Demirer, “Lozan Antlaşması, Türk ulusunun künyesine kazıdığı namus, yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir. Dokunulamaz” dedi.
“Lozan, Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir”
Lozan Antlaşması’nın, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin uluslararası alandaki tescili olduğunu ifade eden Demirer, antlaşmayla Sevr’in geçersiz hâle getirildiğini ve kapitülasyonların kaldırıldığını kaydetti.
Demirer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Lozan Antlaşması; vatanımızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettiren Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir. Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından Osmanlı Devleti’ne kabul ettirilen Sevr Antlaşması’nı tarihin çöp sepetine atan ve 103 yıldır hükmünü sürdüren ender uluslararası antlaşmalardan biridir.”
Lozan’ın ekonomik bağımsızlık açısından da tarihî bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Demirer, kapitülasyonların kaldırılmasıyla tam bağımsızlığın temelinin atıldığını söyledi.
İsmet İnönü’nün Lozan’daki mücadelesini hatırlattı
Demirer, Lozan görüşmelerinde İsmet İnönü ile İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon arasında yaşandığını aktardığı tartışmalara da açıklamasında yer verdi.
Millî Mücadele’nin yalnızca Yunanistan’a karşı değil, Anadolu’yu işgal eden ve işgali destekleyen güçlere karşı verildiğini belirten Demirer, Lozan’ın askerî zaferin diplomatik başarıyla tamamlanması anlamına geldiğini ifade etti.
Atatürk, İsmet İnönü ve Cumhuriyet kadrolarının hiçbir emperyalist güce boyun eğmediğini savunan Demirer, Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitimden sanayiye, tarımdan kadın haklarına kadar birçok alanda önemli adımlar atıldığını kaydetti.
“Lozan’ı tartışmaya açmak Sevr’e hizmet etmektir”
Lozan Antlaşması’nın gizli maddeleri bulunduğu ve 100 yıl sonra sona ereceği yönündeki söylemleri eleştiren Demirer, antlaşmanın güncellenmesi gerektiğini savunan yaklaşımlara da tepki gösterdi.
Demirer, “Lozan Antlaşması’nın maddeleri şehit kanıyla yazılmıştır. Lozan’ı tartışmaya açmak, güncellenmesi gerektiğini söylemek Sevr’e ve benzeri emperyal projelere hizmet etmektir. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk ulusu var oldukça Lozan Antlaşması da var olacaktır” ifadelerini kullandı.
“24 Temmuz Lozan Bayramı ve resmî tatil olmalı”
Demirer, Cumhuriyetin ilk yıllarında “Lozan Barış Günü” olarak kutlanan 24 Temmuz’un yeniden “Lozan Bayramı” ilan edilmesini istedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisine çağrıda bulunan Demirer, 24 Temmuz’un resmî tatil ilan edilmesinin, Türk milletinin Lozan’ı koruma ve savunma kararlılığını bütün dünyaya göstereceğini söyledi.
Demirer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Lozan Antlaşması’nın 103. yılını gururla kutluyor; kurtarıcımız, kurucumuz ve değişmez önderimiz Büyük Atatürk’ü, Lozan’ın bilge diplomatı İsmet İnönü’yü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle, şükranla anıyoruz.”