Bingöl'ün Yedisu ilçesinde 4.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 16 Şubat sabah erken saatlerde gerçekleşen deprem, 12,79 kilometre derinlikte kaydedildi. Deprem çevre illerde de hissedildi ancak şu ana kadar herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadı.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: "Yedisu Fayı Sismik Boşluk Olarak Değerlendiriliyor"
Depremle ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Okan Tüysüz, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na dikkat çekerek, Yedisu Fayı'nın büyük risk taşıdığını ifade etti:
“Yedisu Fayı, kırılması halinde 7.2 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip. Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki bu tür segmentler genellikle 250-300 yılda bir kırılıyor. Yedisu Fayı en son 1784 yılında kırılmış ve o tarihten bu yana büyük bir deprem üretmemiş. Bu nedenle ‘sismik boşluk’ olarak değerlendiriliyor.”
Tüysüz: "Bu Deprem Uyarıcı Olabilir"
Uzmanlar, 4.8 büyüklüğündeki depremin tetikleyici bir etkisinin olmayacağını ancak bölgedeki hareketliliğin arttığını gösterdiğini belirtiyor. Tüysüz, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bu büyüklükteki bir depremin tetikleyici olmasını beklemiyoruz. Ancak bu, bölgenin sıkıştığını ve enerji biriktirdiğini gösteriyor. Yedisu Fayı üzerindeki risk devam ediyor. Bu nedenle bölge halkının bilinçli olması ve yapı stokunun güçlendirilmesi önemli.”
Yedisu Fayı ve Kuzey Anadolu Fayı Üzerindeki Riskler
Kuzey Anadolu Fay Hattı, Türkiye’nin en aktif ve tehlikeli fay sistemlerinden biri olarak biliniyor. Geçmişte büyük yıkıcı depremler üreten bu fay hattı hakkında Prof. Dr. Okan Tüysüz şu bilgileri paylaştı:
1600 kilometre uzunluğundaki Kuzey Anadolu Fayı, Türkiye tarihindeki en büyük depremleri üretmiş bir fay sistemidir.
1939 Erzincan Depremi (7.9 büyüklüğünde) ve 1992 Erzincan Depremi (6.7 büyüklüğünde) Kuzey Anadolu Fayı üzerinde meydana gelmiştir.
Yedisu segmenti, 1784’ten bu yana kırılmamış ve büyük bir deprem üretmemiştir.
Yetkililerden ve Uzmanlardan Çağrı
Uzmanlar, Yedisu Fayı'ndaki hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Deprem riskine karşı bölgedeki yapıların güçlendirilmesi, vatandaşların bilinçlendirilmesi ve acil durum planlarının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.