Güncel

Anayasa Mahkemesi’ne 702 bin başvuru yapıldı 81 bin 841 hak ihlali kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvuru sisteminin başladığı 23 Eylül 2012’den bu yana mahkemeye toplam 702 bin 53 başvuru yapıldığını, bunlardan 81 bin 841’inde hak ihlali kararı verildiğini açıkladı.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvuru sisteminin yürürlüğe girmesinden bu yana mahkemeye 702 bin 53 başvuru yapıldığını, bunlardan 600 bin 14’ünün karara bağlandığını açıkladı. Özkaya, bu başvuruların büyük kısmının kabul edilemez bulunduğunu, 81 bin 841 dosyada ise hak ihlali tespit edildiğini söyledi.

Özkaya, Diyarbakır’da düzenlenen “İdari Yargıda Bireysel Başvuru İhlal Kararları ve İhlalin Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması Bölge Toplantısı”nın açılışında konuştu. Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ortak projesi kapsamında düzenlenen toplantının yedincisi Diyarbakır’da yapıldı.

“531 Bin Başvuru Kabul Edilemez Bulundu”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya, bireysel başvuru sisteminin 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana fiilen uygulandığını hatırlatarak şu bilgileri paylaştı:

“Mahkememize bugüne kadar 702 bin 53 başvuru yapılmıştır. Bunların 600 bin 14’ü sonuçlandırılmıştır. Bu kararların 531 bin 134’ü, kabul edilebilirlik kriterlerini taşımadığı için reddedilmiştir. Toplam 81 bin 841 dosyada ise hak ihlali kararı verilmiştir.”

Özkaya, ihlal kararlarının 56 bin 443’ünün ‘makul sürede yargılanma hakkı’ ile ilgili olduğunu, başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini belirtti.
Diğer ihlallerin ise adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı ve ifade özgürlüğü gibi 19 farklı hak grubunu kapsadığını söyledi.

“Anayasa Mahkemesi Süper Temyiz Merci Değil”

Özkaya, bireysel başvuru sisteminin amacının bir “süper temyiz” oluşturmak olmadığını vurguladı:

“Anayasa Mahkemesi, yalnızca bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğini inceler. Bireysel başvuru, Yargıtay veya Danıştay kararlarının yeniden temyizi değildir. Mahkememiz, anayasal görev kapsamında hak ihlallerini denetler.”

Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtay ve Danıştay ile tam bir iletişim içinde çalıştığını kaydeden Özkaya, yüksek mahkemeler arasındaki ilişkinin “hiyerarşik değil, anayasal iş bölümü” esasına dayandığını vurguladı.

“Zengin Bir İnsan Hakları İçtihat Bankası Oluşturduk”

Özkaya, mahkemenin bugüne kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını, uluslararası ilkeleri ve diğer ülke anayasa mahkemelerinin örneklerini dikkate alarak çalıştığını belirtti.

“Kararlarımızı hukukun çizdiği sınırlar içinde, vicdanın sesine kulak vererek şekillendiriyoruz. Bugün itibarıyla zengin bir insan hakları içtihat bankası oluşturmuş durumdayız.”

Özkaya, bireysel başvuru sisteminin yükünün her geçen gün arttığını, ancak bu mekanizmanın etkin işlemesi için tüm kurumların duyarlılık göstermesi gerektiğini ifade etti.

“Hakimlik, Nur ile Nar Arasında Bir Meslektir”

Adaletin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayan Özkaya, hakim ve savcılara vicdan, ahlak ve tarafsızlık çağrısında bulundu:

“Hakimlik kapasitemizi aklımız, bilgimiz, ahlakımız ve vicdanımız belirler. Kibir, enaniyet, çekememezlik gibi duygularla adaletten sapmamalıyız. Hakla hükmetmeliyiz. Nurdan yana olanın her işi hayırla sonuçlanır, narı seçenin işi hüsran olur.”

“Gazze’de Yaşananlar İnsanlığın Vicdanını Yaraladı”

Konuşmasının sonunda Gazze’deki sivil katliamlara da değinen Özkaya, yaşananların insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğunu söyledi:

“Çocukların ve sivillerin yaşam hakkının hiçe sayılması sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın vicdanını yaralıyor. İnsanlık ortak bir vicdanla hareket etmeli, adalet ve ahlak yeniden hâkim kılınmalıdır.”

“İhlal Kararları Empatiyle Ele Alınmalı”

Toplantıya katılan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesinin önemine dikkat çekti:

“İhlalin sonuçları giderilmezse, ihlal kararının anlamı kalmaz. Bu kararların uygulanması vatandaşın temel hakkıdır. Hak ihlallerine empatiyle yaklaşmalıyız.”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk ise sınır aşan suçlar, savaşlar ve soykırımların insan haklarını tehdit ettiğini belirterek, uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

Toplantıya ayrıca Danıştay Başsavcısı Cevdet Erkan, Anayasa Mahkemesi üyeleri, bölge adliye başkanları, hakim ve savcılar ile Avrupa Konseyi temsilcileri de katıldı.

İki gün sürecek programda, “Bireysel Başvuru İhlal Kararlarının Objektif ve Subjektif Etkileri” ele alınacak; adil yargılanma, mülkiyet, yaşam ve özel hayat hakkı gibi temel haklar üzerine yuvarlak masa oturumları düzenlenecek.