Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, YENİ Parti ile kendi partisinin isimleri arasındaki benzerlik nedeniyle başlayan hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının konuyu resen gündemine aldığını, Yenilik Partisi’nin ise daha sonra kurumsal kimliğini korumak amacıyla ayrıca başvuruda bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, süreç kapsamında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile hem baş başa hem de heyetler aracılığıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Görüşmelerin yalnızca parti isimleri arasındaki benzerlikle sınırlı kalmadığını savunan Yılmaz, muhalefetin iş birliği ve partilerin birleşmesi gibi başlıkların da ele alındığını ifade etti.
Yılmaz Yargıtay’ın resen harekete geçtiğini söyledi
Öztürk Yılmaz, siyasi partilerin kuruluş işlemlerinde isim, logo ve tüzük gibi unsurların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelendiğini belirterek, isim benzerliği konusunda partilerin ayrıca itiraz etmesine gerek kalmadan işlem yapılabileceğini söyledi. Yılmaz, mevcut olayda da ilk işlemin Yargıtay tarafından başlatıldığını ve Yenilik Partisi’nin daha sonra sürece başvuru yoluyla dahil olduğunu öne sürdü.
Öte yandan kamuoyuna yansıyan belgelerde Yenilik Partisi Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı Oya Baksı Işık imzasıyla 14 Eylül 2026’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosuna başvuru yapıldığı görülüyor. Başvuruda, “Yeni” ve “Yenilik” ifadelerinin seçmenler açısından karışıklığa yol açabileceği savunularak YENİ Parti’nin adının değiştirilmesi talep edildi.
2024 yılındaki başvuruyu örnek gösterdi
Yılmaz, açıklamasında 2024 yılında “Yeni Parti” adını kullanmak isteyen başka bir siyasi oluşumun da Yenilik Partisi ile isim benzerliği nedeniyle bu adı kullanamadığını söyledi. Yenilik Partisi’nin Yargıtay’a yaptığı son başvuruda da Yükselen Türkiye Partisi Genel Başkanı Duygu Çil Sucuka’nın 19 Aralık 2024 tarihli girişimi emsal olarak gösterildi.
Başvuruda 2024 yılındaki kararın mevcut YENİ Parti açısından da uygulanması istendi. Yargıtay’ın güncel siyasi parti sicilinde Yenilik Partisi 20 Temmuz 2020, YENİ Parti ise 24 Temmuz 2026 kuruluş tarihleriyle ayrı siyasi partiler olarak kayıtlı bulunuyor.
Siyasi partilerde isim benzerliğinin hukuki dayanağı bulunuyor
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 96. maddesi, siyasi parti siciline kayıtlı bir partinin isim, amblem, rumuz ve benzeri işaretlerinin başka bir siyasi parti tarafından iltibasa, yani karışıklığa yol açacak şekilde kullanılmasını yasaklıyor. Anayasa Mahkemesinin geçmiş kararlarında da isimlerin birebir aynı olmasının şart olmadığı, seçmen veya kamuoyu nezdinde başka bir parti izlenimi yaratacak ölçüde benzerliğin değerlendirmeye konu olabileceği belirtiliyor.
Bu tür uyuşmazlıklarda nihai hukuki değerlendirme Anayasa Mahkemesine taşınabiliyor. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2026 yılı gündemlerinde de farklı siyasi partilerin isim veya amblemlerinin başka partilerle karışıklığa yol açtığı iddiasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklı dosyaların incelendiği görülüyor.
Özgür Özel ile birleşme ve iş birliği görüşmeleri yaptıklarını açıkladı
Yılmaz, isim tartışması devam ederken Özgür Özel ile doğrudan ve heyetler düzeyinde temas kurduklarını da söyledi. Bu görüşmelerde isim meselesinin yanı sıra siyasi partilerin birleşmesi, seçimlere katılma yeterliliği ve muhalefetin birlikte hareket etmesi gibi başlıkların konuşulduğunu ifade etti.
Yılmaz’a göre Yenilik Partisi tarafından karşı tarafa bir yol haritası da sunuldu. Bu öneride isim sorununun ve seçimlere katılma yeterliliğiyle ilgili başlıkların 15 günlük süre içerisinde ele alınması ile daha geniş bir siyasi iş birliği zemini oluşturulması gündeme getirildi; Yılmaz, henüz kendilerine bir yanıt ulaşmadığını söyledi.
YENİ Parti ismini koruyacağını açıkladı
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre ise isim tartışmasına ilişkin açıklamasında partinin mevcut adını koruduğunu belirtti. Emre, Yenilik Partisi tarafından isim benzerliği iddiasıyla yapılan başvurunun Anayasa Mahkemesi sürecinde değerlendirileceğini ifade ederek, iki parti adının kamuoyunda karıştırıldığı görüşüne katılmadıklarını söyledi.
Emre ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yetkilerinin kanunla sınırlı olduğunu ve isim benzerliğine ilişkin nihai sürecin Anayasa Mahkemesindeki değerlendirmeyle sonuçlanacağını savundu. YENİ Parti cephesi, isim değişikliği tartışmasının partinin tüzel kişiliği ve örgütlenme faaliyetleri üzerinde bir etkisi bulunmadığı görüşünü dile getirdi.
Yılmaz’dan Anayasa Mahkemesi açıklamasına tepki
Öztürk Yılmaz ise Zeynel Emre’nin Anayasa Mahkemesinin kararının bekleneceği yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Yılmaz, “Anayasa Mahkemesi kararını beklemek eski CHP alışkanlığı” ifadesini kullanarak sorunun yargı kararını beklemeden siyasi uzlaşmayla çözülmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Yılmaz, tarafların isim sorununu kısa sürede çözüme kavuşturmasının daha geniş siyasi iş birliği açısından da yararlı olacağını savundu. İsim benzerliği konusunda nihai karar ise devam eden hukuki prosedür ve olası Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinin ardından netleşecek.