Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin ücret indirimi teklifine yazılı olarak onay veren bir işçinin, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından eksik ücret alacağı talep etmesini hukuka aykırı buldu. Daire, işçinin ücret indirimi konusunda açık irade ortaya koyduğunu, daha sonra bu onayı geçersiz saydırmaya çalışmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını belirtti.
Kararda, işçinin iradesinin baskı, yanılma veya aldatma yoluyla sakatlandığı yönündeki iddiasını da usulüne uygun biçimde kanıtlayamadığı vurgulandı. Yerel mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesinin işçi lehine verdiği karar bu nedenle bozuldu.
Şirket ücret indirimi teklif etti
Bir inşaat şirketinde kaynakçı olarak çalışan işçiye, ekonomik darboğaz ve yapılan işe duyulan ihtiyacın azalması gerekçe gösterilerek ücret indirimi teklif edildi. İşveren, iş sözleşmesini feshetmek yerine çalışma şartlarında değişiklik yapılmasını gündeme getirdi.
İşçiye sunulan “Çalışma Şartlarında Değişiklik Bildirimi” başlıklı belgede, ücretin belirli ölçüde düşürülmesinin kabul edilip edilmediğinin altı iş günü içinde bildirilmesi istendi. İşçi de aynı gün kendi el yazısıyla hazırladığı dilekçede ücret indirimine ve çalışma şartlarındaki değişikliğe muvafakat ettiğini beyan etti.
İşçi daha sonra dava açtı
İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından İş Mahkemesine başvuran işçi, ücretinin düşük gösterildiğini ve işyerinde fazla çalışma yaptığını ileri sürdü. Ulusal bayram ve genel tatil günleri dahil haftanın yedi günü çalıştığını, izinlerinin tam kullandırılmadığını savunarak kıdem ve ihbar tazminatı ile çeşitli işçilik alacaklarını talep etti.
Davalı şirket ise ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve iş sözleşmesinin işçinin izin sonrasında işe dönmek istememesi üzerine sona erdiğini savundu. Çalışma karşılığı tüm ödemelerin yapıldığını belirten şirket, davanın reddini istedi.
Yerel mahkeme işçiyi haklı buldu
İş Mahkemesi, işçinin taleplerini kabul ederek davayı işçi lehine sonuçlandırdı. İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi.
Bunun üzerine şirket kararı temyiz etti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ücret indirimiyle ilgili yazılı belgeleri ve tarafların süreç içerisindeki beyanlarını değerlendirdi.
Yargıtay yazılı muvafakati geçerli saydı
Yargıtay kararında, çalışma şartlarında esaslı değişikliklerin işçiye yazılı olarak bildirilmesi gerektiği hatırlatıldı. İşçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağı, ancak somut olayda işçinin açık ve yazılı onayının bulunduğu belirtildi.
Daire, tarafların iş sözleşmesinin devamı sırasında ücretin ileriye dönük olarak azaltılması konusunda karşılıklı anlaşmaya vardığını tespit etti. İşçinin bu değişikliğe önce rıza gösterip sözleşmenin feshinden sonra eksik ücret talep etmesini dürüstlük kuralına aykırı buldu.
İrade fesadı iddiası kanıtlanamadı
İşçi, ücret indirimi onayının irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürdü. Yargıtay ise baskı, hata, hile veya benzeri nedenlerle iradenin sakatlandığı iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını belirtti.
Bu nedenle işçinin imzaladığı muvafakat belgesine hukuki değer verilmesi gerektiğine hükmedildi. Yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi hatalı bulunarak kararın bozulmasına karar verildi.