Ücretli poşet uygulamasında 2026 yılına yönelik fiyat tartışmaları başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde toplanan Ambalaj Komisyonu’nda, marketlerin poşet fiyatına yönelik talebi gündemin ana başlığı oldu. Zincir market temsilcileri, artan maliyetleri gerekçe göstererek poşet fiyatının mevcut 50 kuruştan 2,5 liraya çıkarılmasını istedi.
Türkiye genelinde “Sıfır Atık” programının önemli ayaklarından biri olan ücretli poşet uygulaması, çevre kirliliğini azaltmayı hedeflerken, fiyat artışı ihtimali bu kez tüketici cephesinde yeni bir tartışma başlattı. Toplantıdan çıkan ilk sinyaller, taleple kamu otoritesi arasında ciddi bir görüş ayrılığı bulunduğunu gösteriyor.
Maliyet hesabı yapıldı: Marketler zarar mı ediyor
Ambalaj Komisyonu toplantısında ilk olarak mevcut sistemin maliyet analizi ele alındı. Yapılan teknik değerlendirmelere göre, bugün tüketiciye 50 kuruştan satılan standart plastik poşetin marketlere maliyeti, poşetin boyutu ve gramajına bağlı olarak 50 ile 75 kuruş arasında değişiyor.
Bu tablo, marketlerin poşet satışından kâr etmediğini, hatta bazı durumlarda maliyetin altında satış yapıldığını ortaya koydu. Market temsilcileri, özellikle enerji, lojistik ve ambalaj hammaddelerindeki artışların bu maliyetleri daha da yukarı çektiğini savunuyor.
Zincir marketlerden bakanlığa resmi talep
Toplantının ardından zincir market temsilcileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na resmi bir yazı iletti. Yazıda, 2026 yılından itibaren geçerli olmak üzere poşet fiyatının 2,5 Türk Lirası’na yükseltilmesi talep edildi.
Bu rakam, mevcut 50 kuruşluk fiyata göre yaklaşık yüzde 400’lük bir artış anlamına geliyor. Marketler, bu artışın sadece maliyetleri dengelemek için değil, aynı zamanda poşet kullanımını daha da azaltmak için caydırıcı bir etki oluşturacağını savunuyor.
Ankara’dan ilk sinyal: “Makul değil”
Marketlerin talebi, bakanlık kulislerinde temkinli karşılandı. Konuya yakın kaynaklar, 2,5 liralık fiyatın mevcut ekonomik koşullar ve enflasyonla mücadele süreci dikkate alındığında “makul bulunmadığını” ifade ediyor.
Yetkililer, poşet ücretinin çevreyi koruma amacı taşıdığını, ancak bunun vatandaşın günlük harcamalarında hissedilir bir yüke dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle dar gelirli kesimler açısından bu seviyede bir artışın tepki çekebileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Masadaki alternatif: Yeniden değerleme oranı
Bakanlık cephesinde, yüksek oranlı bir zam yerine daha sınırlı bir artış formülü öne çıkıyor. Kulislerde konuşulan senaryoya göre, mevcut 50 kuruşluk poşet fiyatının yeniden değerleme oranı doğrultusunda artırılması seçeneği ağırlık kazanmış durumda.
Yüzde 25 civarında olduğu belirtilen bu oranın uygulanması halinde, poşet fiyatında daha kontrollü bir artış yapılması ve tüketici üzerindeki etkinin sınırlı tutulması hedefleniyor. Bu yaklaşımın, hem çevre politikalarıyla hem de ekonomik dengelerle uyumlu olduğu değerlendiriliyor.
Son karar Bakan Murat Kurum’da
2026 yılında uygulanacak poşet fiyatına ilişkin süreç henüz tamamlanmış değil. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün, marketlerin talepleri, maliyet verileri ve enflasyon göstergelerini dikkate alarak kapsamlı bir etki analizi hazırlayacağı belirtiliyor.
Bu çalışmanın ardından oluşacak nihai öneri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sunulacak. Market kasalarında 2026’da poşetin kaç liradan satılacağına ilişkin son sözü ise Bakan Kurum söyleyecek. Şimdilik hem tüketiciler hem de sektör, Ankara’dan çıkacak kararı dikkatle bekliyor.




