İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, görevden uzaklaştırılarak tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ait tüm görsel ve sesli içeriklerin toplu taşımadan kaldırılması yönünde karar aldı. Savcılığın resmi talimatı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) iletildi ve uygulama tüm kamuya açık ulaşım alanlarında yürürlüğe girdi.
Neler yasaklandı?
Savcılığın talimatına göre İmamoğlu’nun:
-
Fotoğrafları
-
Video görüntüleri
-
Ses kayıtları
metro, metrobüs, otobüs, vapur gibi toplu taşıma araçlarının içi dahil, tüm istasyon, durak ve bekleme alanlarında yasak kapsamına alındı. Bu karar doğrultusunda başkana ait tüm tanıtım, bilgilendirme ve teşekkür içerikli görseller de kaldırılacak.
Afiş ve pankart kararının devamı
Bu yasak, İstanbul genelinde 24 Mart’ta alınan afiş ve pankart yasağının bir devamı niteliğinde. O kararda İmamoğlu dahil altı büyükşehir belediye başkanının kamusal alandaki görsellerinin kaldırılması istenmiş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü bu talimat doğrultusunda harekete geçmişti.
Son yasakla birlikte artık İmamoğlu’nun kamusal görünürlüğü hem yazılı hem görsel tüm mecralarda sınırlandırılmış oldu.
Gerekçe belirtilmedi, tartışmalar büyüyor
Savcılık, kararın gerekçesine dair resmi bir açıklama yapmadı. Ancak uygulamanın kapsamı ve hukuki zemini kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. Hukukçular ve muhalefet, kararın “ifade özgürlüğüne müdahale” ve “seçilmiş bir kişinin kamu hafızasından silinmesi girişimi” olabileceğini belirtiyor.
Öte yandan bazı çevreler, tutuklu bir kamu görevlisinin içeriklerinin kamuya açık alanlarda yayınlanmasının hukuki olarak sınırlandırılabileceğini savunuyor.
Siyasi boyutu ne?
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve görevden alınması, 2025 seçimlerine giden süreçte Türkiye’de siyasetin en çok konuşulan başlıklarından biri. Bu karar, İmamoğlu'nun siyaseten görünürlüğünü azaltma çabası olarak da yorumlanıyor. Özellikle CHP ve muhalefet cephesinden sert tepkilerin gelmesi bekleniyor.
Bir belediye başkanının sadece makamı değil, sesi ve sureti de kamudan siliniyor. Bu karar, yalnızca bir afiş meselesi değil; demokraside görünürlük, temsil ve kamusal hatıra meselesi haline geldi.
Gözler şimdi İBB'nin bu yasaklara nasıl karşılık vereceğinde ve muhalefet partilerinin bu gelişmeye nasıl bir siyasi tepki göstereceğinde.