Her türlü ayakkabıyı tamir edebildiğini ifade eden Tokgöz, sürekli kendini geliştirdiğini belirtiyor. "Ömrüm yettiğince mesleğime devam edeceğim." diyen Tokgöz, tüm işlerin aynı özveri ve aşkla yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
Eskiden tamir ettiği kösele ayakkabıların yerini hazır tabanlı olanlar alsa da Tokgöz, bu değişimin zanaatkarlık değerlerini etkilemediğini belirtiyor. Teknoloji ve hazır ürünlerin ön planda olduğu günümüzde mesleğin öğrenilmesinin daha zor hale geldiğini ifade eden Tokgöz, çırak bulmanın ve yetiştirmenin eskisi kadar kolay olmadığını söylüyor.
Zaman içerisinde ayakkabı satışlarının da azaldığını belirten Tokgöz, zamanında en durgun günlerde bile 15-20 çift ayakkabı sattığını ifade ediyor. "Şimdi bir çift iki çift ayakkabı satıyoruz." diyen Tokgöz, bununla birlikte ayakkabı kalitesinde de düşüş olduğunu belirtiyor.
Sevdiği işini sürdüren ve birçok kişinin ayakkabılarını yeniden kullanılabilir hale getiren Tokgöz, "Dünyaya bir daha gelsem yine bu işi yapardım" diyerek, mesleğine olan tutkusunu ve aşkını bir kez daha dile getiriyor. Kendi hikayesi ve mesleği hakkındaki düşünceleriyle Tokgöz, yok olmak üzere olan bir mesleğin son temsilcilerinden biri olarak değerli bir perspektif sunuyor.
Haber Merkezi