Sorulamayacak Sorulardan Bir Demet

Abone Ol
Sorulacak sorular var, sorulmayacak sorular var…
Başbakanlık ceketini çıkarmadan Cumhurbaşkanı seçilmeyi kafasına takmış kişiye şu soruyu soramazsınız, şöyle diyemezsiniz:
Sırada hangi makam var?
700 bin liralık saatiyle dünyada ünlenen bir eski bakana, “Saat kaç” diye soramazsınız.
Geçen gün gençler, restoranda yemek yerken sormuşlar, “Zafer Bey saat kaç?” diye. Olay çıkmış. Gençlerin üzerine yürümüş.
İçişleri eski bakanına KASA ile ilgili soru soramazsınız! Örneğin, havaalanında karşılaştınız. Eski de olsa yeni de olsa bakandır ya, seslendiniz, “Sayın Bakanım” diye… Aranızda şöyle bir konuşma geçemez, geçmemeli:
Sayın Bakanım iyi günler, nasılsınız?
İyiyim, siz nasılsınız?
Sayın bakanım affınıza sığınarak soruyorum, çelik kasalarda en iyi marka hangisidir? 
Çevrede polis varsa karakolda alırsınız soluğu, maazallah hakaretten doğru nezarethaneye. Eğer vicdanlı bir hakime denk gelirseniz tutuksuz, vicdansıza denk gelirseniz tutuklu yargılanabilirsiniz.
İstediğiniz kadar anlatın, “Yahu oğlunun evinde yedi çelik kasa çıktı, en iyi markayı onlar bilir. Art niyetim yoktu, danışmak istedim” deseniz de, bu söylem sizi aklamaz.
Başbakanın miting yaptığı alanlarda cebinizi de boşaltsalar yüksek sesle bağıramazsınız. Bırakın bağırmayı “Hırsız var” diye fısıldayamazsınız. Ya üstüne alınırsa diye korkar, cüzdanın gittiğine bile yanamazsınız. Susmanız sağlığınız ve can güvenliğiniz için iyidir, cüzdan gider ama dayaktan, gazdan, gözaltından yırtarsınız.
***
Vizyon açıklaması için bir grup arkadaşıyla Başbakan’a destek vermeye giden, Türkiye’nin en delikanlı, en mert, zevklerinden ve görüşlerinden asla ödün vermeyen Bülent Ersoy’a şu soruyu soramazsınız:
Başbakan sizi etkiledi mi? Hangi konuşmasından çok etkilendiniz?
Bülent Ersoy’a bunu soramazsınız, ne yanıt vereceğini bilemediğiniz ve neler söyleyeceğinden emin olamayacağınız için “Komplocu” diye de suçlanabilirsiniz.
Bugün için sorulamayacak soruları yazmayı sürdürelim, yarın sorulması gerekenleri de yazarız.
Başbakana, “Siz van münit” demiştiniz. O sırada oğlunuzun gemileri şakır şakır İsrail’e mal taşımış. Oğlunuza niye ‘van münit’ demediniz?
Mısır’da Mursi’yi savundunuz, Sisi’yi darbeci ilan ettiniz. Oğlunuzun gemileri Mısır’a ticarete başladığı yazılıyor, bunun için ne diyeceksiniz?
Benim kızlarım türbanlı olduğu için Türkiye’de okuyamadı, yurt dışında okuttum dediniz. Oğullarınız niye yurt dışında okudu? Onların türban sorunu yoktu ki…
Diyelim ki Cumhurbaşkanı seçildiniz, partiyi kime emanet edeceksiniz?..
İşte bu son soruyu bugünlerde hiç ama hiç soramazsınız. Bir Allah’ın kulu AKP’li vekil çıkıpta, “Bu partinin başına kim gelecek” diye soramıyor, soramaz. Kendi partililerine soru sordurmayan, parti içinde bırakın soru sormayı soluk aldırmayan bir insana ülke nasıl teslim edilir, soruyorum…
Bu ülke daha şimdiden soru sordurmayan adama nasıl teslim edilir?
Soruyorum, nasıl teslim edilir…