Yiğitoğlu, çiftçilerin asırlardır toprağa emek verdiğini belirterek, alın teriyle yalnızca üretime değil, ülkenin geleceğine de sahip çıktıklarını ifade etti.
Artan mazot, gübre, tohum, yem ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getiren Yiğitoğlu, “Bugün çiftçilerimiz tüm bu maliyetlerin altında ezilmesine rağmen ülkesine ve milletine olan bağlılığı nedeniyle üretmekten vazgeçmemektedir. Ancak emeğinin karşılığını alamayan üreticimizin yaşadığı sıkıntılar her geçen gün büyümektedir” dedi.
Tarımdaki yanlış politikaların çiftçiyi yalnız bıraktığını savunan Yiğitoğlu, tarlada 5 liraya mal edilen ürünün market raflarında 30 liraya satılmasının hem üreticinin hem de vatandaşın vicdanını yaraladığını söyledi.
Üretici ile tüketici arasında adil bir denge kurulması gerektiğini vurgulayan Yiğitoğlu, “Aracı değil, alın teri kazanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Gençlerin tarımdan kopmaması için planlı ve sürdürülebilir destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yiğitoğlu, dönemsel hibelerin yanı sıra üreticiye güven veren alım garantilerinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Afet dönemlerinde gerçek zarar tazminlerinin zamanında ödenmesi gerektiğini kaydeden Yiğitoğlu, su kaynaklarının korunması ve yerli tohumun teşvik edilmesinin de tarımın geleceği açısından hayati önemde olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Yiğitoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çiftçi biterse üretim biter, üretim biterse Türkiye kaybeder. Tarım biterse memleket biter. Bu nedenle vatandaşlarımızı yerli üreticiye sahip çıkmaya davet ediyor, alın teriyle toprağı işleyen tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum.”