Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2022 yılı Nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 5,5 katı açtığını bildirdi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2022 yılı Nisan ayı üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi. Bayraktar, nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 5,5 katı aştığını bildirdi.

Nisan ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 448,8 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, elmadaki fiyat farkını yüzde 404,1 ile salatalık, yüzde 278,4 ile kabak, yüzde 272,9 ile karnabahar, yüzde 265,3 ile pırasa, yüzde 251,6 ile yeşil mercimek, yüzde 241 ile patlıcan ve yüzde 240,3 ile nohutun takip etti söyledi.

Nisan ayında elma ve salatalıkta üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 400’ün üzerinde olduğunu açıklayan Bayraktar, fiyat farkının 11 üründe yüzde 200’ün, 10 üründe ise yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti.

Elmanın 5,5 kat, salatalığın 5 kat, kabağın 3,8 kat, karnabahar ve pırasanın 3,7 kat, yeşil mercimeğin 3,5 kat, patlıcan ve nohutun 3,4 kat, kırmızı mercimek, kuru fasulye ve kuru incirin ise 3,3 kat daha pahalıya tüketiciye satıldığını anlatan Bayraktar, “Üreticide 2 lira olan elma 11 liraya, 3 lira 20 kuruş olan salatalık 16 lira 10 kuruşa, 3 lira 80 kuruş olan kabak 14 lira 20 kuruşa, 3 lira 10 kuruş olan karnabahar 11 lira 60 kuruşa, 2 lira 40 kuruş olan pırasa 8 lira 60 kuruşa, 8 lira 20 kuruş olan yeşil mercimek 28 lira 80 kuruşa, 6 lira olan patlıcan 20 lira 50 kuruşa, 8 lira 40 kuruş olan nohut 28 lira 60 kuruşa markette satıldı.” dedi.

Markette 40 ürünün 22’inde fiyat arttı
Nisan ayında markette 40 ürünün 22’sinde fiyat artışı ve 16’sında fiyat düşüşü görüldüğünü bildiren Bayraktar, sadece 2 üründe fiyat değişiminin olmadığını vurguladı.

Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 59,3 ile beyaz lahana olduğunu açıklayan Bayraktar, devamında şunları söyledi: “Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 34,9 ile pırasa, yüzde 23,6 ile toz şeker, yüzde 19,1 ile marul, yüzde 18,5 ile patates ve havuç, yüzde 17,1 ile nohut ve yüzde 16,3 ile beyaz peynir takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 38,3 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 30,4 ile patlıcan, yüzde 30,1 ile yeşil soğan, yüzde 23,7 ile kabak, yüzde 20,9 ile sivri biber, yüzde 20,3 ile domates izledi. Markette yumurta ve yeşil mercimekte fiyat değişimi olmadı.”

Üreticide 13 ürünün fiyatı arttı
Nisan ayında üreticide 32 ürününün 13’ünde fiyat artışı ve 9’unda fiyat düşüşü olduğunu, 10 üründe ise fiyat değişimi yaşanmadığını kaydeden Bayraktar, üreticide fiyatı en çok düşen ürünün yüzde 48,3 ile karnabahar olduğunu söyledi. Bayraktar, karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 47,4 ile kabak, yüzde 41,5 ile patlıcan, yüzde 41,1 ile yeşil soğan, yüzde 34,7 ile sivri biber, yüzde 32,9 ile salatalık, yüzde 11,3 ile domatesin izlediğini bildirdi.

Üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 194,1 ile limonda görüldüğünü anlatan Bayraktar, “Limondaki fiyat artışını yüzde 82,1 ile marul, yüzde 80 ile kuru kayısı, yüzde 75,8 ile maydanoz, yüzde 36,4 ile beyaz lahana, yüzde 26 ile kuru soğan, yüzde 18,9 ile süt, yüzde 17,1 ile Antep fıstığı takip etti. Üretici fiyatlarında havuç, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir ve fındıkta fiyat değişimi olmadı.” diye konuştu.

Fiyat farklılıklarının sebepleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarının sebeplerini ise şöyle sıraladı:

Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün, markette beyaz lahana olurken, üreticide limon oldu.
Markette ve üreticide en fazla fiyat düşüşü ise karnabaharda yaşandı.
Limonun dalında satışının bitmesi, piyasada depolardan yatak limon arzının başlaması ve depo masraflarının artması fiyatların yükselmesine neden oldu.
Marul ve maydanozdaki fiyat artışı arzın azlığından kaynaklandı.
14 Nisan’da Malatya genelinde yaşanan don afeti sebebiyle kayısı rekoltesinde beklenen yüzde 80 rekolte kaybı kuru kayısı fiyatının yükseltti.
Beyaz lahana fiyatındaki artış sezon sonuna gelinmiş olmasından kaynaklandı.
Adana ve Hatay bölgesinde hasadın yeni başlaması ve ürün arzının yeterli olmamasından kaynaklı kuru soğanda fiyat artışı yaşandı.
Sütte görülen fiyat artışı Ulusal Süt Konseyinin 1-30 Nisan arası çiğ süt tavsiye fiyatında yaptığı değişiklikten kaynaklandı.
Antep fıstığında görülen artışta ürün arzında meydana gelen azalış neden oldu.
Karnabaharda talebin azalması fiyatların düşmesine neden oldu.
Kabak, patlıcan, yeşil soğan, sivri biber, salatalık, domates fiyatlarındaki düşüş havaların ısınması sebebiyle artan arzdan kaynaklandı.
Öte yandan havaların ısınmasıyla birlikte tarla ürünlerinin piyasaya arzının artması önümüzdeki dönem tüketici fiyatlarına olumlu yönde yansıyacaktır.

Gözden kaçırmayın

Bir alkol grubuna daha zam Bir alkol grubuna daha zam

“Üreticiye gelir garantisi verilmeli”
Tarımsal üretim alanlarını açık fabrikalara olarak niteleyen Bayraktar, üreticinin her türlü doğal afete maruz kalarak risk altında üretim yaptığına dikkat çekti. Bu şartlarda üretim yapan çiftçinin bütün girdilerini belirlenen fiyattan aldığını söyleyen Bayraktar, “Üretimin bütün maliyetini üstlendiği halde ürettiği ürüne fiyat belirleyemiyor. Türkiye’de giderini hesaplayan, ancak ne kadar kazanacağını bilmeyen tek meslek çiftçiliktir. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Türkiye’de dağ taş ekilsin isteniyorsa üreticiye gelir garantisi verilmeli. Bu sağlandığında ülkede bir karış arazi boş kalmaz. Üreticiyi de tüketiciyi de memnun eden bir yapıyı kurmuş oluruz.” değerlendirmesini yaptı.

“Bu ülke insanını ithal ederek beslememiz mümkün değil”
Açıklamalarında hayvancılığa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şemsi Bayraktar, süt yem paritesinin 0,87 olduğuna dikkat çekti. Üreticinin bir kilo süt satarak bir kilo yem alamadığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “Ulusal Süt Konseyi, süt fiyatlarını açıklamakta geç kalıyor. Konsey, daha fazla hayvan kesimine müsaade etmemeli, süt fiyatlarını bir an önce açıklamalı. Besi hayvancılığında da et yem paritesi üreticinin aleyhinedir. Parite 15,25’tir. Üretici bir kilo karkas et sattığında en az 20 kilo yem alabilmeli. Bu pariteye göre 87 lira olan karkas et fiyatının 110 lira civarında olması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken süt işletmeleri küçüldüğü için besi üreticisi hayvan bulmakta güçlük çekecek. Üretimin sağlanması noktasında tedbir alınmadığı takdirde yaz aylarında et ve süt ürünlerinde ciddi fiyat artışları görebiliriz. Hayvan yetiştiricilerimiz mutlu değil. Süt ve besi hayvancılığımız zor bir süreçten geçiyor. Acil olarak hayvancılığımızı kalkındırma paketi açıklanmalı. Ülkesel düzeyde üreticilerimize umut aşılayarak, önlerini görmelerine imkan sağlayacak milli bir atılım hamlesine ihtiyaç var. Bu ülke insanını dışarıdan hayvan ve ürünlerini ithal ederek beslememiz mümkün değil. Hükümetin en kısa zamanda böyle bir atılımı gerçekleştirmesini bekliyoruz. Ulusal Süt Konseyi Başkanı sanayici temsilcisidir. Üretimin bütün yükünü sermayesi ve emeğiyle taşıyan üreticilerimiz başkanlığa niçin layık görülmüyor, anlamakta zorluk çekiyoruz. Başkanlık dönüşümlü olmalı, konsey üyesi üretici temsilcileri de bu konseyde başkanlık yapmalıdır.”

“Girdi fiyatları üretici açısından hala çok yüksek”
Şemsi Bayraktar, girdi maliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirme de ise şunları söyledi: “Gübre fiyatları Nisan ayında Mart ayına göre küçük bir oranda düşüş gösterse de, fiyatlar üreticilerimiz açısından halen çok yüksek. Nisan ayında kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 9,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,2, üre gübresi yüzde 3,9, DAP gübresi yüzde 1,8 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 3,2 oranında düştü. Geçen yılın nisan ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 293, amonyum sülfat gübresi yüzde 267, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 245, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 214,5 ve DAP gübresi yüzde 204,9 oranında arttı. Mazot fiyatı aylık yüzde 6,8 düşüş gösterirken son bir yılda yüzde 239,6 oranında arttı. Besi yemi nisan ayında mart ayına göre yüzde 5,6, süt yemi ise yüzde 4,7 oranında arttı. Diğer yandan besi yemi son bir yılda yüzde 133,5 artarken, süt yemi ise yüzde 134,2 oranında yükseldi.”