Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından, İstanbul’da deprem tehlikesi geçti mi? sorusu yeniden gündeme geldi. Dün yaşanan sarsıntı ve sonrasında gelen çok sayıda artçı deprem, vatandaşları tedirgin etti. Uzmanlar, İstanbul’un hala büyük bir deprem riski altında olduğunu vurguluyor. Özellikle Deprem Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen’in yaptığı çarpıcı açıklamalar, tehlikenin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kumburgaz Segmenti Üzerinde Alarm Zilleri Çalıyor
6.2 büyüklüğündeki depremin, Marmara Denizi’ndeki Kumburgaz fay segmenti üzerinde meydana geldiği belirtildi. Bu segmentte en son büyük depremlerin 1766 yılında yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr. Özmen, bölgenin halen ciddi bir stres birikimi barındırdığını ifade etti. Kumburgaz segmentinin uzunluğu 39 kilometreyi bulurken, Adalar ve Avcılar faylarıyla birlikte toplam uzunluk 110 kilometreye kadar uzanıyor.
Bu veriler, Marmara fay hattının gelecekte 7.2 ile 7.6 büyüklüğünde depremler üretme potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu büyüklükte bir sarsıntı, İstanbul ve çevresi için yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
"31 Tane 6.2 Büyüklüğünde Deprem Gerekebilir"
Deprem uzmanı Özmen’in dikkat çeken açıklamalarından biri ise gerilim boşalması için gereken deprem sayısıyla ilgili oldu. Mevcut jeolojik verilere göre, Marmara fay hattında biriken enerjinin tamamen boşalması için tam 31 adet 6.2 büyüklüğünde deprem yaşanması gerekiyor.
Bu açıklama, İstanbul’daki tek bir büyük depremin ardından bile tehlikenin geçmediğini, sistemli ve uzun süreli bir deprem aktivitesinin söz konusu olabileceğini gözler önüne seriyor. Özmen, "Bölgede büyük bir deprem olmadan riskin ortadan kalktığını söylemek mümkün değil" diyerek, vatandaşların tedbiri elden bırakmaması gerektiğini vurguluyor.
Artçı Depremler Tehlikenin Habercisi Mi?
Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre İstanbul’da dün yaşanan 6.2’lik sarsıntının ardından birçok artçı deprem meydana geldi. Son olarak saat 14.40’ta yaşanan 1.8 büyüklüğündeki sarsıntı, depremlerin devam ettiğini bir kez daha gösterdi. Bu artçılar her ne kadar daha küçük şiddetlerde olsa da, deprem tehlikesinin devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Artçıların sık yaşanması, fay hattının henüz sakinleşmediğini ve enerji boşalmalarının sürdüğünü işaret ediyor. Uzmanlar, bu süreçte büyük depremlerin tetiklenme ihtimalinin daima göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.
İstanbul İçin Büyük Tehlike Hâlâ Sürüyor
Yaşanan sarsıntıların ardından halkın büyük çoğunluğu geceyi park ve toplanma alanlarında geçirirken, kent genelinde ciddi bir panik havası hâkimdi. Deprem anında oluşan panik, İstanbul’un altyapı, bina stoku ve afet yönetimi konularında hâlâ hazır olmadığı gerçeğini de ortaya koydu.
Deprem uzmanlarının ortak görüşü, İstanbul için büyük tehlikenin hâlâ geçmiş olmadığı yönünde. Özellikle Marmara fay hattının taşıdığı potansiyel göz önüne alındığında, kentin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye devam edeceği aşikâr.
Yetkililer ve Vatandaşlar İçin Kritik Uyarılar
Doç. Dr. Özmen başta olmak üzere birçok uzman, İstanbul’un gelecekte yaşanabilecek büyük depremlere karşı hazır hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Deprem anında değil, depremden önce harekete geçmenin önemine dikkat çekilirken, yapı stoklarının yenilenmesi, afet bilincinin artırılması ve riskli bölgelerin boşaltılması gibi adımların ivedilikle atılması gerektiği ifade ediliyor.
Vatandaşlara ise deprem çantası hazırlamak, toplanma alanlarını öğrenmek ve bilinçli hareket etmek gibi hayati öneriler sunuluyor. İstanbul gibi yoğun nüfuslu ve yapılaşmanın fazla olduğu bir şehirde, tek bir ihmalin büyük felaketlere yol açabileceği unutulmamalı.