Ekonomi

Yargıtay’dan milyonlarca kiracıyı sevindiren karar: Ev sahibi artık o parayı pul ederek veremeyecek

Yargıtay, milyonlarca kiracıyı ilgilendiren emsal bir karara imza atarak depozito iadesinde yıllardır süregelen haksız hesaplama yöntemine son verdi.

Abone Ol

Son yıllarda artan kira bedelleriyle birlikte kiracı ve ev sahipleri arasında yaşanan depozito iadesi tartışmalarına ilişkin Yargıtay önemli bir emsal karara imza attı. Karara göre, uzun süreli kiracılar tahliye sırasında yıllar önce ödedikleri sabit depozito tutarı yerine, bu tutarın kira bedeline oranlanmış güncel karşılığını talep edebilecek.

Depozito iadesinde “oran” yöntemi uygulanacak

Kararda, depozito hesaplamasında enflasyon farkı yerine kira-depozito oranının esas alınacağı vurgulandı. Buna göre kiracının sözleşme başlangıcında ödediği depozitonun, o dönemdeki kira bedeline oranı belirlenerek çıkış tarihindeki güncel kira bedeline uygulanacak.

Örneğin, kiracı sözleşme başlangıcında kira bedelinin iki katı kadar depozito ödediyse, tahliye sırasında da güncel kira bedelinin iki katını talep edebilecek. Yargıtay kararında bu yöntem, “başlangıçtaki depozito bedelinin kira parasına olan oranının, sözleşme sonundaki güncel kira parasına uygulanması” şeklinde tanımlandı.

Sözleşmedeki hüküm belirleyici olacak

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, kararın her durumda otomatik uygulanmayabileceğine dikkat çekti. Kiraz’a göre kira sözleşmesinde depozitonun ilk ödendiği tutar üzerinden iade edileceğine dair açık bir hüküm bulunması halinde, kiracı güncel tutar talep edemiyor.

Ancak sözleşmede böyle bir sınırlama yer almıyorsa, kiracılar depozitolarını güncel kira bedeline göre hesaplanmış şekilde geri alabilecek. Bu durum, özellikle uzun yıllar aynı evde kalan kiracılar açısından önemli bir hak doğuruyor.

Depozito uygulamasında yasal yöntem hatırlatıldı

Uzmanlar, depozito ihtilaflarının temelinde uygulamadaki hatalara dikkat çekiyor. Depozito bedelinin çoğu zaman elden verilmesi veya ev sahibinin kişisel hesabında tutulması, iade sürecinde anlaşmazlıklara neden oluyor.

Oysa Türk Borçlar Kanunu’na göre depozito bedelinin, kiracı ve ev sahibinin birlikte erişebileceği vadeli bir banka hesabında tutulması gerekiyor. Bu yöntemin yaygınlaşmaması, taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkların başlıca sebepleri arasında gösteriliyor.