Orman niteliğini uzun yıllar önce kaybetmesine rağmen mevzuatta hâlâ “ormanlık alan” olarak görünen ve 2B statüsünde de değerlendirilmeyen taşınmazlara ilişkin tapu sorunlarını çözmek amacıyla yeni bir kanun teklifi hazırlanıyor. AK Parti tarafından hazırlanan teklifin, milletvekillerinin imzasına açıldığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmasının planlandığı bildirildi.
Teklif yasalaşırsa söz konusu araziler orman kadastrosundan çıkarılarak genel kadastroya alınacak. Böylece hem vatandaşların hem de ilgili kamu kurumlarının uzun süredir karşı karşıya kaldığı mülkiyet ve devir sorunlarının giderilmesi hedefleniyor.
Yerleşime açılmış ancak kayıtlarda orman görünen alanlar
Düzenleme, zamanla yerleşim alanına dönüşen ancak hukuki statüsü netleşmeyen bölgeleri kapsıyor. Orman vasfını kaybetmiş olmasına rağmen tapuda “orman” olarak görünen, 2B kapsamında da sayılmadığı için belirsizlik yaşayan yaylak, mera ve kent-orman sınırındaki alanlarda yaşanan mülkiyet ihtilaflarının çözülmesi amaçlanıyor.
Özellikle üzerinde konut ve çeşitli yapılar bulunan ancak resmi kayıtlarda hâlâ orman şerhi yer alan taşınmazlarda tapu devri ve yapı ruhsatı işlemlerinde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması planlanıyor. Bu kapsamda fiili durum ile resmi kayıtlar arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi öngörülüyor.
DSİ kontrolündeki alanlar da kapsamda
Düzenleme yalnızca eski orman arazilerini değil, kontrolü Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) bünyesinde bulunan bazı alanları da kapsayacak. Kentleşme nedeniyle kullanım niteliğini kaybetmiş su yapıları ve çevresindeki alanlarda da tapu ve devir işlemlerine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi hedefleniyor.
Gölet, baraj, göl ve akarsu yatağı gibi alanlarda, zaman içinde ortaya çıkan yerleşim ve mülkiyet ihtilaflarının çözümü için kadastro kayıtlarının güncellenmesi planlanıyor. Böylece taşınmaz sınırlarına ilişkin uyuşmazlıkların azaltılması amaçlanıyor.
Hangi alanlar kapsama girecek
Edinilen bilgilere göre teklifin, 2B uygulamasının yürürlüğe alındığı dönemin ardından, 31 Aralık 1981 sonrası orman niteliğini kaybettiği iddia edilen alanları kapsaması bekleniyor. Mevcut uygulamada bu tarihten sonra vasfını kaybeden yerler kural olarak orman sayılmaya devam ediyor.
Ayrıca kadastro hatası sonucu orman alanı içinde gösterilen yerleşim yerleri, önceki tespitlerde yanlışlıkla orman sınırına dahil edilen parseller ve imar planına alınmış olmasına rağmen tapuda orman şerhi bulunan alanlardaki yapıların tapu sorunlarının giderilmesi hedefleniyor. Düzenlemeden Ankara, Aydın, İzmir, Manisa, Antalya, Samsun, Adana ve Mersin’in en yoğun etkilenecek iller arasında olduğu ifade ediliyor.