Güncel

Terörsüz Türkiye yasa teklifinde son viraj: İşte masadaki 10 kritik madde

AK Parti grubunda imzaya açılan "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifi, Meclis sunumu öncesinde kulisleri hareketlendirdi.

Abone Ol

“Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısını oluşturması beklenen çerçeve yasa teklifinde hazırlıkların son aşamaya geldiği bildirildi. AK Parti grubunda milletvekillerinin imzasına açılan 10 ila 12 maddelik teklifin en geç 5 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulması bekleniyor.

Henüz kamuoyuyla ve muhalefet partileriyle paylaşılmayan taslağın; PKK’nın silah bırakması ve kendini feshetmesinin teyidi, örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü, cezaevindeki hükümlülerin durumu, infaz oranları, hak kısıtlamaları ve başvuru sürelerine ilişkin hükümler içereceği öne sürülüyor.

Silah bırakma ve fesih süreci izlenecek

Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK’nın silah bırakma ve fesih kararı aldığı, örgüt mensuplarının Irak’ın kuzeyindeki bazı barınma alanlarından çekilmeye başladığı belirtiliyor. Milli İstihbarat Teşkilatının sahadaki gelişmelere ilişkin raporlar hazırladığı, Irak ve Suriye yönetimlerinin de süreçte rol almasının beklendiği aktarılıyor.

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun kabul ettiği raporda da örgütün silah bırakması ve fesih sürecinin “takip ve teyitle” anlam kazanacağı vurgulandı. Taslakta bu denetimin hangi kurumlar tarafından ve nasıl yapılacağına ilişkin hükümler bulunması bekleniyor.

Düzenleme yalnızca PKK-KCK’yı kapsayacak

Teklifin gerekçe ve tanımlar bölümünde “PKK-KCK” ifadesinin açıkça yer alması planlanıyor. Böylece düzenlemenin başka örgütlere uygulanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Metinde, kendini feshetmiş örgütü tanımlamak amacıyla “münfesih örgüt” ifadesinin kullanılması bekleniyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da düzenlemenin genel veya kişisel af niteliği taşımayacağını, geçici ve yalnızca ilgili örgüte özgü bir kanun olacağını açıkladı.

Üç grubun yasadan yararlanması öngörülüyor

Düzenlemeden Irak ve Suriye’de bulunan PKK mensupları, yurt dışında yaşayan örgüt üyeleri ve örgüt üyeliğinden hüküm giymiş kişilerin yararlanması bekleniyor. Ancak örgütün üst düzey yöneticilerinin kapsam dışında tutulacağı belirtiliyor.

Basına yansıyan tahminlere göre Kuzey Irak’ta yaklaşık 2 bin 800, Suriye’de ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bin ila bin 500 örgüt mensubu bulunuyor. Cezaevlerinde örgüt üyeliğinden hükümlü bulunanların sayısına ilişkin ise 3 bin 600 ile 3 bin 900 arasında farklı rakamlar paylaşılıyor.

Ağır suçlara ilişkin cezalar korunacak

Bombalama, yaralama veya öldürme gibi suçlara karışanların yalnızca örgüt üyeliğinden aldıkları cezaların yeniden değerlendirilebileceği öne sürülüyor. Bu kişilerin diğer suçlardan aldıkları cezaların geçerliliğini koruyacağı ifade ediliyor.

Cezaevinde geçirilen sürenin diğer suçlara ilişkin cezayı karşılaması halinde tahliye ihtimalinin doğabileceği belirtiliyor. Polis ve askerlerin öldürülmesinden sorumlu tutulan örgüt mensuplarının ise düzenlemeden yararlanamayacağı aktarılıyor.

İnfaz oranlarının düşürülmesi gündemde

Taslağa göre örgüt üyeliğinden hükümlü kişilerin dosyaları terör ihtisas mahkemeleri ve infaz hâkimlikleri tarafından yeniden değerlendirilecek. Terör suçlarında halen uygulanan dörtte üçlük infaz oranının değiştirilmesi planlanıyor.

Bu suçların Terörle Mücadele Kanunu kapsamından çıkarılarak örgütlü suç hükümleri çerçevesinde ele alınması ve infaz oranının yarıya düşürülmesi seçenekler arasında bulunuyor. Denetimli serbestlik süresinin de cezanın bitimine bir yıl kala değil, üç yıl kala başlatılması öngörülüyor.

TCK’nın 302’nci maddesi yeniden ele alınacak

Taslakta en fazla tartışılan başlıklardan biri, Türk Ceza Kanunu’nun “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçunu düzenleyen 302’nci maddesi oldu. Mevcut uygulamada sanıklar, işledikleri diğer suçların yanı sıra bu madde kapsamında ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alabiliyor.

Planlanan düzenlemeyle kişilerin öldürme, yaralama ve diğer fiillerden aldıkları cezaların korunması, ancak aynı eylemler nedeniyle TCK’nın 302’nci maddesinden ayrıca ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmemesi üzerinde duruluyor.

Bazı siyasi ve kamusal haklar sınırlandırılacak

Düzenlemeden yararlanacak kişilerin belirli siyasi ve kamusal haklarının geçici süreyle sınırlandırılması planlanıyor. Örgütten ayrılan ve silahlı bir suça karışmadığı belirtilen kişilere yönelik seçme, seçilme ve bazı kamu görevlerini üstlenme haklarında kısıtlama uygulanabileceği ifade ediliyor.

Bir başka seçeneğe göre cezaevinden çıkan kişiler üç yıl boyunca adli kontrol altında tutulacak ve Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesindeki hak yoksunluklarına tabi olacak. Hak kısıtlamalarının süresi ve kapsamı henüz kesinleşmedi.

Süreci iki ayrı kurul takip edebilir

Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından silah bırakma ve fesih sürecini takip edecek bir kurul oluşturulması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulması değerlendirilen yapıda ilgili bakanların da yer alabileceği belirtiliyor.

TBMM Başkanlığı bünyesinde ise siyasi parti temsilcilerinden oluşan ayrı bir izleme grubunun kurulması planlanıyor. Bu grubun güvenlik bürokrasisi içinde oluşturulacak kurulla irtibatlı çalışması öngörülüyor.

PKK terör örgütleri listesinden çıkarılmayacak

Yetkililer, örgütün üst düzey yöneticilerinin bu teklifin kapsamı dışında tutulacağını ve durumlarının daha sonra ayrı bir düzenlemeyle ele alınabileceğini belirtiyor. Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsüne ilişkin doğrudan bir hükmün de teklifte yer alması beklenmiyor.

Çerçeve yasanın PKK’nın terör örgütleri listesinden çıkarılmasını öngörmediği vurgulanıyor. Örgütün feshedildiğinin hukuken tanınması ile terör örgütleri listesinden çıkarılmasının farklı süreçler olduğu ifade ediliyor.

Başvuru süresi altı ay veya bir yıl olabilir

Örgüt mensuplarına silah bırakmaları, Türkiye’ye dönmeleri veya düzenlemeden yararlanmak için başvurmaları amacıyla altı aylık süre verilmesi üzerinde duruluyor. Kanunun altı ay ya da bir yıl süreyle yürürlükte kalabileceği yönünde farklı seçenekler bulunuyor.

Bir başka formüle göre uygulama süresi bir yıl olacak ve bu süre bir defaya mahsus olmak üzere altı ay daha uzatılabilecek. Kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi beklenirken, geçerlilik süresi henüz netleşmedi.

Teklifin kısa sürede yasalaşması bekleniyor

Taslağın TBMM komisyonlarından hızlı şekilde geçirilerek 6 veya 7 Ağustos’ta yasalaştırılabileceği öne sürülüyor. Gerekli görülmesi halinde Meclis Genel Kurulunun 8 Ağustos Cumartesi günü de çalıştırılabileceği belirtiliyor.

Teklifin geçici ve müstakil bir kanun olarak hazırlanması planlanıyor. Meclis takviminin teklifin sunulmasının ardından kesinleşmesi bekleniyor.

MHP tam destek veriyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çerçeve yasaya siyaset üstü bir yaklaşımla tam destek verilmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli’nin teklifin ilk imzacısı olması bekleniyor.

AK Parti grubunda ise tüm milletvekillerinden kanun teklifini eksiksiz şekilde imzalamaları istendi. İmza işlemlerinin 4 Ağustos saat 17.00’ye kadar tamamlanması talimatı verildi.

DEM Parti görüşmelerin sürdüğünü açıkladı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yasa taslağına ilişkin istişarelerin devam ettiğini ancak henüz tamamlanmadığını söyledi. Doğan, farklı görüşlerin bulunduğunu ve ortak bir yaklaşım oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

DEM Parti, hukuki belirsizliklerin giderilmesinin süreç açısından önemli olduğunu vurguluyor. Taslak metnin parti grubuyla henüz paylaşılmadığı ifade ediliyor.

CHP dört şart açıkladı

CHP, düzenlemeye ilkesel destek verebilmek için dört temel şart ortaya koydu. Bunlar; örgütün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve tasfiyesi, tüm yurttaşları kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması, Irak ve Suriye’deki bağlantılı yapıların geleceğini kapsayan güvenlik düzenlemesi ve dış müdahalelere karşı egemenlik stratejisi oluşturulması olarak sıralandı.

Parti, güvenlik ve toplumsal barış sürecinin hukuk ve demokrasi temelinde yürütülmesi gerektiğini savunuyor.

Yeni Parti taslağın paylaşılmasını istedi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, muhalefet partilerinin hazırlık sürecine yeterince dahil edilmediğini söyledi. Emir, yalnızca genel ilkeler hakkında bilgilendirme yapılmasının yeterli olmayacağını belirtti.

Taslak metnin muhalefetle paylaşılmasını ve partilere eleştiri ile önerilerini sunabilecekleri bir çalışma ortamı sağlanmasını istedi. Düzenlemenin demokratikleşme, adalet, kayyım uygulamaları ve Anayasa Mahkemesi kararlarını da kapsaması gerektiğini savundu.

İYİ Parti düzenlemeye karşı çıkıyor

İYİ Parti, çerçeve yasa teklifine siyasi ve usul yönünden karşı olduğunu açıkladı. Parti yönetimi, teklifin Meclis görüşmelerine karşı kapsamlı bir hazırlık yürütüyor.

İYİ Parti, “Bayrak Açıyorum” mitinglerinin ikincisini 16 Ağustos’ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı’nda düzenlemeyi planlıyor. Mitingde milli birlik ve üniter devlet vurgusu yapılması bekleniyor.