seyahatnâme’sinde, İstanbul’daki işkembeci ve paçacı esnafına dair ayrıntılı anlatımlar yer alıyor. Çelebi, gece geç saatlere kadar hizmet veren esnafı övgüyle anıyor.
Bu kayıtlar, işkembe kültürünün Osmanlı dönemindeki yaygınlığına işaret eden tarihsel belgeler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, mutfak mirası tartışmalarında yazılı kaynakların önemli bir referans oluşturduğunu vurguluyor.
Gastronomi alanında süren tartışmalar
Yunanistan’ın işkembe çorbası için başlattığı süreç, iki ülke arasında daha önce yaşanan baklava, döner, cacık ve yoğurt gibi ürünlere ilişkin kültürel sahiplik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Benzer girişimler, geçmişte de kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Uzmanlar, UNESCO süreçlerinde “ortak kültürel miras” vurgusunun da mümkün olduğunu hatırlatırken, gastronomi alanındaki rekabetin diplomatik ve kültürel boyutları bulunduğuna dikkat çekiyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise UNESCO değerlendirme aşamasının ardından netleşecek.