Araştırmada, ülkelerin en sıcak aylarındaki elektrik tüketimi normal sıcaklıktaki aylarla karşılaştırıldı. Buna göre Türkiye’de aşırı sıcak aylarda elektrik talebi yüzde 21,91 oranında artış gösterdi. Bu artışın, kişi başına aylık ortalama 67,86 kWh ek elektrik tüketimine denk geldiği belirtildi.
Listenin ilk sırasında yüzde 38,62’lik artışla Yunanistan yer alırken, Karadağ yüzde 22,49 ile ikinci oldu. Türkiye ise yüzde 21,91’lik artış oranıyla dünyada üçüncü sıraya yerleşti. Türkiye’deki artış oranının İtalya’nın yaklaşık 1,5 katı, İspanya’nın ise 2,4 katı seviyesinde olduğu kaydedildi.
Araştırmaya göre aşırı sıcaklarda elektrik talebi en çok artan ülkeler şöyle:
| Sıra | Ülke | Kişi başı aylık ek talep | Talep artış oranı |
|---|---|---|---|
| 1 | Yunanistan | 143,08 kWh | %38,62 |
| 2 | Karadağ | 90,87 kWh | %22,49 |
| 3 | Türkiye | 67,86 kWh | %21,91 |
| 4 | Çin | 109,52 kWh | %20,82 |
| 5 | Meksika | 39,18 kWh | %18,24 |
| 6 | Hırvatistan | 67,40 kWh | %17,76 |
| 7 | İtalya | 58,49 kWh | %14,22 |
| 8 | Brezilya | 23,23 kWh | %9,07 |
| 9 | İspanya | 36,95 kWh | %8,86 |
| 10 | Uruguay | 24,45 kWh | %8,47 |
Analizde, Güney Avrupa ve Akdeniz Havzası’nın sıcaklık artışlarına karşı en hassas bölgeler arasında yer aldığı vurgulandı. Türkiye’nin üst sıralarda yer almasının, yaz aylarında klima ve soğutma sistemlerinin yoğun kullanımına bağlı ani tüketim artışlarını ortaya koyduğu değerlendirildi.
Çalışmanın OECD ülkelerini kapsayan bölümünde ise elektrik kesintilerinin ekonomik etkileri incelendi. Buna göre yıllık ortalama kesinti sürelerinde Kolombiya 5,82 saat, Şili 3,29 saat ve Macaristan 2,92 saat ile öne çıktı. Yunanistan’da yıllık ortalama kesinti süresi 1,63 saat olarak hesaplanırken, kesintilerin hane halkı başına tahmini yıllık maliyetinin 14,23 Euro olduğu belirtildi.
Uzmanlar, Türkiye gibi yaz aylarında elektrik tüketiminde ani zirveler yaşayan ülkelerde şebeke esnekliği, arz güvenliği ve altyapı dayanıklılığının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. El Niño’nun küresel sıcaklıkları artırabileceği yönündeki tahminler ise enerji sistemleri üzerindeki baskının daha da artabileceğine işaret ediyor.
Araştırmada yer alan değerlendirmede, bu verilerin doğrudan bir elektrik kesintisi öngörüsü olmadığı, ancak iklim değişikliği döneminde enerji altyapıları için önemli bir risk göstergesi olduğu ifade edildi. Ani tüketim artışlarının yönetilmesi ve şebekelerin modernize edilmesinin hem hane halkı bütçeleri hem de sanayi üretimi açısından önem taşıdığı vurgulandı.