Güncel

2025 Dünya görüşleri anketi: Cinsiyet eşitliği ve kadın hakları araştırma sonuçları

Dünya Genelinde Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği: 2025 yılına ait "Dünya Görüşleri Anketi", 39 ülkeden yaklaşık 35 bin kişiyi kapsayan geniş bir araştırma ile toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konularındaki küresel bakış açılarını ortaya koyuyor. Araştırma, toplumsal cinsiyet eşitliği algısı ile gerçek hayat arasındaki farkları gözler önüne seriyor. Ancak, anketin bulguları, ev içindeki iş bölümü gibi somut konularda hala büyük eşitsizliklerin yaşandığını gösteriyor.

Abone Ol

BAREM ve global ortağı Worldwide Independent Network of MR (WIN) tarafından gerçekleştirilen “Dünya Görüşleri Anketi”, 39 ülkeden 34 bin 946 kişinin toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları ve şiddet konularındaki bakış açılarını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, toplumsal cinsiyet eşitliği algısıyla gerçek davranışlar arasındaki tutarsızlığı gözler önüne serdi.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Algısı ve Gerçekler

    Evde toplumsal cinsiyet eşitliği algısı 2024’e kıyasla bir miktar iyileşmiş görünüyor ancak bu değişim büyük ölçüde erkeklerin daha iyimser olmasıyla açıklanıyor. Kadınlar ise hala daha karamsar.
    Yaş grupları arasında fark var: 18-24 yaş arasındaki bireylerin %63’ü iş yerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığını düşünürken, 65 yaş üzerindeki bireylerde bu oran %50’ye kadar düşüyor.

İlginç bir şekilde, Vietnam (%92) ve Tayland (%90), Norveç (%80) ve Finlandiya (%71) gibi toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda güçlü bir itibara sahip ülkeleri geride bırakarak algılanan eşitlikte en üst sıralarda yer aldı. Ancak, ev işleri dağılımı incelendiğinde, bu algının gerçek hayatla uyuşmadığı görüldü.

Ev İşlerinde Cinsiyet Uçurumu Devam Ediyor

Dünya genelinde görüşülen kişilerin %69’u ev işlerinde eşitliğin büyük ölçüde sağlandığını düşünse de gerçekler farklı bir tablo ortaya koyuyor.

    Çöp atma, erkeklerin kadınlardan biraz daha fazla üstlendiği tek ev işi (%56 erkekler, %53 kadınlar).
    Market alışverişi, cinsiyetler arasında en dengeli işlerden biri (%46 erkekler, %49 kadınlar).
    Çamaşır yıkama ve yemek yapma gibi işler, neredeyse tüm ülkelerde kadınlar tarafından daha fazla yapılıyor. Bu konudaki cinsiyet farkı %27 ile en yüksek eşitsizliği gösteriyor.

Türkiye’de erkeklerin kadınlara göre daha fazla yaptığı tek ev işi "alışveriş" (%74 erkekler, %60 kadınlar).
Buna karşılık, çamaşır yıkama işi %73 oranında kadınlar tarafından yapılırken, erkeklerde bu oran %22’de kalıyor.

Ev İşlerinde Cinsiyet Farkı En Fazla ve En Az Olan Ülkeler

Cinsiyet eşitliğinin en fazla sağlandığı ülke: İsveç (%0,7 fark)
Cinsiyet farkının en büyük olduğu ülke: Pakistan (%50,7 fark)
Türkiye, %26,3 fark ile cinsiyet eşitliğinde geride kalan ülkeler arasında.

Ev işlerinde cinsiyet farkı en az olan ülkeler:

    İsveç: %0,70
    ABD: %2,50
    Norveç: %2,70
    Kanada: %3,20

Ev işlerinde cinsiyet farkı en fazla olan ülkeler:

    Japonya: %21,10
    Peru: %22,90
    Türkiye: %26,30
    Filipinler: %28,00
    Vietnam: %28,10
    Endonezya: %48,00
    Pakistan: %50,70

Şiddet ve Taciz Bildirimleri

Araştırmaya göre, dünya genelinde şiddete maruz kaldığını bildiren kadınların oranı 2024 yılında %20 iken 2025’te %14’e geriledi. Ancak bu düşüş, büyük ölçüde Çin, Tayland, Slovakya ve Norveç gibi ülkelerin araştırmaya dahil edilmesiyle oluşan istatistiksel bir değişimden kaynaklanıyor.

    Türkiye’de kadına yönelik şiddet bildirimleri 2024’te %13 iken 2025’te %18’e yükseldi.
    18-24 yaş arası kadınların %18’i fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kaldığını, %16’sı ise cinsel tacize uğradığını belirtti.

Brezilya’da ise Kadın Bakanlığı’nın yeniden kurulması, 7/24 danışma hatlarının açılması ve kadın hakları yasalarının yürürlüğe girmesi gibi politikaların ardından şiddet vakaları %31’den %19’a, cinsel taciz bildirimleri %20’den %10’a düştü.

Brezilya örneği, kadın haklarını koruma politikalarının etkili olabileceğini ve hükümetlerin bu konuda atacağı adımların önemini vurguluyor.

Araştırma Metodolojisi

Bu çalışma, 2025 yılında 39 ülkeden 34 bin 946 kişiyle gerçekleştirildi. Türkiye’de ise BAREM Araştırma tarafından 24-28 Ocak 2025 tarihleri arasında 775 kişinin katılımıyla Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemiyle yapıldı.

Araştırma sonuçları, toplumsal cinsiyet eşitliği algısı ile gerçek hayat arasındaki uyumsuzluğu gözler önüne sererken, kadın hakları konusunda daha fazla politika geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.