Güncel

Adaletin kalbine sızan kâtip: Savcı şifresiyle UYAP'a girip FETÖ dosyalarını kapattı

Ankara Adliyesi'nde görevli zabıt kâtibi A.Y.'nin, savcılara ait UYAP şifreleriyle sisteme girerek para karşılığında FETÖ dahil birçok dosyayı kapattığı tespit edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kâtip hakkında rüşvet, sahtecilik ve terör örgütüne yardım suçlarından 1190 yıl 5 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.

Abone Ol

Ankara Adliyesi'nde görevli bir zabıt kâtibinin, adaletin dijital beyni olarak bilinen Ulusal Yargı Ağı Sistemi'ne (UYAP) savcılara ait şifrelerle girerek, para karşılığında başta FETÖ olmak üzere çok sayıda soruşturma dosyasını kapattığı ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, zabıt kâtibi A.Y. hakkında "silahlı terör örgütüne yardım", "rüşvet" ve "resmi belgede sahtecilik" gibi suçlardan tam 1190 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Adalet mekanizmasını içten çökerten bu şebekeyi, kâtibin boşanma aşamasındaki eşinin ihbarı ve savcılığa sunduğu ses kaydı ortaya çıkardı.

Bu akılalmaz olay, başkentin adliyesinde görevli kâtip A.Y.'nin, birlikte çalıştığı savcıların güvenini kötüye kullanarak onların UYAP şifrelerini ve elektronik imzalarını ele geçirmesiyle başladı. İddianameye göre A.Y., firari FETÖ'cü avukat Muhammet Talha Bol'dan aldığı talimatlar ve paralarla, terör örgütü üyeleri hakkındaki soruşturmaları kararttı, mal varlığı tedbirlerini kaldırdı ve haklarında takipsizlik kararları verdi. Toplamda 16 şüphelinin yer aldığı iddianame, adliye koridorlarında bir kâtibin nasıl bir "paralel yargı" sistemi kurduğunu gözler önüne serdi.

Boşanma Aşamasındaki Eşin İhbarı ve Ses Kaydı Komployu Ortaya Çıkardı

Devletin en güvenli sistemlerinden birinde dönen bu rüşvet ve ihanet çarkını ortaya çıkaran ilk kıvılcım, bir aile içi anlaşmazlıktan doğdu. Zabıt kâtibi A.Y.'nin boşanma sürecindeki eşi Z.E., savcılığa başvurarak kocasının yürüttüğü kirli pazarlıkları tek tek anlattı. Z.E., eşi A.Y.'nin firari FETÖ'cü avukat Muhammet Talha Bol ile telefonla görüştüğünü, aldığı isimler hakkındaki dosyaları para karşılığında kapattığını ve bir keresinde rüşvet parasını kendisinin teslim aldığını itiraf etti.

İhbarını kanıtlamak için eski eşiyle yaptığı ve usulsüz işlemleri konuştukları bir ses kaydını da savcılığa delil olarak sunan Z.E., soruşturmanın fitilini ateşlemiş oldu. Bu ihbar üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kâtip A.Y.'nin Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nda işlem yaptığı tüm dosyaları mercek altına aldı. Yapılan bilirkişi incelemesi, ihanetin boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu ortaya koydu.

Sistemin İçinden İhanet: UYAP Şifreleri ve E-İmzalarla Adalet Nasıl Manipüle Edildi?

İddianameye yansıyan detaylara göre, kâtip A.Y. tam bir dijital hayalet gibi hareket ediyordu. Birlikte çalıştığı ve şifrelerini bildiği Cumhuriyet savcıları A.T.G, B.T. ve Z.E.'nin UYAP oturumlarını, onların bilgisi ve rızası dışında kullanarak adaleti rayından çıkardı. Savcıların elektronik imzalarını da kullanan A.Y., dosyaların içini boşalttı, taraf isimlerini değiştirdi, evrak sildi ve hatta gerçeğe aykırı fiziki dosyalar oluşturarak dijitaldeki sahteciliği örtbas etmeye çalıştı.

Kâtibin UYAP üzerinden yaptığı usulsüz işlemler arasında; şüpheliler hakkındaki yakalama kararlarını resen kaldırmak, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) düzenleyip savcı adına onaylamak, dosyaları yetkisizlik kararıyla başka birimlere göndermek gibi adaleti doğrudan etkileyen kritik müdahaleler yer alıyor. İfadesinde savcıların bu durumdan kesinlikle haberi olmadığını söyleyen A.Y., tüm işlemleri kendisinin yaptığını ve savcıların bu olay üzerinden bir menfaat temin etmediğini belirtti.

Şüpheli Kâtibin İtirafları: 'Ücreti Kafama Göre Alıyordum'

Soruşturma kapsamında tutuklanan zabıt kâtibi A.Y., ifadesinde suçlamaları büyük ölçüde kabul etti. 2021'den sonra yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu iddia eden A.Y., firari avukat Muhammet Talha Bol ile bir dosyadaki mal varlığı tedbirini kaldırmak için tanıştığını ve "Ben bu durumu çözerim bana 300 bin lira gönder" diyerek pazarlık yaptığını, sonunda 220 bin liraya anlaştığını itiraf etti.

Bu kirli pazarlığı, "Bu dosyalarda ücreti kafama göre alıyordum. Beni arayıp 'bu kişi gariban' dediğinde çok düşük miktarlara karşılık karar yazıyordum. Parasız yaptığım iş de oldu," sözleriyle anlatan A.Y., kurduğu keyfi rüşvet sistemini de gözler önüne serdi. İtirafları, adaletin adliye koridorlarında nasıl alınıp satılan bir meta haline getirildiğini kanıtlar nitelikteydi.

Rekor Ceza Talebi ve 'Etkin Pişmanlık' Alan Eski Eş

İddianamenin sonuç bölümünde, savcılık zabıt kâtibi A.Y. hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik", "rüşvet almak", "suçluyu kayırma" ve "silahlı terör örgütüne yardım" gibi çok sayıda suçtan toplamda 1190 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep etti. Bu ceza istemi, yargı tarihindeki en yüksek taleplerden biri olarak kayda geçti.

Diğer 15 şüpheli için de "rüşvet vermek" ve "terör örgütü üyeliği" gibi suçlardan cezalandırma istenirken, dosyayı ortaya çıkaran eski eş Z.E. için ise "etkin pişmanlık" hükümleri dikkate alındı. "Rüşvete aracılık etme" suçunu işlediği belirtilen Z.E.'nin, olayın aydınlatılmasını sağladığı için hakkında "ceza verilmesine yer olmadığı kararı" verilmesi talep edildi. Bu talep, adaletin, kendi içindeki çürümeyi yine kendi mekanizmalarıyla temizleme iradesini gösterdi.