Yurt dışında eğitim hayali kuran binlerce Türk öğrenci, vize randevusu bulamadığı için okul kayıtlarını kaçırıyor, uçuşlarını iptal ediyor. Yurtdışı Eğitim Danışmanları Derneği (YEDAB), yaşanan bu sistemsel soruna dikkat çekmek için “Eğitim Vizemi Şimdi İstiyorum” kampanyasını başlattı.
Her yıl yaklaşık 10 bin Türk öğrencinin Erasmus programına kabul edildiği ancak vize randevusu alamadığı belirtilirken, durum yalnızca bir aksaklık olarak değil, yapısal bir kriz olarak değerlendiriliyor. Özellikle Almanya, İtalya, Hollanda, İspanya ve Polonya gibi ülkelerde vize süreçlerinin tıkanması, binlerce öğrencinin eğitim hakkına erişimini engelliyor.
Öğrenciler neden randevu alamıyor?
YEDAB’ın açıklamasına göre öğrenciler en çok; vize randevusu bulamama, 2 ila 4 ay süren bekleme süreleri, resmi aracı kurumlarla iletişim kuramama ve evrak teslim süreçlerindeki belirsizlikler nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Almanya’ya yıllık başvuru sayısı 18 bini, İtalya’ya ise 6 bini aşıyor. Ancak öğrencilerin önemli bir kısmı, sistemin kilitlenmesi nedeniyle sadece başvuru bile yapamadan program haklarını kaybediyor.
Dolandırıcılar devrede: Sahte randevular, sahte belgeler
Randevu krizi, yeni bir tehdit daha doğurdu: vize dolandırıcıları. Almanya ve İtalya vizesinde yetkili kurum olan iDATA, izinsiz logolarla sahte siteler açan dolandırıcılara karşı uyarı yayımladı. İstanbul’da iki öğrenci, kendilerini iDATA personeli gibi tanıtan kişilerce kandırılarak 7 bin 940 TL dolandırıldı. Olayın ardından numaraları engellenen öğrenciler emniyete başvurdu. iDATA, öğrencileri yalnızca resmi kanalları kullanmaları konusunda uyardı.
YEDAB ne öneriyor? Kampanya neyi hedefliyor?
YEDAB Başkanı Osman Yılmaz, “Geçen yıl sadece randevu alamadığı için bin öğrenci eğitim hakkını kaybetti. Bu yıl da aynı senaryo yaşanmasın istiyoruz. Kampanyayla farkındalık yaratmak ve diplomatik girişimleri hızlandırmak hedefindeyiz” dedi.
Kampanya kapsamında dört temel çağrıda bulunuldu:
-
Eğitim amaçlı vizeler önceliklendirilmeli ve konsolosluklardaki personel eksikliği giderilmeli.
-
Vize aracı kurumlarının kapasitesi artırılmalı.
-
Öğrenciler ve aileler sosyal medya üzerinden yaşadıkları sorunları görünür kılmalı.
-
Dışişleri Bakanlığı ve ulusal ajanslar, ilgili ülkelere resmi bilgilendirme yapmalı.
Eğitim vizeleri neden öncelikli olmalı?
YEDAB’a göre eğitim hakkı, sadece bireylerin geleceği değil, ülkenin beşeri sermayesi açısından da stratejik bir konu. Vize süreçlerindeki gecikme ya da aksaklık, yalnızca akademik kayıplara değil, öğrencilerin psikolojik yıpranmasına da yol açıyor. Özellikle burslu öğrenciler için bu gecikmelerin telafisi bulunmuyor.
Veliler ve öğrenciler ne yapmalı?
Uzmanlar, velilerin ve öğrencilerin özellikle internet aramalarında çıkan her ilana inanmamaları gerektiğini, sadece resmi kurumlardan ve yetkili danışmanlardan hizmet alınmasını öneriyor. YEDAB, “merdiven altı” ajanslardan uzak durulması gerektiğini vurgularken, sosyal medyada görünürlük yaratmanın da kamuoyu oluşturmak için önemli olduğunu belirtiyor.