İstanbul Şişli'de geçtiğimiz günlerde eski eşi tarafından katledilen Bahar Aksu'nun cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada, katil zanlısı Rüstem Elibol ile ona yardım eden üç arkadaşı tutuklandı. Cinayet öncesinde zanlıların İstanbul’a gelerek keşif yaptığı ortaya çıktı. Olayın arka planında ise miras ve tehdit ayrıntıları dikkat çekiyor.
Cinayet Planı Üç Gün Önceden Hazırlandı
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada, Rüstem Elibol ve beraberindeki üç kişinin olaydan üç gün önce İstanbul’a geldiği, otelde kaldıkları ve Bahar Aksu’nun yaşadığı bölgede keşif yaptıkları belirlendi. Zanlıların cinayet için önceden hazırlık yaptığı tespit edildi.
Aileden Çarpıcı Açıklamalar: “Yıllarca Tehdit Edildi”
Bahar Aksu’nun teyzesi Nesrin Arıkan, yeğeninin uzun süredir ölüm tehdidi aldığını ve evliliği boyunca fiziksel şiddete maruz kaldığını açıkladı.
“Yıllarca anlatmadı. Evlenmesin diye çok uğraştık ama olmadı. Sonunda tehditlerle nikah kıyıldı,” diyen Arıkan, Bahar’ın defalarca yer değiştirerek izini kaybettirmeye çalıştığını, ancak cep telefonları üzerinden tekrar tespit edildiğini belirtti.
Miras Detayı Gündemde
Cinayetin ardında maddi nedenlerin de bulunduğu ifade edildi. Aksu’nun babasının İngiltere’de yaşadığı ve maddi durumunun iyi olduğu, bu nedenle Elibol’un eski eşini rahat bırakmadığı öne sürüldü.
“Mirası ve imkanları kaybetmemek için peşini bırakmadı,” diyen aile, ağır ceza talebinde bulundu.
Katil Susma Hakkını Kullandı
Polisteki işlemleri tamamlanan Rüstem Elibol resmi ifade vermedi ve susma hakkını kullandı. Diğer üç zanlı ise İstanbul’a yalnızca “gezmek için geldiklerini” ve cinayet planından haberlerinin olmadığını iddia etti. Tüm şüpheliler, sevk edildikleri Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
5 Ayrı Şikayet, Uzaklaştırma Kararları
Aile, Bahar Aksu’nun daha önce polise en az 5 kez şikayette bulunduğunu ve uzaklaştırma kararlarının da alındığını vurguladı. Ancak tüm bu önlemlere rağmen genç kadın, sistemin yetersiz kaldığı bir süreçte eski eşi tarafından hayattan koparıldı.
Bu olay, kadına yönelik şiddetle mücadelede caydırıcı önlemlerin ve etkin koruma sistemlerinin aciliyetini bir kez daha ortaya koydu.