Anayasa Mahkemesi (AYM), aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan ve aralarında bağlantı bulunan davaların ilk açılan mahkemede birleştirilmesini öngören “ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar” hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Nevşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin başvurularını birleştirerek inceleyen AYM, kararını 17 Haziran’da verdi, gerekçeli karar ise 25 Eylül 2025’te Resmi Gazete’de yayımlandı.
Kararın temelinde, mahkemelerin bağımsızlığı ve kanuni hâkim güvencesinin ihlal edilmesi yer aldı. AYM, ikinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararı vermesiyle davaya bakacak hâkimin geri dönülmez biçimde değişmesi ve davanın aslında bakması gereken mahkeme dışında görülmesi sonucunun ortaya çıktığını belirtti. Bu durumun Anayasa’nın “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz” diyen 37. maddesine aykırı olduğu vurgulandı.
Hukuk Dünyası İçin Geniş Kapsamlı Sonuçlar
Bu iptal kararı, benzer ve bağlantılı davaların tek dosyada toplanması uygulamasını kökten değiştiriyor. Artık mahkemeler, yalnızca tarafların rızası ve yasal şartlar çerçevesinde birleştirme kararı alabilecek; otomatik bağlayıcılık ortadan kalkmış olacak. Böylece hâkim güvencesi ve doğal yargıç ilkesi güçlenmiş sayılıyor.
Uzmanlar, özellikle karmaşık ticari ve siyasi davalarda bu değişikliğin yargılama süresini uzatabileceği, ancak adil yargılanma hakkını pekiştireceği görüşünde. Aynı konuda birden fazla mahkemede görülen davaların zorunlu şekilde tek dosyada toplanmaması, farklı kararların çıkma ihtimalini de beraberinde getirebilir.
CHP Kurultay Davalarına Etkisi Merak Konusu
Kararın siyasi açıdan dikkat çeken yönü ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili. CHP’nin 38. ve 21. olağanüstü kurultayları ile süren 39. ve 22. olağanüstü kurultaylarına dair davalarda partinin avukatları, iptal edilen düzenlemeyi sıkça referans gösteriyordu.
Bu nedenle AYM’nin yeni kararı, CHP’nin devam eden kurultay davaları açısından önemli bir dönüm noktası olabilir. Ancak hukukçular, her dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirileceğini, kesin etkinin ancak mahkemelerin vereceği yeni kararlarla netleşeceğini belirtiyor.
Yargı Düzeni ve Taraflar İçin Yeni Dönem
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 166. maddesindeki değişiklik, yalnızca CHP davası için değil; ticari uyuşmazlıklardan aile hukukuna kadar geniş bir yelpazeyi ilgilendiriyor. Artık bir mahkeme, başka bir mahkemeyi kendi kararına uymaya zorlayamayacak.
Bu düzenleme, mahkemelerin bağımsızlığını pekiştiren ve tarafların kanuni hâkim güvencesini koruyan bir adım olarak görülüyor. Uygulamada yeni içtihatların ve farklı kararların oluşması beklenirken, hukukçular taraflara davalarını stratejik biçimde planlama çağrısı yapıyor.