19 Mart 2026 itibarıyla küresel piyasalarda artan ABD-İsrail-İran gerilimi ve yükselen enflasyon endişeleri, altın ve gümüş fiyatlarında sert düşüşlere neden oldu. Değerli metallerde gün içinde %2 ile %8,7 arasında değişen kayıplar görülürken, yatırımcıların güvenli limanlardan çıkış eğilimi dikkat çekti.
Piyasalarda artan belirsizlik ortamı, özellikle kısa vadeli işlemlerde satış baskısını artırırken, likiditeye yönelen yatırımcıların pozisyon kapatmaları fiyatları aşağı çekti. Uzmanlar, düşüşün yalnızca jeopolitik gelişmelerle değil, aynı zamanda para politikası beklentileriyle de bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Ons altın 4.707 dolar seviyesine geriledi
Gün içi verilere göre spot altın fiyatı %2,3 düşüşle 4.707,20 dolar seviyesine indi. Yakın vadeli altın kontratlarında ise daha sert bir hareket görüldü ve fiyatlar %4 gerileyerek 4.702,40 dolar seviyesine çekildi.
Analistler, altındaki bu geri çekilmenin kısa vadeli risk algısındaki değişimden kaynaklandığını ifade ediyor. Jeopolitik risklerin artmasına rağmen yatırımcıların nakde yönelmesi, klasik güvenli liman davranışının tersine bir fiyatlamaya yol açtı.
Gümüşte düşüş %8’i aştı
Değerli metaller arasında en sert satış dalgası gümüş tarafında yaşandı. Spot gümüş %5,4 değer kaybederek ons başına 71,27 dolara gerilerken, vadeli işlemlerde düşüş %8,7 seviyesine ulaştı ve fiyatlar 70,86 dolara kadar indi.
Gümüşteki bu sert geri çekilme, hem sanayi talebine ilişkin endişeler hem de spekülatif pozisyonların çözülmesiyle ilişkilendiriliyor. Uzmanlara göre bu hareket, son yılların en hızlı günlük düşüşlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Enflasyon ve savaş riski piyasalarda yönü belirliyor
ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim, küresel risk iştahını baskılamaya devam ederken, yüksek enflasyon beklentileri merkez bankalarının sıkı para politikası duruşunu güçlendiriyor. Bu durum, emtia piyasalarında likiditenin daralmasına yol açıyor.
Büyük yatırım fonlarının pozisyon azaltmaya yöneldiği gözlenirken, piyasalarda temkinli duruş öne çıkıyor. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler ve enflasyon verilerinin değerli metallerin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor.