<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yayla Haber</title>
    <link>https://www.yaylahaber.com.tr</link>
    <description>Çorum son dakika haberleri, siyaset ve ekonomi gündemi Yayla Haber'de. Çorum FK puan durumu, nöbetçi eczane, namaz vakitleri ve hava durumu anlık gelişmelerle burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yaylahaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Çorum Yayla Haber. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Çorum'un güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 02:28:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneye atanan yeni radyoloji uzmanı göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-atanan-yeni-radyoloji-uzmani-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-atanan-yeni-radyoloji-uzmani-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından Çorum’a atanan Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Emre Bölükoğlu, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğü, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin hekim kadrosunun yeni bir uzmanla güçlendirildiğini duyurdu.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından ataması gerçekleştirilen Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Emre Bölükoğlu, 18 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevine başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Bölükoğlu’nun göreve başladığı kamuoyuna duyuruldu. Yeni uzman hekimin göreve başlamasıyla birlikte hastanenin radyoloji alanındaki sağlık hizmetlerine katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-atanan-yeni-radyoloji-uzmani-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/778957711-1310212302165504-3798131894810670738-n.jpg" type="image/jpeg" length="49376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayaklardaki şişliği sıcaklara bağlayıp geçmeyin: Kalp yetersizliği belirtisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/ayaklardaki-sisligi-sicaklara-baglayip-gecmeyin-kalp-yetersizligi-belirtisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/ayaklardaki-sisligi-sicaklara-baglayip-gecmeyin-kalp-yetersizligi-belirtisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz aylarında bacaklarda oluşan ve parmakla bastırıldığında çukur bırakan ödemlerin sadece sıcaklardan kaynaklanmadığını, nefes darlığı olmasa dahi kalp yetersizliğinin ilk belirtisi olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında ayak ve ayak bileklerinde görülen şişlikler her zaman sıcak havadan kaynaklanmayabilir. Uzun süre geçmeyen, iki bacakta birden ortaya çıkan ve parmakla bastırıldığında çukur bırakan ödemlerin kalp yetersizliği başta olmak üzere çeşitli hastalıkların belirtisi olabileceği belirtildi. Uzmanlar, nefes darlığı bulunmasa bile tekrarlayan bacak şişliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h3><strong>İki bacakta birden görülen ödeme dikkat</strong></h3>

<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, özellikle yaz aylarında görülen ayak ve ayak bileği şişliklerinin yalnızca sıcak havaya bağlanmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kalp kaynaklı ödemlerin bazı özellikleriyle diğer şişliklerden ayrılabildiğini belirten Altay, uzun süre geçmeyen, iki bacakta birden görülen ve parmakla bastırıldığında çukur bırakan ödemlerin kalp yetersizliği bulgusu olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Altay, kalp yetersizliğinin sistemik bir hastalık olması nedeniyle ödemin genellikle tek bacak yerine iki bacakta ortaya çıktığını, gün içerisinde artıp gece yatarken azalabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Nefes darlığı olmadan da görülebilir</strong></h3>

<p>Kalp yetersizliğinin her zaman nefes darlığıyla ortaya çıkmadığına dikkati çeken Altay, sağ ve sol kalp yetersizliğinin farklı belirtiler gösterebildiğini anlattı.</p>

<p>Sol kalp yetersizliğinde nefes darlığının daha sık görüldüğünü belirten Altay, sağ kalp yetersizliğinde ise karın şişliği ve bacaklardaki ödemin ön plana çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle nefes darlığı bulunmamasının tek başına kalp yetersizliği ihtimalini ortadan kaldırmadığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Her bacak şişliği kalpten kaynaklanmıyor</strong></h3>

<p>Ayak ve bacaklardaki ödemin yalnızca kalp hastalıklarına bağlı gelişmediğini belirten Altay, böbrek ve karaciğer hastalıkları, tiroid bozuklukları, toplardamar ve lenf dolaşımı sorunları ile protein kaybına neden olan hastalıkların da şişliğe yol açabileceğini aktardı.</p>

<p>Aşırı tuz tüketimi ve bazı tansiyon ilaçlarının da ödem oluşturabileceğini belirten Altay, şişliğin tek veya çift taraflı olmasının olası nedenler açısından önemli bir ipucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tek bacakta görülen ödemlerin daha çok toplardamar, lenf dolaşımı veya atardamar hastalıklarını; iki bacakta görülen ödemlerin ise kalp, böbrek, karaciğer ve hormonal hastalıklar gibi sistemik sorunları düşündürebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Geçmeyen şişliklerde hekime başvurulmalı</strong></h3>

<p>Uzun süre devam eden veya tekrarlayan ayak ve bacak şişliklerinin hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Altay, fizik muayenenin ardından gerekli görülmesi halinde ileri tetkiklere başvurulabileceğini belirtti.</p>

<p>Hastanın durumuna göre ekokardiyografi, kan tetkikleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, hormonal incelemeler ve damar ultrasonografisi uygulanabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Bu belirtiler varsa acil değerlendirme gerekiyor</strong></h3>

<p>Bacak şişliğine nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılmanın eşlik etmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Tek taraflı bacak şişliğiyle birlikte ağrı ve kızarıklık görülmesi durumunda ise damar içinde pıhtı oluşumu ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Altay, bu tablonun da acil inceleme gerektirebileceğini kaydetti.</p>

<p>Altay, çok kısa süreli ödemlerin her zaman ciddi bir soruna işaret etmeyebileceğini ancak tekrarlayan ve uzun süren ayak bileği ve bacak şişliklerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/ayaklardaki-sisligi-sicaklara-baglayip-gecmeyin-kalp-yetersizligi-belirtisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/ayaklardaki-sisligi-sicaklara-baglayip-gecmeyin-kalp-yetersizligi-belirtisi-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="42188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı rakam verip uyardı: Geçen yıl Türkiye'de kaç paket sigara satıldı?]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakani-rakam-verip-uyardi-gecen-yil-turkiyede-kac-paket-sigara-satildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakani-rakam-verip-uyardi-gecen-yil-turkiyede-kac-paket-sigara-satildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 18 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da düzenlenen toplantıda Türkiye'deki sigara tüketimi ve obeziteye ilişkin ürkütücü verileri duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’de sigara kullanımı ve obezitenin ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek, geçen yıl ülkede toplam 8 milyar paket sigara satıldığını açıkladı. Memişoğlu, erkeklerin yüzde 46’sının sigara kullandığını, Türkiye’nin sigara tüketiminde dünyada ilk sıralarda yer aldığını söyledi.</p>

<p>İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Memişoğlu, dolaşım sistemi hastalıkları ile kanserlerin ölüm nedenleri arasındaki yüksek payına dikkat çekti. Sigara, hareketsizlik ve fazla kilonun birçok hastalığın temel risk faktörleri arasında bulunduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Geçen yıl 8 milyar paket sigara satıldı</strong></h3>

<p>Memişoğlu, Türkiye’de erkeklerin yüzde 46’sının sigara kullandığını belirterek ülkenin sigara tüketiminde dünyada ikinci sırada bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu alanda ilk üçteki yerinin zaman zaman değiştiğini söyledi.</p>

<p>Geçen yıl ülkede toplam 8 milyar paket sigara satıldığını açıklayan Memişoğlu, bu seviyedeki tüketimin kabul edilebilir olmadığını belirtti. Sigara kullanımının azaltılması için toplumda sağlık bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıklarından</strong></h3>

<p>Türkiye’deki ölüm nedenlerine ilişkin verileri paylaşan Memişoğlu, ölümlerin yüzde 34,7’sinin dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını söyledi. İyi ve kötü huylu tümörlerin ölüm nedenleri içindeki payının ise yüzde 16 olduğunu belirtti.</p>

<p>Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalıklarının oluşturduğunu aktaran Memişoğlu, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unun solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseriyle ilişkili olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Sigara en önemli risk faktörlerinden biri</strong></h3>

<p>Memişoğlu, sigaranın Türkiye’de hastalanma ve ölüm nedenleri arasında en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Sigara kullanımının özellikle kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türleriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Toplumda “bize bir şey olmaz” anlayışının değiştirilmesi gerektiğini belirten Memişoğlu, hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan tedaviden çok hastalığın oluşmasını engelleyen sağlık politikalarına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Obezite oranına dikkat çekti</strong></h3>

<p>Fazla kilonun da Türkiye açısından ciddi bir sağlık problemi olduğunu belirten Memişoğlu, toplumun yaklaşık yüzde 30’unun morbid obezite sınırına yaklaşan bir görünüm sergilediğini söyledi. Bu tablonun temel nedenleri arasında yaşam tarzı, stres ve beslenme alışkanlıklarını gösterdi.</p>

<p>Obezitenin yalnızca bireysel bir sorun olmadığını vurgulayan Memişoğlu, hareketsiz yaşamın kronik hastalık riskini artırdığını belirtti. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Şehirleşme hareketsizliği artırdı</strong></h3>

<p>Türkiye’de kırsal nüfusun yıllar içinde ciddi biçimde azaldığını belirten Memişoğlu, 2000’li yıllarda nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun kırsal bölgelerde yaşadığını, bugün ise bu oranın yüzde 6,6 seviyesine gerilediğini söyledi.</p>

<p>Şehirleşmeyle birlikte günlük hareket miktarının azaldığını ifade eden Memişoğlu, araç kullanımının yaygınlaşmasının yürüyüş ve egzersiz alışkanlıklarını olumsuz etkilediğini belirtti. Buna karşılık beslenme alışkanlıklarının aynı hızla değişmemesinin fazla kilo ve obezite sorununu büyüttüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tedavi talebi yerine sağlık talebi hedefleniyor</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, toplumun yaşam alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik yeni çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Bu süreçte medya mensuplarının da sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasında önemli rol oynayacağını ifade etti.</p>

<p>Memişoğlu, sağlık sisteminin yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi sunan bir yapı olmaması gerektiğini vurguladı. Toplumda tedavi talebinden önce sağlıklı kalma talebinin oluşturulmasının temel hedeflerden biri olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakani-rakam-verip-uyardi-gecen-yil-turkiyede-kac-paket-sigara-satildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/01/sigarazam-8.jpg" type="image/jpeg" length="15007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suda doğum ağrıyı azaltabiliyor: İşte bilinmesi gereken 4 önemli nokta]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/suda-dogum-agriyi-azaltabiliyor-iste-bilinmesi-gereken-4-onemli-nokta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/suda-dogum-agriyi-azaltabiliyor-iste-bilinmesi-gereken-4-onemli-nokta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda anne adaylarının tercihleri arasında yer almaya başlayan suda doğum, sıcak suyun rahatlatıcı etkisi ve sağladığı hareket özgürlüğüyle dikkat çekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Hekimi Op. Dr. Zarife Kerimova, suda doğumun ağrı hissini azaltabileceğini belirtirken, yöntemin her anne adayı için uygun olmadığının da altını çizdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erdem Hastanesi Çakmak’tan Op. Dr. Zarife Kerimova, suda doğum sürecinde vücut sıcaklığına yakın suyla doldurulan özel doğum havuzlarının kullanıldığını belirtti.</p>

<p><strong>36-37 derecelik su rahatlamayı destekliyor</strong></p>

<p>Suda doğumda kullanılan suyun sıcaklığının önemli olduğunu belirten Kerimova, 36-37 derece sıcaklıktaki suyun kasların gevşemesine yardımcı olduğunu söyledi.</p>

<p>Kerimova, “36-37 derece sıcaklıktaki su, kasların gevşemesine yardımcı olarak anne adayının doğum sürecinde daha rahat hissetmesini sağlar. Sıcak su, vücutta rahatlamayı destekleyen endorfin hormonunun salgılanmasına katkıda bulunarak doğum sürecinin daha konforlu geçmesine yardımcı olabilir” dedi.</p>

<p><strong>Ağrı skorları düşebiliyor</strong></p>

<p>Suda doğumun öne çıkan özelliklerinden birinin rahatlatıcı etkisi olduğunu ifade eden Kerimova, bu yöntemin doğum sırasında hissedilen ağrının azalmasına yardımcı olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Kerimova, “Yapılan çalışmalarda ve pratikte görüldüğü üzere suda doğumda ağrı skorlamasının 3/10-4/10 seviyelerine kadar indirilebildiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Suyun kaldırma kuvveti hareketi kolaylaştırıyor</strong></p>

<p>Suda doğum sırasında suyun kaldırma kuvvetinin anne adayının hareket etmesini ve farklı pozisyonlar almasını kolaylaştırdığını belirten Kerimova, ağırlık hissinin azalmasının doğum sürecini daha konforlu hale getirebildiğini söyledi.</p>

<p>Kerimova, “Su, anne adayının ağırlık hissini azaltarak doğum sırasında daha rahat hareket etmesine ve pozisyon değiştirmesine yardımcı olur. Biz kesi bile açmadan ve müdahale etmeden bebeğin doğumunun tamamen doğal bir şekilde suyun içerisinde gerçekleşmesini sağlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Her anne adayı için uygun olmayabilir</strong></p>

<p>Suda doğumun tercih edilmeden önce mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerektiğine dikkat çeken Kerimova, yöntemin bazı anne adayları açısından uygun olmayabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kerimova, “Her anne adayı için suda doğum uygun olmayabilir. Bu nedenle öncelikle suda doğuma engel herhangi bir durumun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Suda doğuma engel bir durum bulunmadığı takdirde doğum sürecinize bu yöntemle devam edebilirsiniz” dedi.</p>

<p>Uzmanlar, suda doğum planlayan anne adaylarının gebelik sürecini takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte karar vermesi gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/suda-dogum-agriyi-azaltabiliyor-iste-bilinmesi-gereken-4-onemli-nokta</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/1786956921-op-dr.JPG" type="image/jpeg" length="19629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp dünyasını sarsan araştırma yayımlandı: COVID-19 geçirenlerin vücudundaki gizli virüsler uyanıyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-arastirma-yayimlandi-covid-19-gecirenlerin-vucudundaki-gizli-virusler-uyaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-arastirma-yayimlandi-covid-19-gecirenlerin-vucudundaki-gizli-virusler-uyaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nature dergisinde yayımlanan araştırma, hastanede tedavi gören COVID-19 hastalarının yaklaşık yarısında vücutta sessiz duran virüslerin yeniden aktifleştiğini gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19’un vücutta yıllardır sessiz halde bulunan bazı virüsleri yeniden aktif hale getirebildiğine ilişkin önemli bulgular elde edildi. Nature’da yayımlanan ve 1.154 hastanın incelendiği araştırmada, hastanede tedavi gören COVID-19 hastalarının yaklaşık yarısında en az bir latent virüsün yeniden aktifleştiği belirlendi. Araştırmacılar, bu durumun daha şiddetli inflamasyon ve bazı uzun COVID belirtileriyle ilişkili olabileceğini bildirirken, reaktivasyonun uzun COVID’e doğrudan neden olduğunun henüz kanıtlanmadığını özellikle vurguluyor.</p>

<h3><strong>1.154 COVID-19 hastası bir yıl boyunca takip edildi</strong></h3>

<p>Araştırma, COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan 1.154 kişinin yer aldığı IMPACC isimli uzun dönemli gözlemsel çalışma üzerinden gerçekleştirildi. Hastalardan akut dönem sırasında ve hastaneden çıktıktan sonraki 12 aylık süreçte kan, üst solunum yolu ve akciğer örnekleri toplandı.</p>

<p>Çalışmadaki katılımcılar pandeminin erken döneminde, büyük ölçüde COVID-19 aşılarının yaygınlaşmasından önce hastaneye yatırılan kişilerden oluşuyordu. Bu nedenle araştırmanın sonuçlarının günümüzde aşılı kişilerde veya daha yeni SARS-CoV-2 varyantlarında aynı oranlarda görülüp görülmeyeceği ayrıca araştırılması gereken başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Hastaların yaklaşık yarısında virüs reaktivasyonu saptandı</strong></h3>

<p>Bilim insanları, COVID-19 sırasında insan vücudunda daha önceden bulunan ve sessiz halde kalabilen virüslerin yeniden çoğalmaya başladığına ilişkin işaretler tespit etti. Araştırmada hastaların yaklaşık yarısında viral reaktivasyona rastlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye yatışın ardından ilk 40 günlük dönemde toplam 11 farklı virüsün yeniden aktifleştiği tespit edildi. Bunlar arasında Epstein-Barr virüsü, sitomegalovirüs ve herpes virüsleri gibi insanların ilk enfeksiyonun ardından yaşam boyu vücutlarında taşıyabildiği virüsler de bulunuyor.</p>

<h3><strong>Sessiz virüsler yıllarca vücutta kalabiliyor</strong></h3>

<p>Latent virüsler, ilk enfeksiyonun ardından tamamen ortadan kalkmak yerine bazı hücrelerde sessiz halde yaşamaya devam edebiliyor. Bağışıklık sisteminin dengede olduğu dönemlerde herhangi bir belirti oluşturmayan bu virüsler, bağışıklığın zayıflaması veya ağır bir enfeksiyon sırasında yeniden aktifleşebiliyor.</p>

<p>COVID-19’un bağışıklık sisteminde oluşturduğu yoğun değişikliklerin bu dengeyi bozabileceği düşünülüyor. Yeni araştırma, bu mekanizmanın yalnızca önceden belirgin bağışıklık problemi bulunan kişilerde değil, daha önce bağışıklık sistemi sağlıklı kabul edilen hastalarda da görülebileceğine ilişkin bulgular sundu.</p>

<h3><strong>Reaktivasyon daha ağır hastalıkla bağlantılı bulundu</strong></h3>

<p>Araştırmacılar, virüslerin yeniden aktifleşmesi ile daha yoğun inflamasyon, hücresel hasar ve ağır klinik seyir arasında bağlantılar belirledi. Daha önce yapılan çalışmalar da özellikle CMV ve HSV-1 reaktivasyonunu COVID-19 hastalarında daha uzun hastane yatışları, solunum komplikasyonları ve daha yüksek ölüm riskiyle ilişkilendirmişti.</p>

<p>Ancak bu bağlantının yönü henüz tamamen açıklığa kavuşmuş değil. Başka bir ifadeyle, virüs reaktivasyonunun COVID-19’u doğrudan ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı veya ağır COVID-19’un bağışıklık sistemindeki bozulma nedeniyle bu virüslerin yeniden aktifleşmesine yol açıp açmadığı konusunda daha fazla çalışma gerekiyor.</p>

<h3><strong>Uzun COVID ile bağlantısı araştırılıyor</strong></h3>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, viral reaktivasyonun uzun COVID’in ortaya çıkış mekanizmalarından biri olabileceğine ilişkin bulgular oldu. Uzun COVID; enfeksiyonun akut dönemi sona erdikten sonra yorgunluk, nefes darlığı, bilişsel problemler, uyku bozuklukları ve egzersiz sonrası kötüleşme gibi belirtilerin aylarca devam edebildiği karmaşık bir tablo olarak biliniyor.</p>

<p>Bilimsel literatürde özellikle Epstein-Barr virüsü ve diğer herpes virüslerinin yeniden aktifleşmesinin uzun COVID’de devam eden inflamasyon ve bağışıklık sistemi düzensizliğine katkıda bulunabileceği üzerinde duruluyor. Bununla birlikte mevcut veriler henüz viral reaktivasyonun uzun COVID’in doğrudan nedeni olduğunu göstermiyor; ilişkiyi kesinleştirmek için kontrollü çalışmalar gerekiyor.</p>

<h3><strong>Tedavide yeni bir hedef olabilir</strong></h3>

<p>Araştırmacılar açısından en önemli sorulardan biri, yeniden aktifleşen virüslerin hedef alınmasının hastaların klinik durumunu iyileştirip iyileştiremeyeceği. Bazı latent virüsler için halihazırda antiviral ilaçların bulunması, bu mekanizmanın doğrulanması halinde yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine imkan sağlayabilir.</p>

<p>Ancak bu noktada mevcut araştırma sonuçları, COVID-19 veya uzun COVID geçiren kişilerin kendi başlarına antiviral tedavi kullanması gerektiği anlamına gelmiyor. Hangi hastalarda reaktivasyonun klinik açıdan önemli olduğu ve antiviral tedaviden kimlerin yarar görebileceğinin klinik deneylerle belirlenmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Araştırma önemli ancak tüm COVID hastalarına genellenemez</strong></h3>

<p>Çalışmanın en önemli sınırlamalarından biri, araştırılan grubun hastaneye yatırılmayı gerektirecek kadar ağır COVID-19 geçiren kişilerden oluşması. Bu nedenle “COVID geçiren herkesin yarısında gizli virüsler yeniden uyanıyor” şeklinde bir sonuç çıkarmak bilimsel açıdan doğru değil.</p>

<p>Bulgular daha doğru ifadeyle, çalışmaya dahil edilen hastanede tedavi gören COVID-19 hastalarının yaklaşık yarısında latent virüs reaktivasyonu saptandığını gösteriyor. Araştırma, COVID-19’un bağışıklık sistemi üzerindeki uzun süreli etkilerinin ve uzun COVID’in biyolojik mekanizmalarının anlaşılması açısından yeni bir alan açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/tip-dunyasini-sarsan-arastirma-yayimlandi-covid-19-gecirenlerin-vucudundaki-gizli-virusler-uyaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/01/hpmv-virusu.webp" type="image/jpeg" length="17185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başhekim Gömeç açıkladı: Çorum sağlıkta bölgesel merkez oluyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/bashekim-gomec-acikladi-corum-saglikta-bolgesel-merkez-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/bashekim-gomec-acikladi-corum-saglikta-bolgesel-merkez-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammed Gömeç, başhekimlik görevindeki ilk yılını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gömeç, 4 binin üzerinde personelin görev yaptığı hastanenin hizmet kapasitesinin arttığını, yeni uzmanlık alanlarının devreye alındığını ve çevre illerden daha fazla hasta kabul edilmeye başlandığını belirterek, “Daha az sevk veren, daha çok sevk alan bir hastane yolunda ilerliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>4 binin üzerinde personelle büyük bir sağlık organizasyonu</strong></p>

<p>Çorum Web TV’de Abdulkerim Tiryaki’nin hazırlayıp sunduğu “Çorum’a Dair” programına konuk olan Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç, geride kalan bir yıllık dönemi anlattı.</p>

<p>Hastanenin yalnızca sağlık hizmeti sunan bir kurum olmadığını, 4 binin üzerinde personeliyle büyük bir organizasyon yapısına sahip olduğunu belirten Gömeç, ilk yıldaki önceliklerinin ekip ruhu ve güçlü iletişim olduğunu söyledi.</p>

<p>Gömeç, “Şehrin hasta yükünü çeken çalışanlarımızla iyi iletişim kurma yolunu tercih ettik. İyi bir sinerji yakaladığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çevre illerden sevk almaya başladı</strong></p>

<p>Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yalnızca Çorum’a değil, çevre illere de hizmet veren bir sağlık merkezi haline geldiğini belirten Gömeç, hastanenin hedefini “Sağlıkta Süper Lig” sözleriyle ifade etti.</p>

<p>Son bir yıllık dönemde yaklaşık 500 sevk verdiklerini açıklayan Gömeç, bu sayının giderek azaldığını, buna karşılık komşu illerden Çorum’a yapılan sevklerin arttığını kaydetti.</p>

<p>Gömeç, fiziki imkânlar elverdiği ölçüde çevre illerden gelen hastaların kabul edildiğini, hastanenin bölgesel sağlık merkezi olma yönünde önemli mesafe aldığını belirtti.</p>

<p><strong>Hastanede yenileme çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>Yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahip hastane binasında zamanla yıpranan alanların bulunduğunu ifade eden Gömeç, hem bina içerisinde hem de hastane çevresinde yenileme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Belediye ve İl Özel İdaresi’nin desteğiyle çevre düzenlemesi ve otopark alanlarında çalışmalar yapıldığını belirten Gömeç, vatandaşların hastaneye erişimini ve hastane içerisindeki kullanım şartlarını kolaylaştırmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p>

<p>Kullanım ömrünü tamamlayan yüksek maliyetli tıbbi cihazların da Sağlık Bakanlığı desteğiyle yenilendiğini veya revize edildiğini aktardı.</p>

<p><strong>Kanser tanı ve tedavisinde ileri teknoloji</strong></p>

<p>Onkoloji alanında hastanenin önemli bir kapasiteye ulaştığını belirten Gömeç, PET ve LINAC gibi kanserin tanı ve tedavisinde kullanılan ileri teknoloji cihazların aktif olarak hizmet verdiğini söyledi.</p>

<p>Laboratuvar hizmetlerinde de kapasitenin geliştirildiğini ifade eden Gömeç, geçmişte başka merkezlere gönderilmek zorunda kalınan birçok tetkikin artık Çorum’da yapılabildiğini bildirdi.</p>

<p>Yeni tetkiklerin de sisteme eklendiğini belirten Gömeç, bu gelişmelerin hastaların başka illere gitme ihtiyacını azalttığını ifade etti.</p>

<p><strong>Poliklinik sayısının 2 milyon 400 bine ulaşması bekleniyor</strong></p>

<p>Çorum’daki yaşlı nüfus yapısının hastanedeki poliklinik, acil servis, yoğun bakım ve ameliyathane hizmetlerine olan talebi artırdığını belirten Gömeç, 2025 yılında yaklaşık 2 milyon 300 bin poliklinik hizmeti verildiğini söyledi.</p>

<p>2026 yılı sonunda bu rakamın yaklaşık 2 milyon 400 bine ulaşmasının beklendiğini açıklayan Gömeç, yıllık yaklaşık 100 binlik artışın hastanenin büyüyen hizmet kapasitesini gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>Ameliyat sayısının 50 binin üzerine çıktığını da belirten Gömeç, yoğun bakım ünitelerinde doluluk oranının yaklaşık yüzde 90 seviyesinde olduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>Daha komplike vakalara müdahale ediliyor</strong></p>

<p>Hastanenin artık yalnızca standart vakalara değil, başka sağlık merkezlerinde çözülemeyen daha komplike vakalara da müdahale edebilen bir noktaya geldiğini ifade eden Gömeç, artan iş yükünün daha nitelikli sağlık hizmetini de beraberinde getirdiğini söyledi.</p>

<p>300’ün üzerinde asistan hekim eğitim görüyor</p>

<p>Eğitim ve araştırma hastanesi kimliğinin önemine dikkat çeken Gömeç, kurumda 300’ün üzerinde asistan hekimin eğitim gördüğünü belirtti.</p>

<p>Asistan hekimlerin uzman hekimler ve akademisyenlerin kontrolünde görev yaptığını hatırlatan Gömeç, bu sistemin hem yeni uzman hekimlerin yetiştirilmesi hem de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Yeni uzmanlık alanları devreye girdi</strong></p>

<p>Hastanede ana branşların tamamının bulunduğunu belirten Gömeç, yan dal branşlarında da önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.</p>

<p>Kadın hastalıkları ve doğum alanında jinekoonkoloji branşında iki uzman hekimin göreve başladığını açıklayan Gömeç, riskli gebeliklerin takibi açısından perinatoloji uzmanlarının da hizmet vermeye başladığını belirtti.</p>

<p>Ortopedi bölümünde el cerrahisi hizmetinin devreye girdiğini kaydeden Gömeç, daha önce başka illere sevk gerekçesi oluşturan bu alandaki vakaların artık Çorum’da tedavi edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Pediatri alanında da birçok yan dalın tamamlandığını ifade eden Gömeç, hastanenin çok sayıda branşta önemli bir yeterlilik seviyesine ulaştığını belirtti.</p>

<p><strong>“Hastane bir ekol oldu”</strong></p>

<p>Hastanenin gelecek vizyonuna da değinen Gömeç, hedeflerinin yalnızca yeni hizmetler eklemek olmadığını, mevcut sağlık hizmeti kalitesini ve çalışma kültürünü de korumak olduğunu söyledi.</p>

<p>Gömeç, “Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ekol oldu. Bir tedavi tavrı ve yaklaşım var. Bunu korumak önceliğimiz” dedi.</p>

<p>Bilimsel gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Gömeç, sağlık hizmetlerinde insan odaklı yaklaşımın da korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gömeç, hastanenin gelecek vizyonunun bilimsel yenilikleri takip eden, hizmet kalitesini sürekli artıran ve insani yaklaşımı ön planda tutan bir sağlık anlayışı üzerine kurulduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/bashekim-gomec-acikladi-corum-saglikta-bolgesel-merkez-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/774165520-2875704002783973-8386321792441921964-n.jpg" type="image/jpeg" length="30810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen Çorum’dan İstanbul’daki genel kurula katılım]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-sen-corumdan-istanbuldaki-genel-kurula-katilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-sen-corumdan-istanbuldaki-genel-kurula-katilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, Sağlık-Sen İstanbul 2 No’lu Şube’nin 6. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Genel kurulda yeniden güven tazeleyen Şube Başkanı Cesur Öztürk ve yönetim kurulu tebrik edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık-Sen İstanbul 2 No’lu Şube’nin 6. Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleştirildi. Genel kurulda mevcut Şube Başkanı Cesur Öztürk yeniden güven tazeleyerek görevine devam etti.</p>

<p>Programa Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci de katılarak genel kurul sürecini takip etti.</p>

<p><strong>Saatci’den tebrik mesajı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel kurulun ardından açıklama yapan Ahmet Saatci, Cesur Öztürk ve yeni dönem yönetim kurulunu tebrik etti.</p>

<p>Saatci, “Sağlık-Sen İstanbul 2 No’lu Şubemizin 6. Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleştirildi. Genel kurulda güven tazeleyen Şube Başkanımız Sayın Cesur Öztürk’ü ve kıymetli yönetim kurulunu tebrik ediyor, yeni dönemde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-sen-corumdan-istanbuldaki-genel-kurula-katilim</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 22:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/774671651-28577114608587141-6224901312373551240-n.jpg" type="image/jpeg" length="53295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sabah ilk iş telefona bakanlar dikkat: Dikkat süremiz 47 saniyeye kadar geriledi!]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/sabah-ilk-is-telefona-bakanlar-dikkat-dikkat-suremiz-47-saniyeye-kadar-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/sabah-ilk-is-telefona-bakanlar-dikkat-dikkat-suremiz-47-saniyeye-kadar-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kontrolsüz içerik tüketiminin beyinde gereksiz veri yükü oluşturduğunu; analitik düşünme, derinleşme ve hızlı karar verme yetilerini olumsuz etkileyerek bir tür "zihinsel mide fesadı" yarattığını ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada amaçsızca gezinmek, kısa videolar arasında sürekli geçiş yapmak ve bildirimleri kontrol etmek için sık sık telefona yönelmek, uzmanların “dijital obezite” olarak tanımladığı yeni bir sorunu gündeme taşıdı. Marmara Üniversitesi’nden uzmanlar, kontrolsüz dijital içerik tüketiminin derin düşünme ve odaklanmayı zorlaştırabildiğini belirtirken, ekran başındaki ortalama dikkat süresinin yaklaşık 47 saniyeye kadar gerilediğine ilişkin araştırmalara dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Dijital obezitenin temelinde amaçsız tüketim var</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu, dijital obeziteyi ihtiyaçtan fazla ve kontrolsüz içerik tüketimi üzerinden açıklıyor. Sosyal medya akışları, kısa videolar ve sürekli yenilenen içerikler nedeniyle kullanıcıların gün içerisinde çok büyük miktarda bilgiye maruz kaldığını belirten Narmanlıoğlu, bu durumu fazla kalori tüketimine benzetiyor.</p>

<p>Narmanlıoğlu’na göre asıl sorun, iş veya eğitim amacıyla dijital araç kullanılması değil, herhangi bir amaç olmadan sürekli içerik tüketilmesi. Uzmanlar, bu yoğun bilgi akışının hızlı karar verme, analitik düşünme ve uzun süre aynı konu üzerinde yoğunlaşma gibi becerileri olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>Ekranda dikkat süresi 47 saniyeye kadar düştü</strong></h3>

<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Oğuz Gülleb, geçmiş yıllardaki araştırmalarda ekrandaki odaklanma süresinin iki dakikanın üzerinde olduğunu, güncel araştırmalarda ise bu sürenin yaklaşık 47 saniyeye kadar indiğini aktardı. Ancak 47 saniyelik rakam, insanların her koşulda yalnızca 47 saniye dikkat gösterebildiği anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rakam, özellikle Gloria Mark ve çalışma arkadaşlarının insanların bir ekrandan ya da dijital görevden diğerine geçmeden önce ne kadar süre aynı ekranda kaldığını ölçen araştırmalarına dayanıyor. Mark’ın çalışmalarında 2004’te yaklaşık iki buçuk dakika olan ekranda kalma süresinin sonraki yıllarda ortalama 47 saniyeye gerilediği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Kısa videolar sürekli yeni uyarana alıştırıyor</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre kısa videoların arka arkaya tüketilmesi, kullanıcının sürekli yeni bir uyaranla karşılaşmasına neden oluyor. İçeriğin birkaç saniye içerisinde değişmesi, uzun süreli dikkat gerektiren kitap okuma, ders çalışma veya ayrıntılı bir konuyu inceleme gibi faaliyetlere geçişi zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Narmanlıoğlu, kısa ve hızlı içeriklerin beynin ödül mekanizmasını sık aralıklarla harekete geçirdiğini belirtiyor. Bu alışkanlığın kişinin daha fazla ve daha hızlı içerik aramasına yol açabileceği, bunun sonucunda da dijital tüketimin kontrol edilmesinin güçleşebileceği ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Dijital obezite klinik bir tanı değil</strong></h3>

<p>Uzmanlar, “dijital obezite” kavramının doğrudan tıbbi veya psikiyatrik bir hastalık tanısı olarak kullanılmadığının da altını çiziyor. Kavram daha çok aşırı, kontrolsüz ve amaçsız dijital içerik tüketimini açıklamak için kullanılıyor.</p>

<p>Dijital bağımlılık ise kaygı, kontrol kaybı ve günlük yaşamın bozulması gibi daha ciddi belirtilerle birlikte değerlendirilebiliyor. Bu nedenle her yoğun telefon veya bilgisayar kullanımının tek başına bağımlılık anlamına gelmediği, kullanımın amacı ve günlük yaşama etkisinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Ekran kullanımı fiziksel sorunlara da yol açabiliyor</strong></h3>

<p>Uzun süre ekran başında kalmanın etkileri yalnızca dikkat ve odaklanmayla sınırlı değil. Uzmanlar göz kuruluğu, uyku sorunları, duruş bozuklukları ve boyun bölgesindeki rahatsızlıkların yoğun ekran kullanımıyla birlikte görülebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle telefonun yatmadan hemen önce ve sabah uyanır uyanmaz kullanılması, gün içerisindeki dijital tüketimin kesintisiz hale gelmesine neden olabiliyor. Gülleb, sabah uyanıldıktan sonraki ilk yarım saatin mümkün olduğunca dijital ekranlardan uzak geçirilmesini öneriyor.</p>

<h3><strong>Bildirimleri kapatmak ve telefonu yatak odasından çıkarmak öneriliyor</strong></h3>

<p>Uzmanların dijital obeziteyi azaltmak için önerdiği yöntemlerin başında gereksiz bildirimlerin kapatılması geliyor. Sosyal medya uygulamalarının ana ekrandan kaldırılması, telefonun sessize alınması ve özellikle yatak odasında telefon ile tablet bulundurulmaması da öneriler arasında bulunuyor.</p>

<p>Sosyal ortamlarda telefonu mümkün olduğunca kenara bırakmak, içerik tüketimini belirli amaçlarla sınırlamak ve uzun süre odaklanmayı gerektiren faaliyetlere zaman ayırmak da dijital tüketimin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilecek yöntemler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre temel hedef ekranı tamamen bırakmak değil, kullanılan dijital içeriğin miktarını ve niteliğini bilinçli biçimde yönetmek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/sabah-ilk-is-telefona-bakanlar-dikkat-dikkat-suremiz-47-saniyeye-kadar-geriledi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2024/11/ceptelefonu-1.jpg" type="image/jpeg" length="22403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneye üst düzey laparoskopi sistemi]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-ust-duzey-laparoskopi-sistemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-ust-duzey-laparoskopi-sistemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’da sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 1 adet üst düzey laparoskopi sistemi tahsis edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, hastaneye kazandırılan yeni sistemle cerrahi hizmetlerin daha ileri bir seviyeye taşınmasının hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><strong>Modern cerrahi uygulamalara katkı sağlayacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üst düzey laparoskopi sistemi, modern cerrahi tekniklerin uygulanmasına imkan sağlayarak hastanedeki cerrahi operasyonların teknolojik altyapısını güçlendirecek.</p>

<p>Laparoskopik cerrahi yöntemlerde kullanılan sistem sayesinde hastaların tedavi süreçlerinin daha kontrollü yürütülmesi ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebilmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Hastaların iyileşme sürecine katkı</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü, hastanelere kazandırılan laparoskopi sistemlerinin cerrahi hizmetlerin niteliğinin artırılmasında önemli rol oynadığını bildirdi.</p>

<p>Yeni cihazın devreye alınmasıyla birlikte Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde modern cerrahi tekniklerden daha etkin şekilde yararlanılması hedefleniyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen üst düzey laparoskopi sistemiyle Çorum’daki sağlık hizmetlerinin teknik kapasitesinin geliştirilmesi ve hastalara sunulan cerrahi hizmetlerin daha ileri seviyeye taşınması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/hastaneye-ust-duzey-laparoskopi-sistemi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/772943869-29001451516121432-5306556326541684879-n.jpg" type="image/jpeg" length="33943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum Eczacı Odası’ndan sert tepki: Eczacılar kartel ağının parçası değildir]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-eczaci-odasindan-sert-tepki-eczacilar-kartel-aginin-parcasi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/corum-eczaci-odasindan-sert-tepki-eczacilar-kartel-aginin-parcasi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEB 45. Bölge Çorum Eczacı Odası, Rekabet Kurumu tarafından yayımlanan İlaç Sektörü İncelemesi Ön Raporu üzerinden yapılan bazı haberlerde eczacıların ve eczanelerin “kartel ağı” içerisinde gösterilmesine tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oda, eczacıların raporda tespit edilen sorunların faili değil, bazı uygulamaların mali sonuçlarına katlanmak zorunda kalan taraf olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Eczacılık mesleğini zan altında bırakmak kabul edilemez”</strong></p>

<p>Çorum Eczacı Odası tarafından yapılan basın açıklamasında, bazı basın yayın organlarında “İlaç kartellerinin oyunu deşifre oldu” başlığıyla yayımlanan haberlerde eczacıların ve eczanelerin de kartel ilişkilerinin parçasıymış gibi gösterildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, “Eczacılık mesleğini, raporda tespit edilen sorunların faili ve kartel ilişkilerinin parçası gibi göstermek açıkça yanlıştır, kabul edilemez” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür bir yayın dilinin hem raporun içeriğine aykırı olduğu hem de kamuoyunda eczacılık mesleğine yönelik haksız bir algı oluşturduğu savunuldu.</p>

<p><strong>“KKİ’nin sorumluluğu eczacıya ait değil”</strong></p>

<p>Açıklamada, Rekabet Kurumu Ön Raporu’nda Kamu Kurum İskontosu’nun mali sorumluluğunun eczacıya değil, bu yükümlülüğü yerine getirmekle yükümlü üretici veya ithalatçı firmalara ait olduğunun açıkça ortaya konulduğu ifade edildi.</p>

<p>Raporda, bu yükün ecza depolarına ve eczanelere devredilemeyeceğinin özellikle vurgulandığına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>“Eczaneler aradaki farkı kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor”</strong></p>

<p>Çorum Eczacı Odası, bazı sağlayıcı firmaların belirli ilaçlarda Kamu Kurum İskontosu’nu eksik uyguladığı ya da hiç uygulamadığı yönünde tespitler bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Bu durumda eczanelerin ilacı depodan daha yüksek bedelle temin ettiği, ancak hastaya verilen ilacın SGK’ya Kamu Kurum İskontosu uygulanmış daha düşük kamu fiyatı üzerinden faturalandırıldığı ifade edildi.</p>

<p>Ortaya çıkan fiyat farkının eczanenin üzerinde kaldığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun eczanelerin ticari faaliyetlerini olumsuz etkileyen bir zarar mekanizması oluşturduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Stok ve satış bilgilerinin paylaşılması riskine dikkat çekildi</strong></p>

<p>Basın açıklamasında, bazı firmaların Kamu Kurum İskontosu’nu sonradan uygulama yöntemleri kapsamında eczanelerden GLN numarası, İlaç Takip Sistemi bilgileri ve satış verileri talep ettiğine de dikkat çekildi.</p>

<p>Bu uygulamanın, eczanelerin stok, satış ve ciro bilgilerine erişim riski oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>“Eczacı fiyatı belirleyen taraf değildir”</strong></p>

<p>Çorum Eczacı Odası, eczacıların ilaç fiyatları ve geri ödeme sistemleri üzerinde belirleyici bir rolü bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, “Eczacı, ilaç fiyatını belirleyen taraf değildir. KKİ oranını belirlemez, kamu fiyatını belirlemez, SGK’nın geri ödeme politikasını belirlemez, üreticinin uygulayacağı iskontoya karar vermez” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Eczacının, mevzuat ve sözleşmeler çerçevesinde ilacı hastaya ulaştıran bir sağlık meslek mensubu olduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>“Yükümlülüğünü yerine getirmeyen ile zarar gören taraf karıştırılmamalı”</strong></p>

<p>İlaç sektöründe rekabeti bozucu uygulamaların bulunması halinde bunların incelenmesi ve kamu zararına yol açan uygulamaların üzerine gidilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bu süreçte sorumlular ile mağdur tarafların birbirinden doğru şekilde ayrılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Çorum Eczacı Odası, “Yükümlülüğünü yerine getirmeyen ile bu yükümlülüğün mali sonucuna katlanmak zorunda bırakılan taraf birbirine karıştırılmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Yanıltıcı yayın dilini reddediyoruz”</strong></p>

<p>Açıklamanın sonunda eczacılık mesleğinin itibarını hedef alan ve meslek mensuplarını zan altında bırakan yayınlara tepki gösterildi.</p>

<p>TEB 45. Bölge Çorum Eczacı Odası, “Eczacılık mesleğinin itibarını hedef alan, meslektaşlarımızı zan altında bırakan ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bu yayın dilini şiddetle reddediyor; doğru, tarafsız ve sorumlu bir bilgilendirme anlayışının gereğinin yerine getirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-eczaci-odasindan-sert-tepki-eczacilar-kartel-aginin-parcasi-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/05/erol-afacan-3.JPG" type="image/jpeg" length="12311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen'den Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine ziyaret]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-erol-olcok-egitim-ve-arastirma-hastanesine-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-erol-olcok-egitim-ve-arastirma-hastanesine-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci ve beraberindeki heyet, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ile müdür yardımcısını ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen ziyarette hastanedeki sağlık çalışanlarının sorun ve talepleri ele alındı. Sağlık-Sen heyeti, sahada yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verirken, personelden gelen talep ve beklentileri de Sağlık Bakım Hizmetleri yönetimiyle istişare etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, saha çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini belirterek, “Sahayı geziyor, adım adım ilmek ilmek dokuyoruz. Sorun ve talepleri Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürümüz ile istişare ettik. Yaptığımız çalışmaları anlatıyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ulaş Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-erol-olcok-egitim-ve-arastirma-hastanesine-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/769125850-28524058753892727-7465871326625693799-n.jpg" type="image/jpeg" length="20617"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı görevine başladı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/kalp-ve-damar-cerrahisi-uzmani-gorevine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/kalp-ve-damar-cerrahisi-uzmani-gorevine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’da sağlık kadrosu güçlenmeye devam ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Kemal Güçyeten, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan atamayla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, Uzm. Dr. Mehmet Kemal Güçyeten 11 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hastanedeki görevine başladı.</p>

<p>Kalp ve damar cerrahisi alanında hizmet verecek olan Güçyeten’in göreve başlamasıyla birlikte hastanenin ilgili branştaki hekim kadrosu da güçlenmiş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğü, atamayı kamuoyuna duyurarak Uzm. Dr. Mehmet Kemal Güçyeten’in Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasta kabulüne başladığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/kalp-ve-damar-cerrahisi-uzmani-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/767222370-2492982177850848-4750080353978156246-n.jpg" type="image/jpeg" length="74580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen’den Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-aile-ve-sosyal-hizmetler-il-mudurlugune-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-aile-ve-sosyal-hizmetler-il-mudurlugune-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcıları ile kurum çalışanlarını ziyaret etti. Ziyarette karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nü ziyaret ederek İl Müdür Yardımcıları ve kurum personeliyle bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="769295006 28510296471935622 1328058070626563054 N" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/769295006-28510296471935622-1328058070626563054-n.jpg" width="1280" /></p>

<p>Gerçekleştirilen ziyarette çalışanlarla sohbet eden Saatci, kurum personelinin talep ve değerlendirmelerini dinledi.</p>

<p>Ziyaretin ardından paylaşımda bulunan Ahmet Saatci, “Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcılarımızı ve çalışan arkadaşlarımızı ziyaret ettik” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-senden-aile-ve-sosyal-hizmetler-il-mudurlugune-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/768437782-28510296658602270-5624616780871183737-n.jpg" type="image/jpeg" length="58999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene kabusuna karşı yerli aşı müjdesi: Erciyes Üniversitesi ilk fazı tamamlıyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/kene-kabusuna-karsi-yerli-asi-mujdesi-erciyes-universitesi-ilk-fazi-tamamliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/kene-kabusuna-karsi-yerli-asi-mujdesi-erciyes-universitesi-ilk-fazi-tamamliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi’nin KKKA’ya karşı geliştirdiği yerli aşıda ilk faz testleri tamamlanmak üzere. Faz 2 ve 3 sonrası aşının hazır hale gelmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaz aylarında artan kene vakaları ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarına karşı yerli aşı çalışmaları sürüyor. Erciyes Üniversitesi bünyesinde geliştirilen KKKA aşısında birinci faz çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğu açıklandı.</p>

<p>Bu yıl kene kaynaklı vakalar nedeniyle 12 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, aşının ikinci ve üçüncü faz çalışmalarının da tamamlanmasının ardından kullanıma hazır hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>KKKA’ya karşı yerli aşı geliştiriliyor</strong></h3>

<p>Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar, TURKOVAC’ın geliştirilmesinde de görev alan Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığında yürütülüyor.</p>

<p>Aşı adayında birinci faz testlerinin son aşamaya geldiği bildirildi. Bu aşamanın tamamlanmasının ardından ikinci ve üçüncü faz çalışmalarına geçilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>İlk faz çalışmaları bitmek üzere</strong></h3>

<p>Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, aşı geliştirme sürecinde istikrarlı bir ilerleme sağlandığını belirtti. Altun, birinci fazın ardından ikinci ve üçüncü fazların da tamamlanarak aşının hazır hale getirilmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Çalışmaların Sağlık Bakanlığı ve ilgili sağlık birimleriyle koordineli şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Özellikle yaz aylarında yeniden gündeme gelen kene vakalarına karşı aşının önemli bir koruyucu araç olması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Bu yıl 12 kişi hayatını kaybetti</strong></h3>

<p>Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kene vakalarında da artış yaşanıyor. Bu yıl şimdiye kadar kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle 12 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKKA, kene yoluyla bulaşabilen ve ağır seyredebildiğinde ölümcül sonuçlara yol açabilen bir hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle erken tanı, korunma önlemleri ve aşı geliştirme çalışmaları büyük önem taşıyor.</p>

<h3><strong>İkinci ve üçüncü faz sonrası kullanıma hazırlanacak</strong></h3>

<p>Birinci fazın tamamlanmasının ardından aşının güvenlilik ve etkinliğine yönelik ikinci ve üçüncü faz çalışmalarının yürütülmesi bekleniyor. Bu süreçlerin de başarıyla tamamlanması halinde aşının kullanıma hazır hale getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Erciyes Üniversitesi’nin yerli aşı çalışmasının, özellikle KKKA vakalarının sık görüldüğü bölgelerde önemli bir halk sağlığı ihtiyacına yanıt vermesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/kene-kabusuna-karsi-yerli-asi-mujdesi-erciyes-universitesi-ilk-fazi-tamamliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/06/kene-turleri-2.webp" type="image/jpeg" length="83844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yağlı yemeklerden sonra başlayan şiddetli karın ağrısına dikkat]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/yagli-yemeklerden-sonra-baslayan-siddetli-karin-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/yagli-yemeklerden-sonra-baslayan-siddetli-karin-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra ortaya çıkan şiddetli ağrı, basit bir hazımsızlığın ötesinde ciddi bir sağlık sorununa işaret edebilir. Uzmanlar, bu belirtilerin safra kesesi iltihabının habercisi olabileceğine dikkat çekerken, tedavide özellikle ilk 72 saatin büyük önem taşıdığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dilinde “akut kolesistit” olarak adlandırılan safra kesesi iltihabı, zamanında tanı ve uygun cerrahi tedaviyle çoğu hastada kısa sürede kontrol altına alınabiliyor. Ancak hastaneye başvurunun gecikmesi; safra kesesinde delinme, karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Acıbadem Fulya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, saatlerce devam eden ve özellikle ateş, bulantı ya da kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>En sık neden safra taşları</strong></p>

<p>Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depoluyor ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı oluyor. Safranın içeriğindeki kolesterol, safra tuzları ve safra pigmentleri arasındaki dengenin bozulması halinde önce safra çamuru, ardından safra taşları oluşabiliyor.</p>

<p>Bu taşlardan birinin safra kesesinin çıkış kanalını tıkaması sonucu safra akışı engelleniyor. İçeride biriken safra ise safra kesesi duvarında ödem ve iltihaba neden olabiliyor.</p>

<p>Akut kolesistit vakalarının yaklaşık yüzde 90-95’inden safra taşlarının sorumlu olduğunu belirten Dr. Çalıkoğlu, erişkinlerin yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra taşı bulunduğunun tahmin edildiğini ifade etti.</p>

<p>Safra taşı bulunan kişilerin önemli bölümünde herhangi bir belirti görülmezken, bazı hastalarda safra kesesi iltihabı, safra yolu tıkanıklığı veya pankreatit gibi ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor.</p>

<p><strong>Kadınlarda 2-3 kat daha sık görülüyor</strong></p>

<p>Safra kesesi iltihabına kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha fazla rastlanıyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda riskin artmasının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da safra taşı ve safra kesesi iltihabı riskini artıran faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p>Yağlı yemeklerden sonra başlayan ağrı uyarıcı olabilir</p>

<p>Safra kesesi iltihabının en belirgin bulgularından biri, özellikle yağlı yemeklerden sonra karnın sağ üst bölümünde başlayan ve giderek şiddetlenen ağrı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ağrı sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürebiliyor. Bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş de tabloya eşlik edebiliyor. Hastalığın ilerlemesi halinde titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.</p>

<p>Dr. Çalıkoğlu, ağrının gaz sancısı veya hazımsızlık olarak değerlendirilerek evde geçirilmeye çalışılmasının tanı ve tedaviyi geciktirebileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Ultrasonla büyük ölçüde belirlenebiliyor</strong></p>

<p>Tanı sürecinde öncelikle hastanın şikâyetleri ve fizik muayene bulguları değerlendiriliyor. Kan testleriyle enfeksiyon belirtileri araştırılırken, görüntülemede ilk tercih genellikle karın ultrasonografisi oluyor.</p>

<p>Ultrason sayesinde safra taşları, safra kesesi duvarındaki kalınlaşma, çevresindeki sıvı birikimi ve iltihaba işaret eden diğer bulgular büyük ölçüde tespit edilebiliyor. Gerektiğinde bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme yöntemlerine de başvurulabiliyor.</p>

<p><strong>Kalıcı tedavi ameliyat</strong></p>

<p>Tedavide ilk aşamada damar yoluyla sıvı desteği, ağrı kontrolü ve gerekli durumlarda antibiyotik uygulanıyor. Ancak ilaç tedavisi çoğu zaman hastalığın temel nedenini ortadan kaldırmıyor.</p>

<p>Safra kesesinde taş bulunduğu sürece iltihap ataklarının tekrarlama riskinin devam ettiğini belirten Dr. Çalıkoğlu, uygun hastalarda kalıcı tedavinin safra kesesinin cerrahi yöntemle çıkarılması olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>İlk 72 saat kritik önem taşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası cerrahi kılavuzlarda, akut safra kesesi iltihabı tanısı konulan ve ameliyata engel ciddi sağlık problemi bulunmayan hastalarda erken laparoskopik cerrahinin önerildiğini belirten Dr. Çalıkoğlu, belirtilerin başlamasından sonraki ilk 72 saatin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çalıkoğlu, “Özellikle belirtilerin başlamasından sonraki ilk 72 saat içinde gerçekleştirilen ameliyat, hem teknik olarak ameliyatın daha güvenli yapılmasını sağlamakta hem de hastanede kalış süresini ve komplikasyon riskini azaltmaktadır. Gereksiz gecikmeler ise iltihabın ilerlemesine, safra kesesinde kangren veya delinme gelişmesine ve daha zor cerrahilere neden olabilmektedir” dedi.</p>

<p>Safra kesesi ameliyatlarının büyük bölümünün kapalı, yani laparoskopik yöntemle gerçekleştirildiğini ifade eden Çalıkoğlu, bu yöntemde hastaların daha az ağrı yaşadığını, enfeksiyon riskinin azaldığını ve günlük hayata daha kısa sürede dönebildiğini kaydetti.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yağlı yemeklerin ardından başlayan, saatlerce devam eden, ateş, bulantı veya kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısının hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/yagli-yemeklerden-sonra-baslayan-siddetli-karin-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/1786085055-dr-sma-l-aliko-lu-copy.jpg" type="image/jpeg" length="52948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[28 yıldır tekerlekli sandalyeyle ameliyat yapıyor: Tıp dünyası bu Türk profesörü konuşuyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/28-yildir-tekerlekli-sandalyeyle-ameliyat-yapiyor-tip-dunyasi-bu-turk-profesoru-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/28-yildir-tekerlekli-sandalyeyle-ameliyat-yapiyor-tip-dunyasi-bu-turk-profesoru-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 yaşında geçirdiği trafik kazası sonrası felç kalan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kisli, ameliyat yapmayı sürdürerek tıp tarihine geçen bir makalenin konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kisli’nin, geçirdiği trafik kazasının ardından tekerlekli sandalyeyle sürdürdüğü cerrahlık ve akademik kariyeri uluslararası tıp literatürüne konu oldu. Yaklaşık 28 yıldır aktif olarak ameliyat yapmayı sürdüren Kisli’nin yaşam öyküsü, “Physical Limits” başlıklı çalışmayla dünyaca tanınan cerrahi dergilerinden Diseases of the Colon &amp; Rectum’da yayımlandı.</p>

<p>Çalışmanın, aktif ameliyat pratiğini sürdüren tekerlekli sandalyeli bir genel cerrahın mesleki ve akademik yaşamını kapsamlı biçimde ele alan dünya tıp literatüründeki ilk çalışma olduğu belirtildi. Prof. Dr. Kisli’nin cerrahi faaliyetlerinden akademik yükselişine, bilimsel yayınlarından uluslararası hakemlik görevlerine kadar uzanan kariyeri çalışmada ayrıntılı biçimde anlatıldı.</p>

<h3><strong>31 yaşında geçirdiği kazadan sonra mesleğini bırakmadı</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Erol Kisli, 31 yaşındayken Van’da görev yaptığı dönemde trafik kazası geçirdi. Kaza sonucunda belden aşağısı felç kalan Kisli, uzun süren tedavi sürecinin ardından tekerlekli sandalye kullanmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadığı ciddi sağlık sorununa rağmen cerrahlık mesleğinden vazgeçmeyen Kisli, uzmanlık, doçentlik ve profesörlük süreçlerini tekerlekli sandalye kullanarak tamamladı. Yaklaşık 28 yıldır ameliyatlara girmeyi, hasta tedavi etmeyi, asistan yetiştirmeyi ve akademik çalışmalarını sürdürmeyi başardı.</p>

<h3><strong>Uluslararası cerrahi dergisinde yayımlandı</strong></h3>

<p>Kisli’nin mesleki yaşamını konu alan “Physical Limits” başlıklı çalışma, kolorektal cerrahi alanındaki önemli yayınlardan Diseases of the Colon &amp; Rectum dergisinde yer aldı. Çalışmada, fiziksel engellerine rağmen aktif cerrahi pratiğini sürdüren bir hekimin mesleki yolculuğu bilimsel ve akademik yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Prof. Dr. Kisli’nin özellikle anorektal cerrahi alanında yıllar boyunca ameliyatlarını sürdürmesi, cerrahi asistanlarının eğitimine katkıda bulunması ve bilimsel yayın üretmeye devam etmesi çalışmanın öne çıkan bölümleri arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Akademik kariyerini tekerlekli sandalyeyle tamamladı</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Kisli, kazanın ardından akademik kariyerinin önemli aşamalarını tekerlekli sandalye kullanarak geçtiğini belirtti. Bir dönem Amerika Birleşik Devletleri’nde de çalışma fırsatı bulan Kisli, daha sonra Van ve Sivas’ta mesleki faaliyetlerine devam etti.</p>

<p>Kisli, uzun yıllar içerisinde ürettiği bilimsel çalışmaların, yazıların ve değerlendirdiği makalelerin uluslararası akademik çevrelerde kabul gördüğünü ifade etti. Akademisyenliğin uzun soluklu bir süreç olduğunu vurgulayan Kisli, başarıya yıllar boyunca biriken bilgi ve tecrübeyle ulaşıldığını söyledi.</p>

<h3><strong>Dergiden hayat hikâyesini yazması istendi</strong></h3>

<p>Uluslararası derginin kendisine davet göndererek yaşam öyküsünü anlatmasını istediğini belirten Kisli, hazırlanan çalışmanın klasik anlamda bir bilimsel makaleden çok profil yazısı niteliğinde olduğunu söyledi. Kisli, çalışmada hem kendi hayatını hem de Türkiye’nin ve görev yaptığı üniversitenin akademik potansiyelini dünyaya anlatmaya çalıştığını ifade etti.</p>

<p>Çalışmanın benzerine az rastlanan bir formatta hazırlandığını anlatan Kisli, eserin ilerleyen yıllarda da akademik kaynaklarda yer almasını ve cerrahi camiasına referans oluşturmasını beklediğini dile getirdi. Başarısında ailesi, arkadaşları ve meslektaşlarının desteğinin büyük payı bulunduğunu da vurguladı.</p>

<h3><strong>Ameliyat masasına özel pozisyonla yaklaşıyor</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Kisli, tekerlekli sandalye kullanmasına rağmen ameliyatları nasıl gerçekleştirdiğini de anlattı. Sandalyenin ayak bölümünü iki yana doğru açarak ameliyat masasına yaklaşabildiğini belirten Kisli, bu pozisyon sayesinde cerrahi alana rahatlıkla hakim olabildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat masasındaki çalışma biçimini gösteren fotoğrafların da yayımlanan çalışmada yer aldığını ifade eden Kisli, tekerlekli sandalyenin cerrahi müdahaleleri sürdürmesine engel olmadığını kaydetti. Kisli, çalışmanın akademisyenlere cesaret ve çalışma azmi vermesini umut ettiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Bilimsel hakemlik görevlerini de sürdürüyor</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Kisli’nin ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde hakem olarak görev yaptığı da çalışmada yer aldı. Kisli, bilimsel araştırmaları yöntem, istatistik, etik ilkeler ve bilimsel doğruluk açısından değerlendirerek cerrahi literatürünün gelişimine katkı sunmaya devam ediyor.</p>

<p>Uzun yıllardır aktif cerrahlık, akademisyenlik ve bilimsel üretimi birlikte sürdüren Kisli’nin yaşam öyküsü, fiziksel engellerin mesleki üretkenliğin önünde mutlak bir engel olmadığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak uluslararası literatüre taşındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/28-yildir-tekerlekli-sandalyeyle-ameliyat-yapiyor-tip-dunyasi-bu-turk-profesoru-konusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/28-yildir-tekerlekli-sandalyeyle-ameliyat-yapiyor-tip-dunyasi-bu-turk-profesoru-konusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="76513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hitit Üniversitesi’nde Duygusal Veda: Prof. Dr. Nurcan Baykam İçin Tören Düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/hitit-universitesinde-duygusal-veda-prof-dr-nurcan-baykam-icin-toren-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/hitit-universitesinde-duygusal-veda-prof-dr-nurcan-baykam-icin-toren-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Baykam için görev yeri değişikliği nedeniyle Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde veda programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanenin Şehit Fikret Metin Öztürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa sağlık yöneticileri, akademisyenler ve sağlık çalışanları katıldı.</p>

<p>Programda Prof. Dr. Nurcan Baykam’ın Çorum’daki görev süresince sağlık hizmetlerine, akademik çalışmalara ve tıp eğitimine sağladığı katkılar dile getirildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 12.01.29 Copy" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-120129-copy.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Törende İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Sinan Zehir, Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Yağan, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticisi Doç. Dr. Muhammed Gömeç, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelik Gülbaş ile Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Karadağ birer konuşma yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 12.01.31 Copy" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-120131-copy.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Konuşmacılar, Baykam’ın mesleki birikimi, akademik çalışmaları ve sağlık camiasına sunduğu katkılardan söz ederek teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Programın sonunda Prof. Dr. Nurcan Baykam’a hizmetleri ve katkıları dolayısıyla plaket ve çiçek takdim edildi. Duygusal anların yaşandığı tören, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/hitit-universitesinde-duygusal-veda-prof-dr-nurcan-baykam-icin-toren-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-120132-copy.jpg" type="image/jpeg" length="15659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. İrem Şenoymak Çorum’da göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/uzm-dr-irem-senoymak-corumda-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/uzm-dr-irem-senoymak-corumda-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uzmanı Uzm. Dr. İrem Şenoymak, Çorum Merkez Toplum Sağlığı Merkezi’nde görevine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Uzm. Dr. İrem Şenoymak’ın Merkez Toplum Sağlığı Merkezi kadrosunda hasta kabulüne ve görevine başladığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni görevlendirmenin, koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması beklenirken, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Uzm. Dr. Şenoymak’a yeni görevinde başarılar dilendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/uzm-dr-irem-senoymak-corumda-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/untitled-52-copy-5.JPG" type="image/jpeg" length="72975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından kesin uyarı: Hastaya dışarıdan tıbbi malzeme aldırılamayacak]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakanligindan-kesin-uyari-hastaya-disaridan-tibbi-malzeme-aldirilamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakanligindan-kesin-uyari-hastaya-disaridan-tibbi-malzeme-aldirilamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan kararla, hastaların tedaviye ilişkin sarf malzemeleri dışarıdan almasının önüne geçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, eklem tedavilerinde kullanılan Plateletten Zengin Plazma (PRP) ve hyalüronik asit ürünlerinin sağlık tesisleri tarafından Sağlık Market sistemi üzerinden temin edilmesini zorunlu hale getirdi. Hastalara reçete düzenlenerek ürünlerin dışarıdan aldırılması yasaklanırken, kurala uymayan personel ve birimler hakkında idari işlem yapılacağı bildirildi.</p>

<p>Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 21 Temmuz tarihli genelgesinde hastanelerden stoklarını dikkatli planlamaları, doğru barkodları kullanmaları ve mükerrer ya da ihtiyaç fazlası talep oluşturmamaları istendi. SGK tarafından karşılanmayan ürün ve işlemlerin bedelleri ise resmî fiyat tarifesi üzerinden hastadan tahsil edilecek.</p>

<h3><strong>Ürünler Sağlık Market üzerinden alınacak</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanlığı ile Devlet Malzeme Ofisi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hastanelerin ihtiyaç duyduğu tıbbi sarf malzemeleri Sağlık Market sistemi üzerinden temin edilecek.</p>

<p>PRP ve hyalüronik asit içeren eklem içi enjeksiyon ürünleri de sistemde bulunan uygun barkodlar kullanılarak doğrudan hastaneler tarafından sipariş edilecek. Hastaların bu ürünleri kendi imkânlarıyla dışarıdan satın almasına izin verilmeyecek.</p>

<h3><strong>Ürünler bilimsel değerlendirmeden geçirilecek</strong></h3>

<p>Sağlık Market’e dahil olmak isteyen firmaların ürünleri önce Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenecek. Ardından ürünler Bilimsel Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesine sunulacak.</p>

<p>Uygun bulunan ürünler kataloğa eklenecek ve sağlık tesislerinin siparişine açılacak. Böylece ürünlerin temininde ortak standart oluşturulması amaçlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mükerrer talep oluşturulmaması istendi</strong></h3>

<p>Genelgede hastane yönetimlerinden mevcut stok miktarlarını düzenli olarak takip etmeleri ve ihtiyaç planlamasını buna göre yapmaları istendi. Aynı ürün için birden fazla talep oluşturulmaması gerektiği özellikle vurgulandı.</p>

<p>Sağlık tesisleri ürünleri doğru stok birimlerinde izleyecek ve sistemde yer alan uygun barkodları kullanacak. İhtiyaç fazlası siparişlerin önlenmesi için hastane yönetimleri sorumlu olacak.</p>

<h3><strong>SGK kapsamı dışındaki tedaviler ücretli olacak</strong></h3>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında karşılanmayan ürün ve tedaviler için Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi uygulanacak.</p>

<p>Genel sağlık sigortası kapsamında bulunmayan veya SGK’nin ödeme listesinde yer almayan işlemlerin bedeli, belirlenen resmî tarife üzerinden ilgili kişiden tahsil edilecek.</p>

<h3><strong>Kurala uymayan personele idari işlem</strong></h3>

<p>Bakanlık, eklem içi enjeksiyonlarda kullanılacak ürünlerin kesinlikle hastalar aracılığıyla dışarıdan temin ettirilmemesi gerektiğini bildirdi. Personele, hastaya reçete vererek tıbbi ürünü kendi imkânlarıyla aldırmama uyarısı yapıldı.</p>

<p>Yasağa uymadığı belirlenen personel veya birimler hakkında gerekli idari işlemler başlatılacak. Gerekli görülmesi halinde yasal takip süreci de yürütülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/saglik-bakanligindan-kesin-uyari-hastaya-disaridan-tibbi-malzeme-aldirilamayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/04/saglik-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="15258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum Gastroenteroloji Kliniği bölgenin sağlık üssü oldu]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-gastroenteroloji-klinigi-bolgenin-saglik-ussu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/corum-gastroenteroloji-klinigi-bolgenin-saglik-ussu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, uzman hekim kadrosu, ileri teknolojiye sahip cihazları ve uygulanan özellikli işlemlerle yalnızca Çorum’a değil, çevre illerden gelen hastalara da nitelikli sağlık hizmeti sunuyor. Klinik, Çorum’da gastroenteroloji yan dal uzmanlık eğitimi veren tek merkez olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, tanı ve tedavi alanındaki hizmet kapasitesini her geçen gün artırıyor. Klinikte bir öğretim üyesi, üç uzman hekim ve bir gastroenteroloji yan dal asistanı görev yaparken, alanında deneyimli sağlık ekibi tarafından her yıl binlerce hastaya hizmet veriliyor.</p>

<p>Gastroenteroloji Kliniğinde endoskopi, kolonoskopi, endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi, endoskopik ultrasonografi ve endoskopik submukozal diseksiyon gibi ileri düzey tanı ve tedavi işlemleri düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Klinikte sunulan özellikli sağlık hizmetlerinden Çorum’daki hastaların yanı sıra çevre illerden sevk edilen hastalar da yararlanıyor.</p>

<p>Kronik karaciğer hastalıkları, iltihaplı bağırsak hastalıkları ve diğer gastroenterolojik rahatsızlıklara yönelik özellikli poliklinik hizmetleri de kesintisiz şekilde sürdürülüyor. Hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri uzman hekimler tarafından yürütülüyor.</p>

<p><img alt="537D8Ba7 62C9 42Bd 8De0 131D78F3Cc48" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/537d8ba7-62c9-42bd-8de0-131d78f3cc48.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kliniğin teknik altyapısı, 2026 yılında hizmete alınan yeni nesil endoskopi, kolonoskopi ve endoskopik ultrasonografi cihazlarıyla daha da güçlendirildi. Yeni cihazlarla birlikte tanı ve tedavi süreçlerinde hizmet kapasitesi artırılırken, hastalara daha hızlı, güvenli ve etkin sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammed Gömeç de Gastroenteroloji Kliniği çalışanlarıyla bir araya gelerek mevcut çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, bölgeye sunulan sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalite standartlarının daha ileri seviyeye taşınmasına yönelik planlamalar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başhekim Gömeç, kliniğin çalışmalarından dolayı sağlık ekibine teşekkür ederek, “Hastanemizin tüm birimlerinde olduğu gibi Gastroenteroloji Kliniğimizde de hasta odaklı, kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmetini her geçen gün daha ileriye taşımak için çalışmalarımız kararlılıkla devam edecektir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-gastroenteroloji-klinigi-bolgenin-saglik-ussu-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/08/c386f7fc-37a5-41b5-b3cd-0261c306d865.jpg" type="image/jpeg" length="40979"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
