Bir süredir kulağımıza aynı cümle fısıldanıyor:
“Çorum’un ekonomisi uçuyor, kaçıyor…”
Peki rakamlar ne diyor?
Türkiye İstatistik Kurumu, 2024 yılına ilişkin il bazlı gayrisafi yurt içi hasıla verilerini açıkladı. Soğuk, duygusuz ama bir o kadar da net rakamlar bunlar. Rakamlar yalan söylemez.
Çorum’da kişi başına düşen milli gelir: 10 bin 10 dolar.
Türkiye ortalaması: 15 bin 325 dolar.
Aradaki fark az değil.
Yaklaşık 5 bin 300 dolar.
Bu tabloya göre Çorum, 81 il arasında 55’inci sırada. Yani Türkiye’nin “zengin illeri” liginde değil; açıkça söyleyelim, orta-alt gelir grubunda, hatta yoksulluk sınırına daha yakın bir yerde.
“Uçan ekonomi” kimin için uçuyor?
İstanbul 24 bin 452 dolarla zirvede.
Şanlıurfa 5 bin 731 dolarla listenin sonunda.
Sadece 11 il, Türkiye ortalamasının üzerine çıkabilmiş.
Çorum o 11 ilin arasında yok.
Burada durup düşünmek gerekiyor.
Çorum’da organize sanayi bölgeleri var mı? Var.
Fabrikalar çalışıyor mu? Çalışıyor.
İhracat yapan firmalar var mı? Elbette var.
Ama mesele şu:
Üretilen katma değer, Çorumluya ne kadar yansıyor?
Eğer ekonomi gerçekten “uçuyorsa”,
• emekli neden geçinemiyor?
• asgari ücretli neden ay sonunu getiremiyor?
• gençler neden başka şehirlere gitmenin yollarını arıyor?
Demek ki uçuş pistte kalmış.
Rakamların anlattığı çıplak gerçek
10 bin 10 dolar…
Bu rakam bize şunu söylüyor:
Çorum’da üretim var,
ama refah yayılmıyor.
Kazanç dar bir alanda toplanıyor.
Sanayi büyüyor olabilir ama şehir zenginleşmiyor.
Ekonomi büyürken hane halkı küçülüyor.
İşte tehlike tam da burada.
Gerçekle yüzleşmeden çözüm olmaz
Şehirler, sloganlarla değil; verilerle yönetilir.
“Çorum uçuyor” demek kolay.
Zor olan, neden Türkiye ortalamasının altında kaldığını samimiyetle tartışmak.
Bu tabloyu konuşmadan;
• sanayi politikası,
• tarımın durumu,
• nitelikli istihdam,
• gelir dağılımı,
• gençlerin göçü
hiçbiri sağlıklı biçimde ele alınamaz.
Çorum’un potansiyeli var mı? Var.
Ama potansiyel, tek başına refah üretmez.
Son söz
Rakamlar konuştu.
Biz dinledik.
Çorum uçmuyor.
Çorum yerinde sayıyor.
Ve belki de asıl mesele şu soruda gizli:
Uçan ekonomi kimin ekonomisi?