Tokat

Siyanür tehlikesi kapıda: Kanadalı şirket Çorum ve Tokat'ta altın arayacak!

Kanadalı El Dorado Gold'un Türkiye iştiraki TÜPRAG, Çorum ve Tokat'taki 8 yeni bölgede altın arama ruhsatı aldı. Süper izin düzenlemesinin hemen ardından gelen bu ruhsatlar, ormanlık ve nehir havzalarına yakın alanları kapsıyor. Çevre riskleri ve siyanür kullanımı tartışmaları yeniden alevlenirken, daha önce iptal edilen projeler de gündeme geldi.

Abone Ol

Kanadalı El Dorado Gold, Türkiye'deki maden arama faaliyetlerini Çorum ve Tokat'a taşıyor. Osmancık, İskilip ve Almus’taki 8 farklı bölgede altın aramak için resmi izin alan şirket, “süper izin” düzenlemesinin hemen ardından harekete geçti.

Altın arama izinleri “süper izin” sonrası geldi

Rize-Fındıklı’daki tartışmalı faaliyetleriyle kamuoyunun gündemine gelen El Dorado Gold, Türkiye’deki maden aramalarına hız veriyor. Şirketin Türkiye’deki iştiraki TÜPRAG Madencilik, Çorum’un Osmancık ve İskilip ilçeleri ile Tokat’ın Almus ilçesindeki toplam 8 yeni saha için altın arama ruhsatı aldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) 23 Temmuz 2025 tarihli duyurusuyla kamuoyuna yansıyan ruhsatlar, ormanlık ve dağlık alanları kapsıyor. Bu gelişme, orman arazilerinde madencilik izinlerini kolaylaştıran ve kamuoyunda “süper izin” olarak bilinen düzenlemenin TBMM’de kabul edilip Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasının hemen ardından geldi. Çevre ve hukuk çevrelerinde bu zamanlama, dikkat çekici bulundu.

Arama sahaları yaylalara ve nehir havzalarına yakın

Yeni ruhsat sahalarının coğrafi konumu da dikkat çekici. Odatv'nin aktardığına göre, Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirlerinin su toplama havzalarına yakın bölgelerde bulunan bu alanlar, yayla ve ormanlık alanları da kapsıyor. Uzmanlar, bölgenin ekolojik bütünlüğü açısından hassas olduğunu vurguluyor.

El Dorado Gold’un, bu sahalarda altın varlığı tespit etmesi halinde üretime “siyanürlü liç yöntemiyle” geçeceği ifade ediliyor. Bu yöntem, düşük tenörlü cevherlerde altını çözündürmek için siyanür kullanılması esasına dayanıyor ve çevre üzerinde ciddi riskler barındırıyor. Bilimsel çalışmalarda, siyanürün toprak, yer altı suyu ve tarım alanları üzerinde kalıcı tahribatlara yol açabileceği belirtiliyor.

Daha önce iptal edilmiş projeler yeniden gündemde

Tokat’ın Almus ilçesinde planlanan benzer bir maden projesi, daha önce yargı engeline takılmıştı. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinde “ÇED gerekli değildir” kararı alınmış, ancak TEMA Vakfı’nın açtığı dava sonucunda bu karar iptal edilmişti. Şimdi aynı bölgede yeni arama izinlerinin verilmiş olması, yargı kararlarının uygulanma biçimi ve çevre hukukunun etkinliği açısından tartışma yaratıyor.

Yeni izinlerin bu hassas bölgelerde verilmesi, çevre hareketlerinin ve yerel halkın yeniden itirazlarını gündeme getirebilir. Ayrıca, kamuoyunun süreçlere katılımı ve bilgilendirme mekanizmaları noktasında da ciddi eksiklikler olduğu ifade ediliyor.

Denetim ve şeffaflık soruları yeniden gündemde

Ruhsatların verilmesinde kamuoyunun ya da yerel yönetimlerin sürece dahil edilmediği görülüyor. Denetim süreçlerinin nasıl işleyeceği, projelerin ne kadar kamuya açık yürütüleceği ve olası çevresel risklerin nasıl kontrol edileceği ise belirsiz.

Uzmanlara göre, özellikle içme suyu kaynaklarına ve tarım arazilerine yakın bölgelerde yapılan altın aramaları, daha sıkı bir denetim ve şeffaf süreç gerektiriyor. Ancak MAPEG tarafından yapılan duyuruda bu konulara dair net bir çerçeve çizilmiş değil.