Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazasında yaralanan 1 yaşındaki çocuk için açılan tazminat davasında dikkat çekici ve emsal niteliğinde bir karara imza attı. Ailenin sigorta şirketinden talep ettiği 363 bin TL’lik tazminata, kazada bebek koltuğu kullanılmadığı gerekçesiyle yüzde 20 oranında indirim uygulanmasına hükmedildi.
Karar, çocukların araç içinde güvenli taşınmasının yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, tazminat hesaplamalarında da belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor.
Tek taraflı kazada yaralanan çocuk için tazminat talebi
Olay 2020 yılında meydana geldi. Sigortalı bir araçta yolcu olarak bulunan 1 yaşındaki çocuk, tek taraflı trafik kazasında yaralandı. Aile; sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri dahil toplam 363 bin 562 TL talep ederek sigorta şirketine dava açtı.
Sigorta şirketi ise zararın artmasına davacının da katkısı bulunduğunu savunarak müterafik kusur indirimi yapılmasını istedi.
Yargıtay: “Çocuk bağlama sistemi zorunluydu, kullanılmadı”
Dosya, yerel ve hakem heyeti aşamalarının ardından Yargıtay’a taşındı. Yargıtay, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre 1 yaşındaki çocukların seyahatlerinde çocuk bağlama sistemi (bebek koltuğu) kullanmalarının zorunlu olduğunu hatırlattı.
İnceleme sonucunda, çocuğun kazanın gerçekleştiği anda arka koltukta oto koltuğu olmadan oturduğu tespit edildi. Bu durumun, kazada oluşan zararın artmasına doğrudan etki ettiği belirtildi.
Tazminattan yüzde 20 indirim
Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine atıf yaparak zarar görenin kusurunun tazminat miktarını azaltabileceğini vurguladı.
Mahkeme, çocuğun gerekli güvenlik ekipmanı olmadan seyahat etmesinin zararın ağırlaşmasına neden olduğunu belirleyerek, tazminat miktarından yüzde 20 müterafik kusur indirimi uygulanmasına hükmetti.
Karar ne anlama geliyor?
Karar hem aileler hem de sigorta şirketleri açısından önemli sonuçlar içeriyor:
• Bebek ve çocukların araçlarda uygun güvenlik koltuğuyla taşınması yalnızca bir yönetmelik gereği değil, hukuki sorumluluk doğuran bir yükümlülük.
• Kazaya sebep olmasa bile güvenlik önlemlerinin ihlali, zararın artmasına katkı sayılarak tazminat üzerinde doğrudan indirim nedeni olabiliyor.
• Bu karar, benzer davalarda emsal oluşturacak nitelikte değerlendirilmiş durumda.
Yargıtay’ın kararı, çocuk güvenliğine ilişkin hassasiyetin hukuki boyutunu güçlü biçimde ortaya koyarken, kazalardaki ihlallerin aileler açısından maddi sonuçlar doğurabileceğini de açıkça gösteriyor.