2025–2026 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay’daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve çok sayıda yargı mensubu katıldı. Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez törende yaptığı konuşmada hem Türkiye’deki yargı süreçlerine hem de uluslararası gelişmelere değindi.
Gazze vurgusu: “Zalimi sessizlikle izlemek de zulümdür”
Kerkez, dünyada hak ve adalet mücadelesinin en yoğun şekilde Gazze’de yaşandığını söyledi. Filistin halkını “haklı ve mazlum”, İsrail’i ise “haksız ve zalim” olarak nitelendiren Kerkez, “Zalimin zulmüne ses çıkarmamak, neredeyse zalimin zulmü kadar acıdır. Hiçbir inanış, hiçbir gerekçe, savunmasız insanları, özellikle çocukları yerinden etmeyi, aç bırakmayı ve öldürmeyi haklı kılamaz. İsrail’i nefretle kınıyorum” ifadelerini kullandı.
Yargı bağımsızlığı ve adaletin önemi
Kerkez, adaletin yargının en temel görevi olduğunu vurgulayarak, hâkim ve savcıların hiçbir baskı altında kalmadan yalnızca deliller ve vicdani kanaatle karar vermesi gerektiğini belirtti. “Hakim dosyanın kapağını kapatana kadar kişisel düşünce ve önyargılarından sıyrılabilmelidir. Adalete güven ancak bu şekilde tesis edilir” dedi.
“Dava sayısı ve yargılama süresi azaltılmalı”
Konuşmasında yargıdaki iş yüküne dikkat çeken Kerkez, dava sayılarının yüksekliği ve yargılama sürelerinin uzunluğunun en önemli sorunlar olduğunu söyledi. Yargıtay’daki dosya sayısının 420 binden 300 bine düştüğünü ancak hâlâ “korkunç seviyede” olduğunu belirtti. Son bir yılda 313 bin dosyanın karara bağlandığını aktardı. Dava açma ihtiyacını azaltacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
“İnfaz rejimi yeniden düzenlenmeli”
Kerkez, toplumda cezaların yetersiz infaz edildiğine dair algının güçlü olduğunu belirterek, infaz rejiminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Suçluların cezalarının tam olarak infaz edilmesi gerektiğini söyledi. Mağdurların zararlarının mutlaka giderilmesi gerektiğini, aksi halde adalet duygusunun zedelendiğini ifade etti. Manevi tazminatın bir “zenginleşme aracı” değil, mağdurun kaybının gerçek karşılığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Adalet her şeyin temelidir”
Kerkez, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Adalet huzurun temelidir. Adalet barışın temelidir. Adalet hoşgörünün temelidir. Adalet liyakatin temelidir. Adalet ekonominin temelidir. Adalet demokrasinin temelidir. Adalet cumhuriyetin temelidir. Adalet insanlığın temelidir. Adalet mülkün temelidir.” Yeni adli yılda tüm yargı mensuplarına başarı dileyen Kerkez, amaçlarının vatandaşların beklentilerine en hızlı ve en adil şekilde karşılık verebilmek olduğunu vurguladı.