2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin dosya, 2026 yılı itibarıyla yeniden açılan kapsamlı soruşturmayla ülke gündemine taşındı. Dosyayı yeniden ele alan Ebru Cansu’nun yürüttüğü süreçte yeni deliller, gözaltılar ve dikkat çeken iddialar ortaya çıktı.
6 yıl sonra dosya yeniden açıldı ve kapsamı değişti
Gülistan Doku, 2020 yılında kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. O dönemde kayıp olarak değerlendirilen dosya, yıllar sonra yeniden incelenerek cinayet şüphesi kapsamında ele alınmaya başlandı.
Başsavcı Cansu’nun göreve gelmesinin ardından dosya raftan indirilerek tüm deliller baştan sona incelendi. Daha önce ulaşılamayan ya da değerlendirilmediği öne sürülen dijital veriler, soruşturmanın yönünü değiştiren unsurlar arasında yer aldı.
700 saatlik görüntü ve teknik kayıtlar inceleniyor
Soruşturma kapsamında yaklaşık 700 saatlik kamera görüntüsü dosyaya dahil edildi. Ayrıca Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları da detaylı şekilde incelendi.
Bu kayıtların, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün ve öncesine ilişkin kritik bilgiler içerdiği değerlendiriliyor. Özellikle bazı kişilerin olay günü aynı araçta bulunduğuna dair teknik verilerin soruşturma dosyasına girdiği belirtildi.
Kamu görevlileri de soruşturma kapsamında
Dosyada yalnızca sivil kişiler değil, bazı kamu görevlilerinin de yer aldığı iddiaları dikkat çekti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi olduğu belirtilen Tuncay Sonel’in de bulunduğu ifade edildi.
İddialara göre bazı kamu görevlilerinin sürece dahil olması, dosyanın yıllarca çözülememesine neden olan faktörler arasında gösteriliyor. Bu durum soruşturmanın hassasiyetini artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Gözaltı ve tutuklama süreci devam ediyor
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri uygulandı. Sürecin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü, delil toplama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
Yetkililer, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda sürecin genişleyebileceğini belirtiyor.
“Gülistan benim de kızım” sözleri kamuoyunda yankı buldu
Başsavcı Ebru Cansu’nun soruşturma sürecine ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Cansu, “Bir başsavcıdan önce ben bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan benim de kızım. Bu dosyanın sonuna kadar gideceğim” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, özellikle sosyal medyada büyük destek görürken, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüldüğü yönünde yorumlara neden oldu.
Adalet Bakanlığı’ndan açıklama
Akın Gürlek de sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede, soruşturmanın tamamen savcılık tarafından yürütüldüğünü ve bakanlığın doğrudan müdahale yetkisinin bulunmadığını vurguladı.
Gürlek, dosyada yoğun şüphelerin bulunduğunu belirterek, soruşturmanın sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Delil toplama sürecinin devam ettiği ve gelişmelerin takip edildiği bildirildi.
Ebru Cansu’nun mesleki geçmişi
1976 yılında Çorum’un Alaca ilçesinde doğan Ebru Cansu, eğitim hayatını Ankara ve Antalya’da tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Yaklaşık 13 yıl avukatlık yaptıktan sonra savcılık görevine geçti.
İstanbul ve Denizli’de görev yapan Cansu, 2022 yılında Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı. 2024 yılından bu yana Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapıyor.
Soruşturma süreci yakından izleniyor
Gülistan Doku dosyasında yaşanan yeni gelişmeler, hem hukuki boyutu hem de kamuoyundaki etkisi nedeniyle yakından takip ediliyor. Uzun yıllar sonuçlanmayan dosyada ortaya çıkan yeni delillerin, olayın aydınlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Soruşturmanın ilerleyen süreçte yeni gözaltılar, tutuklamalar ve dava aşamalarıyla genişleyebileceği değerlendiriliyor.