Küresel emtia piyasalarında dikkatler yeniden alüminyuma çevrildi. ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yumuşaması, metal piyasalarında iyimserliği artırırken alüminyum fiyatları Mayıs 2022’den bu yana ilk kez ton başına 2 bin 900 doların üzerine çıktı. Bu yükselişle alüminyum, son üç yılın en yüksek seviyesini görmüş oldu.
Haftaya temkinli başlayan metaller, geçtiğimiz hafta iki ülke arasında yapılan ticaret ateşkesi sonrasında yatırımcıların risk iştahını artırmasıyla toparlandı. Alüminyumun yanı sıra bakır fiyatlarında da belirgin artışlar gözlendi. Uzmanlar, arz endişeleri ve üretim kısıtlamalarının bu yükselişi desteklediğini belirtiyor.
Çin’in Üretim Sınırı Fiyatları Yukarı Çekti
Ekim ayında yüzde 7’nin üzerinde değer kazanan alüminyum, yatırımcıların güvenli liman arayışının da etkisiyle hızla yükseldi. Çin’in alüminyum üretiminin sektörün resmi kapasite sınırına yaklaşması, piyasada arzın daralacağı beklentisini güçlendirdi. Bu durum, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen en önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Çin, dünya alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Ancak ülkenin karbon emisyonlarını azaltma hedefi, enerji kısıtlamaları ve üretim kotaları nedeniyle arz kapasitesi son dönemde daralmış durumda. Bu da küresel ölçekte fiyatları doğrudan etkiliyor.
Bakır da Rekor Seviyelere Çıktı
Alüminyumdaki yükselişe paralel olarak bakır fiyatları da son haftalarda rekor seviyelere ulaştı. Asya’dan Afrika’ya kadar birçok tedarik bölgesinde yaşanan beklenmedik üretim kesintileri, bakır arzını kısıtlayarak fiyatları yukarı taşıdı. Enerji geçişi ve yenilenebilir altyapı yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte metal talebinin önümüzdeki aylarda daha da artması bekleniyor.
Küresel Riskler Devam Ediyor
Yine de uzmanlar, fiyatlardaki yükselişin sürdürülebilirliği konusunda temkinli. Özellikle Çin ekonomisinde görülen yavaşlama, talep tarafında belirsizlik yaratıyor. Ülkenin özel sektör imalat endeksi ekim ayında beklentilerin altında kalarak 50,6’ya geriledi.
ABD–Çin arasında sağlanan ticaret anlaşması, küresel ekonomik görünüm ve emtia talebi açısından olumlu bir sinyal olarak görülüyor. Tarafların ihtilaflı konularda geçici uzlaşmaya vardığı ve anlaşmanın bir yıl sonra yeniden değerlendirileceği bildirildi. Analistlere göre, bu uzlaşma küresel metal piyasalarına istikrar kazandırsa da ekonomik risklerin tamamen ortadan kalkması için erken.