Güncel

Siyasetin güler yüzü Erdal İnönü’nün vefatının üzerinden 18 yıl geçti

Sosyaldemokrat Halkçı Partinin (SHP) eski Genel Başkanı, devlet ve dışişleri bakanı Erdal İnönü’nün vefatının üzerinden 18 yıl geçti. İnönü, bilime ve demokrasiye adanmış hayatıyla Türk siyasetinin unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.

Abone Ol

Sosyaldemokrat Halkçı Partinin (SHP) Genel Başkanlığı, başbakan yardımcılığı, devlet ve dışişleri bakanlığı görevlerinde bulunan, “siyasetin güler yüzü” olarak anılan Erdal İnönü’nün vefatının üzerinden 18 yıl geçti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün oğlu olan Erdal İnönü, 6 Haziran 1926’da Ankara’da dünyaya geldi. Bilim insanı kimliğiyle tanınan İnönü, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik-Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra eğitimine ABD’de California Teknoloji Enstitüsünde devam etti. Yüksek lisans ve doktora derecelerini burada tamamlayan İnönü, teorik fizik alanında araştırmalar yaptı.

Bilimden Siyasete Uzanan Bir Yol

Akademik kariyerine Türkiye’de devam eden İnönü, ODTÜ’de Fizik Profesörü, ardından Rektör olarak görev yaptı. Aynı dönemde TÜBİTAK’ın kuruluşuna katkı sağladı ve kurumun Temel Araştırmalar Enstitüsü’nün kurucu müdürlüğünü yürüttü.

Fizik alanında “İnönü–Wigner çalışması” olarak bilinen araştırmasıyla uluslararası saygınlık kazanan İnönü, 2004 yılında Wigner Madalyası ile onurlandırıldı. Bu ödül, fizik alanında Nobel’e en yakın ödül olarak kabul ediliyor.

SODEP ve SHP Dönemi

Erdal İnönü, 12 Eylül sonrasında 1983 yılında Sosyal Demokrasi Partisi’nin (SODEP) kurucu genel başkanı olarak siyasete adım attı. Daha sonra SODEP ile Halkçı Parti’nin birleşmesiyle kurulan Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin (SHP) ilk genel başkanı oldu.

1989 yerel seçimlerinde SHP, yüzde 28,7 oy oranıyla Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldi. 1991 seçimlerinden sonra Doğru Yol Partisi (DYP) ile koalisyon kurularak hükümet ortağı olan SHP’de, Erdal İnönü başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı görevlerini üstlendi.

Demokrasiye Katkısı ve Mütevazı Kişiliği

SHP’nin 1993’teki kurultayından sonra aktif siyasetten çekilen İnönü, SHP ile CHP’nin birleşmesinin ardından CHP’nin Onursal Genel Başkanı seçildi. Kısa süreliğine dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinde bulundu.

CHP’nin eski Ankara milletvekili ve İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsün Bilgehan, dayısı Erdal İnönü’yü “bilimin ışığında yetişmiş, kibar, disiplinli ve tevazu sahibi bir insan” olarak tanımladı. Bilgehan, “Hem yurt içinde hem yurt dışında Erdal İnönü dendiğinde insanların yüzünde hep bir gülümseme belirirdi. Bundan daha güzel bir iz siyasette bırakılmaz.” ifadelerini kullandı.

Bilim ve Demokrasi Işığında Bir Hayat

Erdal İnönü, siyaseti bir görev olarak gördüğünü sık sık dile getirirdi. “Beni yönetenlerin benden daha az iyi olmalarını istemediğim için siyasete girdim.” sözleri, onun demokrasiye bakışını özetliyordu.

Hayatı boyunca bilimi bırakmayan İnönü, emeklilik döneminde de Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinde araştırmalarına devam etti. Tedavi gördüğü dönemde dahi “bilime hizmet” anlayışını sürdürdü.

Erdal İnönü, 31 Ekim 2007’de hayatını kaybetti. Ardında bilime, demokrasiye ve nezakete dayalı bir miras bırakarak Türk siyasetinde unutulmaz bir yer edindi.