<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yayla Haber</title>
    <link>https://www.yaylahaber.com.tr</link>
    <description>Çorum son dakika haberleri, siyaset ve ekonomi gündemi Yayla Haber'de. Çorum FK puan durumu, nöbetçi eczane, namaz vakitleri ve hava durumu anlık gelişmelerle burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yaylahaber.com.tr/rss/guncel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Çorum Yayla Haber. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Çorum'un güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 07:02:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/rss/guncel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenci ve velilere tercih desteği: DABİS artık İŞKUR Mobil’de]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/ogrenci-ve-velilere-tercih-destegi-dabis-artik-iskur-mobilde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/ogrenci-ve-velilere-tercih-destegi-dabis-artik-iskur-mobilde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lise ve üniversite tercih döneminde öğrencilerin daha bilinçli karar verebilmesi amacıyla geliştirilen Danışman Bilgi Sistemi (DABİS), artık İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden öğrenciler ve velilerin kullanımına sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sistem sayesinde LGS ve YKS tercih sürecindeki gençler, yalnızca puan ve bölüm bilgilerine değil, tercih edecekleri alanların mezuniyet sonrası iş gücü piyasasındaki durumuna da ulaşabilecek.</p>

<p><strong>Bölüm seçerken istihdam verileri görülebilecek</strong></p>

<p>DABİS, öğrencilere mesleki alanlar ve üniversite bölümleri hakkında kapsamlı bilgiler sunuyor. Sistem üzerinden iş bulma süresi, ücret dağılımı, istihdam oranı, çalışılan sektörler, girişimcilik oranı ve kariyer hareketliliği gibi birçok gösterge incelenebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrenciler ve veliler, farklı üniversite ve bölümleri karşılaştırarak mezuniyet sonrası çalışma hayatına ilişkin daha gerçekçi bir değerlendirme yapabiliyor.</p>

<p><strong>“Hangi bölümü kazanırım?” sorusunun yanında yeni bir rehber</strong></p>

<p>DABİS, öğrencilerin yalnızca “Hangi bölümü kazanabilirim?” sorusuna değil, “Bu bölümden mezun olduğumda beni nasıl bir çalışma hayatı bekliyor?” sorusuna da yanıt bulmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Sistemde yer alan veriler; Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklarından elde edilen anonim verilerin analiz edilmesiyle oluşturuluyor.</p>

<p><strong>İŞKUR Mobil üzerinden erişilebilecek</strong></p>

<p>2020 yılından bu yana kullanılan DABİS, 2025 yılında İŞKUR’a devredildi. Sistem artık 81 ilde görev yapan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile rehber öğretmenlerin yanı sıra öğrenciler ve veliler tarafından da doğrudan kullanılabilecek.</p>

<p>DABİS’e erişmek isteyen kullanıcıların, İŞKUR Mobil uygulamasını IOS veya Android marketlerden indirerek profil oluşturmaları ve ardından Danışman Bilgi Sistemi bölümüne giriş yapmaları gerekiyor.</p>

<p>Sistem, gençlerin eğitim tercihlerini daha fazla veriyle destekleyerek gelecek planlamalarında daha bilinçli adımlar atmalarını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hacı Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/ogrenci-ve-velilere-tercih-destegi-dabis-artik-iskur-mobilde</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 06:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/12/bakan-vedat-isikhan.jpg" type="image/jpeg" length="24956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çetin Başaranhıncal’dan Başkan Aşgın’a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/cetin-basaranhincaldan-baskan-asgina-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/cetin-basaranhincaldan-baskan-asgina-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Başaranhıncal, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ı makamında ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen ziyarette, Çorum’un ekonomik gelişimi, kentte yürütülen çalışmalar ve kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı.</p>

<p><strong>Başaranhıncal: “Ortak akılla çalışmaya devam edeceğiz”</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Başaranhıncal, Çorum’un gelişimi için yerel yönetimler ve iş dünyası arasındaki uyumun önemine dikkat çekti.</p>

<p>Başaranhıncal, “Şehrimizin ekonomik ve sosyal anlamda daha ileri noktalara taşınması için kamu kurumlarımız ve yerel yönetimlerimizle iş birliği içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz. Misafirperverliği için Belediye Başkanımız Sayın Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aşgın: “Çorum için birlikte çalışıyoruz”</strong></p>

<p>Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Çetin Başaranhıncal’a teşekkür etti.</p>

<p>Aşgın, “Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Çetin Başaranhıncal’ı belediyemizde ağırladık. Şehrimizin gelişimi, üretimi ve geleceği için tüm paydaşlarımızla istişare içinde hareket ediyoruz. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi.</p>

<p>Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/cetin-basaranhincaldan-baskan-asgina-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-35-copy-6.jpg" type="image/jpeg" length="74022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halkbank Çorum Şube Müdürü Şahin’den TSO’ya ziyaret]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/halkbank-corum-sube-muduru-sahinden-tsoya-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/halkbank-corum-sube-muduru-sahinden-tsoya-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkbank Çorum Şube Müdürlüğü görevine yeni başlayan Bünyamin Şahin, Servis Sorumlusu Tuncay Eker ile birlikte Çorum Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyarette Şahin ve Eker, Çorum TSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Başaranhıncal ile bir araya geldi. Görüşmede kent ekonomisi, iş dünyasının finansmana erişimi ve kurumlar arası iş birliği konularında değerlendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, Halkbank Çorum Şube Müdürü Bünyamin Şahin ile Servis Sorumlusu Tuncay Eker’e nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Naci Aygün</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/halkbank-corum-sube-muduru-sahinden-tsoya-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/749355540-1577949547242235-6098810288026516260-n.jpg" type="image/jpeg" length="99887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum TSO’dan Barış ve Özgürlük Bayramı mesajı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-tsodan-baris-ve-ozgurluk-bayrami-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/corum-tsodan-baris-ve-ozgurluk-bayrami-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Ticaret ve Sanayi Odası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesine dikkat çekilerek, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyor, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlhami Türksal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/corum-tsodan-baris-ve-ozgurluk-bayrami-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-17-copy-37.JPG" type="image/jpeg" length="73531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazi Caddesi trafiğe kapatılacak]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/gazi-caddesi-trafige-kapatilacak-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/gazi-caddesi-trafige-kapatilacak-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Belediyesi, 38. Uluslararası Çorum Hitit Fuarı ve Festivali kapsamında trafik düzenlemesi yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan açıklamaya göre, festival etkinlikleri nedeniyle 21-25 Temmuz 2026 tarihleri arasında her gün 20.00-24.00 saatleri arasında Gazi Caddesi’nin Saat Kulesi ile Valilik arasındaki bölümü araç trafiğine kapalı olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belirtilen saatlerde halk otobüslerinin alternatif güzergâhları kullanarak seferlerine devam edeceği bildirildi.</p>

<p>Vatandaşların ulaşım planlarını bu düzenlemeye göre yapmaları istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/gazi-caddesi-trafige-kapatilacak-2</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/04/gazi-caddesi-1.JPG" type="image/jpeg" length="59587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet teşkilatında yeni dönem: Aşgın’dan Başkan Kurt’a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/adalet-teskilatinda-yeni-donem-asgindan-baskan-kurta-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/adalet-teskilatinda-yeni-donem-asgindan-baskan-kurta-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Çorum Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ve Adalet Komisyonu Başkanlığı görevine atanan Mehmet Kurt’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyarete Çorum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat da katıldı. Görüşmede, kentteki kamu kurumları arasındaki iş birliği ile Çorum’a yönelik çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p><strong>Aşgın: “Başarılar diliyoruz”</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından açıklama yapan Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, “Çorum Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ve Adalet Komisyonu Başkanlığı görevine atanan Sayın Mehmet Kurt’a, Belediye Başkan Yardımcımız İsmail Yağbat ile birlikte hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kıymetli Başkanımıza misafirperverliği için teşekkür ediyor, çalışmalarında muvaffakiyetler diliyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Kurt’tan teşekkür</strong></p>

<p>Çorum Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Kurt da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Aşgın ve Yağbat’a teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurt, yeni görevinde adalet hizmetlerinin etkin ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için çalışma arkadaşlarıyla birlikte gayret göstereceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/adalet-teskilatinda-yeni-donem-asgindan-baskan-kurta-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-22-copy-25.JPG" type="image/jpeg" length="31007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay CHP kurultay dosyasını adli tatil sonrası ele alacak]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/yargitay-chp-kurultay-dosyasini-adli-tatil-sonrasi-ele-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/yargitay-chp-kurultay-dosyasini-adli-tatil-sonrasi-ele-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin davada gözler Yargıtay sürecine çevrildi. Dosyanın esas incelemesi adli tatil sonrası yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan ve “mutlak butlan” talebiyle devam eden davada temyiz inceleme süreci adli tatil nedeniyle ertelendi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına ilişkin dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından esastan incelenmesinin 1 Eylül sonrasında yapılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dosya Yargıtay’a gönderildi</strong></h3>

<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, kurultayın “mutlak butlan” nedeniyle iptaline karar vermişti.</p>

<p>Daire ayrıca CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesindeki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmetmişti.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, temyiz incelemesi yapılmak üzere 17 Temmuz’da Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne gönderildi.</p>

<h3><strong>Esas inceleme adli tatil sonrasında yapılacak</strong></h3>

<p>Yargıtay’a ulaşan dosyada kayıt ve tevzi işlemlerinin adli tatil sürecinde gerçekleştirilebileceği belirtildi. Ancak dosyanın içeriğine ilişkin esas değerlendirme ve hukuki incelemenin adli tatilin sona ermesinin ardından yapılması bekleniyor.</p>

<p>Adli tatilin bitiş tarihi olan 1 Eylül’den sonra Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin dosya üzerinde inceleme yapacağı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Kararın siyasi etkileri takip ediliyor</strong></h3>

<p>CHP kurultayına ilişkin dava süreci, parti yönetimi ve siyasi gündem açısından yakından takip ediliyor. Yargıtay’ın vereceği kararın, kurultayın hukuki geçerliliği ve parti yönetimine ilişkin tartışmalar açısından belirleyici olması bekleniyor.</p>

<p>Dosyanın temyiz incelemesinin tamamlanmasının ardından Yargıtay’ın kararına göre hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/yargitay-chp-kurultay-dosyasini-adli-tatil-sonrasi-ele-alacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/04/yargitay-1.jpg" type="image/jpeg" length="80615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TRT Müzik'in Sevilen Programı "Zamane" Çorum’dan Canlı Yayınlanacak]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/trt-muzikin-sevilen-programi-zamane-corumdan-canli-yayinlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/trt-muzikin-sevilen-programi-zamane-corumdan-canli-yayinlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT Müzik ekranlarının ilgiyle takip edilen programı "Zamane", Çorum Belediyesi tarafından bu yıl 38'incisi düzenlenen Uluslararası Hitit Fuar ve Festivali kapsamında Çorum’dan izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Festival etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilecek TRT Zamane Konseri, 21 Temmuz Salı günü saat 21.00'de Kadeş Barış Meydanı'nda TRT Müzik ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Sevilen sanatçıların sahne alacağı program, festival coşkusunu tüm Türkiye'ye taşıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çorum Belediyesi, Kadeş Barış Meydanı'nda düzenlenecek canlı yayın programına tüm vatandaşları davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/trt-muzikin-sevilen-programi-zamane-corumdan-canli-yayinlanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-muzikin-sevilen-programi-zamane-corumdan-canli-yayinlanacak-copy-copy.JPG" type="image/jpeg" length="44267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs’ın gökyüzündeki kahramanı Cengiz Topel’in adı Çorum’da da yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'in adı, şehadetinin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen Çorum'daki tarihi caddeyle yaşatılmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde cesaretiyle simge haline gelen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, şehadetinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Türk milletinin hafızasında yaşamaya devam ediyor. 8 Ağustos 1964’te Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği görev uçuşunda şehit olan Topel, Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi olarak tarihe geçti. Kahraman pilotun adı, Türkiye’nin birçok kentinde olduğu gibi Çorum’da da bir caddeyle yaşatılıyor.</p>

<p>Çorum’da kent merkezinin önemli ulaşım güzergâhlarından biri olan Cengiz Topel Caddesi, Kıbrıs mücadelesinin unutulmaz ismini her gün binlerce kişiye hatırlatıyor. Cengiz Topel’in adı, şehirlerin hafızasında yalnızca bir cadde tabelası olarak değil, vatan savunmasında gösterilen fedakârlığın sembolü olarak yer alıyor. </p>

<p><img alt="Kıbrıs’ın Gökyüzündeki Kahramanı Cengiz Topel’in Adı Çorum’da Da Yaşıyor 2" height="486" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<h3><strong>Askerlik tutkusu küçük yaşlarda başladı</strong></h3>

<p>Cengiz Topel, 2 Eylül 1934 tarihinde İzmit’te dünyaya geldi. Babası Hakkı Bey ve annesi Mebuse Hanım’ın dört çocuğundan biri olan Topel, küçük yaşlarda disiplinli bir eğitim anlayışıyla yetişti.</p>

<p>Babası Hakkı Bey’i genç yaşta kaybeden Topel, ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Eğitim hayatını burada sürdüren Cengiz Topel, askerlik mesleğine duyduğu ilgi nedeniyle Kuleli Askeri Lisesi’ne girdi.</p>

<p>1953 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden mezun olan Topel, ardından Kara Harp Okulu’nda eğitim gördü. 1955 yılında subay olarak mezun olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri saflarında görev yapmaya başladı.</p>

<h3><strong>Gökyüzüne uzanan başarılı pilotluk kariyeri</strong></h3>

<p>Askerlik hayatında havacılığa özel ilgi duyan Cengiz Topel, Hava Kuvvetleri’ne geçerek pilotluk eğitimi aldı. Kanada’da aldığı eğitimlerin ardından savaş pilotu olarak görev yapmaya başladı.</p>

<p>1957 yılında pilot brövesini alan Topel, Türk Hava Kuvvetleri’nin çeşitli birliklerinde görev yaptı. Başarılı uçuşları, disiplinli çalışma anlayışı ve görev bilinciyle kısa sürede dikkat çeken genç pilot, ilerleyen yıllarda önemli görevlerde bulundu.</p>

<p>1961 yılında Eskişehir 1. Hava Ana Jet Üssü’nde görev almaya başlayan Topel, F-100 Super Sabre tipi savaş uçaklarıyla uçuş gerçekleştirdi. 1963 yılında yüzbaşı rütbesine yükselen Topel, genç yaşına rağmen deneyimli savaş pilotları arasında gösterildi.</p>

<p><img alt="Kıbrıs’ın Gökyüzündeki Kahramanı Cengiz Topel’in Adı Çorum’da Da Yaşıyor 3" class="" height="900" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor-3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="701" /></p>

<h3><strong>Kıbrıs Türklerinin zor günlerinde kritik görev</strong></h3>

<p>1960’lı yıllarda Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları arasındaki gerilim giderek arttı. Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılar ve çatışmalar üzerine Türkiye, adadaki Türk toplumunun güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu.</p>

<p>1964 yılında Erenköy bölgesinde yoğunlaşan çatışmalar sırasında Kıbrıs Türkleri büyük bir tehdit altında kaldı. Türkiye, bölgede yaşayan Türklerin korunması amacıyla Türk Hava Kuvvetleri unsurlarını görevlendirdi.</p>

<p>Bu dönemde verilen görevlerden biri de Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in komutasındaki hava harekâtı oldu. Topel, vatan savunması için kendisine verilen görevi yerine getirmek üzere Kıbrıs semalarına yöneldi.</p>

<h3><strong>8 Ağustos 1964’teki son uçuş</strong></h3>

<p>Cengiz Topel, 8 Ağustos 1964 tarihinde Eskişehir’den Kıbrıs görevi için havalandı. Dört uçaktan oluşan filonun komutanı olarak görev yapan Topel’in kullandığı F-100 Super Sabre tipi savaş uçağı, Kıbrıs semalarında gerçekleştirilen görev sırasında isabet aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uçağı hasar gören Topel, paraşütle atlamak zorunda kaldı. Ancak yere indikten sonra Rum güçleri tarafından esir alındı. Türkiye’nin yoğun girişimlerine rağmen acı haber geldi ve Cengiz Topel’in şehit olduğu açıklandı.</p>

<p>Naaşı 12 Ağustos 1964 tarihinde Türkiye’ye teslim edilen Topel için birçok şehirde törenler düzenlendi. Cenazesi, 14 Ağustos 1964 tarihinde İstanbul Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’ne defnedildi.</p>

<h3><strong>Şehadeti Türkiye’de büyük yankı uyandırdı</strong></h3>

<p>Cengiz Topel’in şehadeti, Türkiye’de büyük bir üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden kahraman pilot, Kıbrıs Türklerinin yaşadığı zorlukların Türkiye kamuoyunda daha güçlü şekilde duyulmasını sağlayan önemli isimlerden biri oldu.</p>

<p>Topel’in adı zamanla okullara, caddelere, sokaklara ve çeşitli kurumlara verildi. Türkiye’nin birçok noktasında olduğu gibi Çorum’da da onun ismini taşıyan Cengiz Topel Caddesi, kahraman pilotun hatırasını kent yaşamının içinde yaşatıyor. </p>

<h3><strong>Çorum’daki Cengiz Topel Caddesi hatırayı yaşatıyor</strong></h3>

<p>Çorum’da Cengiz Topel Caddesi, kentin önemli noktalarından biri olarak biliniyor. Cadde ismi, yalnızca bir ulaşım güzergâhını ifade etmiyor; aynı zamanda Kıbrıs’ta vatan görevi sırasında hayatını kaybeden bir Türk pilotunun hatırasını gelecek nesillere aktarıyor.</p>

<p>Kıbrıs kahramanı Cengiz Topel’in adı, Çorum’da da günlük hayatın içinde yaşamaya devam ederken, onun cesareti ve fedakârlığı aradan geçen yıllara rağmen unutulmuyor.</p>

<h3><strong>Türk havacılık tarihinin unutulmaz ismi</strong></h3>

<p>Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, 31 yıllık yaşamına büyük bir kahramanlık hikâyesi sığdırdı. Görev bilinci, cesareti ve vatan sevgisiyle Türk havacılık tarihinin sembol isimlerinden biri olan Topel, bugün hâlâ saygı ve minnetle anılıyor.</p>

<p>Onun adı, Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Çorum sokaklarında da yaşamaya devam ediyor. Cengiz Topel Caddesi, bir şehrin içinde yükselen sessiz bir vefa göstergesi olarak Kıbrıs kahramanını hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlhami Türksal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/kibrisin-gokyuzundeki-kahramani-cengiz-topelin-adi-corumda-da-yasiyor.webp" type="image/jpeg" length="70037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal karar: Sıfır araçta boya tespit edilirse ne olacak?]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-sifir-aracta-boya-tespit-edilirse-ne-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-sifir-aracta-boya-tespit-edilirse-ne-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bazı bölgeleri imalat aşamasında boyalı çıkan sıfır kilometre bir otomobil için yerel mahkemenin verdiği "ayıpsız misliyle değişim" kararını bozdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sıfır kilometre olarak satın alınan ancak bazı bölümlerinde boya tespit edilen otomobille ilgili emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkeme, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebini orantısız bularak, alıcıya oluşan değer kaybının ödenmesine hükmetti.</p>

<h3><strong>Sıfır araçta boya tespit edildi</strong></h3>

<p>Karara konu olay Adana’da yaşandı. Bir vatandaş, bayiden satın aldığı sıfır kilometre otomobili bir süre sonra satmak amacıyla ekspertize götürdü. Yapılan incelemede aracın sol kapısı ve orta direğinde boya, sol alt marşpiyel bölümünde ise lokal boya bulunduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Durumu araç firmasına bildiren tüketici, ayıpsız başka bir araçla değişim talebinde bulundu. Ancak şirketin talebi kabul etmemesi üzerine vatandaş, Adana 3. Tüketici Mahkemesi’ne başvurarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini istedi.</p>

<h3><strong>Mahkeme değişim kararı verdi</strong></h3>

<p>Dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, araçta tespit edilen boya akmalarının bulunduğu ve boya kalınlıklarının standart değerlerin üzerinde olduğu belirtildi.</p>

<p>Raporda, kusurun üretim ve tasarım sürecinden kaynaklandığı, tüketicinin araç üzerinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ifade edildi. Bunun üzerine yerel mahkeme, aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle otomobilin ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verdi.</p>

<h3><strong>Yargıtay değişimi orantısız buldu</strong></h3>

<p>Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek mahkeme, araçtaki kusurun kullanıcı kaynaklı olmadığını ancak sürüş güvenliği ve kullanım amacını etkileyen bir durum oluşturmadığını değerlendirdi.</p>

<p>Yargıtay kararında, aracın yolcu taşımaya, sürüş konforuna ve güvenliğine olumsuz etkisinin bulunmadığı, ancak ikinci el piyasa değerinde düşüşe neden olacak nitelikte gizli ayıp olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Alıcıya değer kaybı ödenecek</strong></h3>

<p>Yargıtay, sıfır araçta üretim kaynaklı boya kusuru bulunmasının tüketici açısından mağduriyet oluşturduğunu kabul etti. Ancak aracın tamamen değiştirilmesinin mevcut durum karşısında ölçülü olmadığına karar verdi.</p>

<p>Bu nedenle tüketicinin zararının, aracın değer kaybının karşılanması yoluyla giderilmesi gerektiğine hükmedildi. Karar, sıfır kilometre araçlarda üretim kaynaklı kozmetik kusurlar konusunda tüketici uyuşmazlıklarında emsal oluşturabilecek nitelikte değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/yargitaydan-emsal-karar-sifir-aracta-boya-tespit-edilirse-ne-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/04/yargitay-1.jpg" type="image/jpeg" length="94521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen üyeleri Balkan turuna çıktı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/egitim-bir-sen-uyeleri-balkan-turuna-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/egitim-bir-sen-uyeleri-balkan-turuna-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 No’lu Şube tarafından düzenlenen ikinci yurt dışı gezisi kapsamında üyeler ve aileleri Balkan turuna çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şube tarafından yapılan açıklamada, geziye katılan üyelere ve ailelerine hayırlı yolculuklar dilendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 No’lu Şube Başkanı Fatih Okumuş, “Düzenlediğimiz ikinci yurt dışı gezimiz olan Balkan Turu başladı. Üyelerimize ve ailelerine hayırlı yolculuklar diliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlhami Türksal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/egitim-bir-sen-uyeleri-balkan-turuna-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-16-copy-42.JPG" type="image/jpeg" length="49040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[38. Uluslararası Hitit Fuar ve Festivali başlıyor]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/38-uluslararasi-hitit-fuar-ve-festivali-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/38-uluslararasi-hitit-fuar-ve-festivali-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Belediyesi tarafından bu yıl 38’incisi düzenlenen Uluslararası Hitit Fuar ve Festivali, 21-26 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür, sanat, spor ve gastronomi alanlarında düzenlenecek etkinliklerle Çorum, altı gün boyunca festival heyecanına ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Festivalin açılışı, 21 Temmuz Salı günü saat 16.00’da Hanımeli Yöresel Market’in açılışıyla başlayacak. Açılış programında kortej yürüyüşü, resmi açılış töreni, TRT Zamane Konseri ve havai fişek gösterisi düzenlenecek.</p>

<p><strong>Ünlü sanatçılar Çorum’da sahne alacak</strong></p>

<p>Festival kapsamında birçok sanatçı da Çorumlularla buluşacak. Etkinliklerin ikinci gününde Türk Halk Müziği’nin usta isimlerinden Musa Eroğlu sahne alırken, 23 Temmuz Perşembe günü pop müziğin sevilen sanatçısı Buray konser verecek.</p>

<p>24 Temmuz Cuma günü ise ünlü sanatçı Soner Sarıkabadayı, Kadeş Barış Meydanı’nda hayranlarıyla buluşacak. Festivalin gençler tarafından ilgiyle beklenen gecesinde ise 25 Temmuz Cumartesi günü Sefo sahne alacak.</p>

<p><strong>Kültür ve spor etkinlikleri de yer alacak</strong></p>

<p>Festival süresince klasik araç sergisi, çocuk etkinlikleri, halk oyunları gösterileri, mehteran gösterileri, Âşıklar Konseri, leblebi yarışması, Çorum Yemekleri Yarışması, resim çalıştayları ve uluslararası resim sergisi gibi birçok etkinlik düzenlenecek.</p>

<p>Festivalin son günü olan 26 Temmuz Pazar günü ise at yarışları, trap yarışları, WAD Köpek Güzellik Yarışması ve off-road yarışları gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikler boyunca her akşam İtfaiye Parkı’nda yaz sineması gösterimleri yapılırken, şehrin farklı noktalarında halk oyunları gösterileri vatandaşlarla buluşacak.</p>

<p>Çorum Belediyesi, 38. Uluslararası Hitit Fuar ve Festivali’ne tüm vatandaşları davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/38-uluslararasi-hitit-fuar-ve-festivali-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/uluslararasi-hitit-fuar-ve-festivali-yarin-basliyor-2-copy-copy.JPG" type="image/jpeg" length="19971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum’da doğaya 500 kınalı keklik bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/corumda-dogaya-500-kinali-keklik-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/corumda-dogaya-500-kinali-keklik-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’da yaban hayatının korunması ve doğal dengenin desteklenmesi amacıyla gerçekleştirilen “Kınalı Keklik Doğaya Yerleştirme Çalışması” kapsamında 500 kınalı keklik doğaya salındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü koordinesinde Çorumlu Obası’nda düzenlenen programa Çorum Valisi Ali Çalgan, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Vali Yardımcısı Erdoğan Kanyılmaz, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdür Yardımcısı Paşa Enver Baysa, Bölge Müdür Yardımcısı Ekrem Terzioğlu ve Daire Başkanı Mahmut Temel katıldı.</p>

<p>Program kapsamında doğaya bırakılan 500 kınalı kekliğin, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve doğal yaşamın sürdürülebilirliğine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Kenelerle biyolojik mücadeleye katkı sağlayacak</strong></p>

<p>Çorum Valisi Ali Çalgan, kınalı kekliklerin doğaya kazandırılmasının ekolojik denge açısından önemli olduğunu belirterek, özellikle kenelerle biyolojik mücadelede de bu çalışmaların katkı sağlayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal yaşamın korunmasının gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu vurgulayan Vali Çalgan, çevrenin ve yaban hayatının korunmasına yönelik çalışmalara destek veren tüm kurum ve personele teşekkür etti.</p>

<p>Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü yetkilileri de yaban hayatının korunması, tür çeşitliliğinin artırılması ve doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla benzer çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/corumda-dogaya-500-kinali-keklik-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/752325799-1445406184289957-2452843307789187260-n.jpg" type="image/jpeg" length="71302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücudun verdiği basit uyarılar kalp hastalığının işareti olabilir]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/vucudun-verdigi-basit-uyarilar-kalp-hastaliginin-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/vucudun-verdigi-basit-uyarilar-kalp-hastaliginin-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merdivenleri eskisine göre daha yavaş çıkmak, kısa yürüyüşlerde çabuk yorulmak veya zaman zaman kalp çarpıntısı yaşamak çoğu zaman önemsenmiyor. Ancak uzmanlar, günlük yaşamda ortaya çıkan bu küçük değişikliklerin bazı kalp ve damar hastalıklarının erken işareti olabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, kalp hastalıklarının her zaman şiddetli göğüs ağrısı veya belirgin nefes darlığıyla ortaya çıkmadığını belirterek, bazı rahatsızlıkların uzun süre sessiz ilerleyebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Gizli kalp hastalığı” tek bir hastalık değil</strong></p>

<p>Halk arasında kullanılan “gizli kalp hastalığı” ifadesinin tıpta tek bir hastalığı tanımlamadığını belirten Prof. Dr. Onan, bu ifadenin belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyen veya küçük belirtileri fark edilmediği için geç tanı alan kalp ve damar hastalıklarını kapsadığını kaydetti.</p>

<p>Kalbi besleyen damarlardaki daralmalar, kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalpten çıkan ana damardaki genişlemelerin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Onan, bazı hastalıkların rutin muayene, tansiyon kontrolü, ameliyat öncesi inceleme veya başka bir nedenle yapılan görüntüleme sırasında tesadüfen tespit edilebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Kalp küçük değişikliklerle sinyal verebilir</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarının belirtilerinin her zaman kolay fark edilmediğini vurgulayan Onan, daha önce rahatlıkla yapılan bir yürüyüşte çabuk yorulma, merdiven çıkarken nefes darlığı, göğüste baskı veya huzursuzluk hissi, çarpıntı, baş dönmesi ve efor kapasitesinde azalma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu değişikliklerin çoğu zaman yaşa, yoğun çalışma temposuna, uykusuzluğa veya strese bağlandığını anlatan Onan, önemli olanın kişinin günlük yaşamındaki kalıcı değişiklikler olduğunu ifade etti.</p>

<p>Onan, aynı mesafeyi yürümekte zorlanmanın, günlük işleri daha sık mola vererek yapmanın veya daha önce sorun oluşturmayan hareketlerden kaçınmaya başlamanın vücudun verdiği önemli uyarılar arasında yer alabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>Her kalp hastalığı farklı belirti gösterebilir</strong></p>

<p>Kalbi besleyen damarlardaki daralmaların bazı kişilerde göğüs ağrısı yerine yalnızca efor sırasında çabuk yorulma şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Onan, kalp kapak hastalıklarının nefes darlığı veya günlük aktivitelerde yavaşlamaya yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ritim bozukluklarının aralıklı çarpıntılarla kendini gösterebildiğini, kalpten çıkan ana damardaki genişlemelerin ise çoğunlukla başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde fark edildiğini aktaran Onan, kalp hastalıklarını düşündüren tek ve değişmez bir belirti bulunmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Risk faktörü bulunanlar daha dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunanlar, yüksek tansiyon, diyabet veya yüksek kolesterol sorunu yaşayanlar, sigara kullananlar ve hareketsiz yaşam sürenlerin kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığı belirtildi.</p>

<p></p>

<p>Fazla kilo, ilerleyen yaş ve uzun süre kontrol altına alınmayan kronik hastalıkların da riski artırdığına işaret eden Onan, daha önce kalp hastalığı tanısı alan, stent uygulanan, kalp kapağı sorunu bulunan veya ameliyat geçiren kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Kontroller kişiye özel planlanmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalp kontrollerinin herkese aynı tetkiklerin uygulandığı standart bir paket olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Onan, incelemelerin kişinin yaşı, şikâyetleri, aile öyküsü ve risk faktörlerine göre planlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>İlk değerlendirmede muayene, tansiyon ölçümü ve kan testlerinin yol gösterici olabileceğini aktaran Onan, gerekli görülmesi halinde EKG, ekokardiyografi, efor testi, ritim holteri veya ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.</p>

<p>Onan, herhangi bir şikâyeti bulunmayan herkese bütün testlerin yapılmasının doğru olmadığını, asıl amacın riskleri belirleyerek gerekli incelemeleri doğru zamanda uygulamak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Kalp kontrolleri ertelenmemeli</strong></p>

<p>Kalp hastalıklarının erken dönemde fark edilmesinin, gerekli önlemlerin alınmasına ve tedavinin zamanında planlanmasına yardımcı olduğunu belirten Onan, özellikle risk faktörü taşıyan kişilerin önerilen kontrol aralıklarına uyması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, efor sırasında göğüste rahatsızlık, çarpıntı, bayılma ve ayaklarda şişlik gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurgulayan Onan, ani ve şiddetli göğüs ağrısı, aniden gelişen nefes darlığı, bayılma veya soğuk terlemeyle birlikte görülen rahatsızlıkların ise acil değerlendirme gerektirebileceğini bildirdi.</p>

<p>Kalbin verdiği işaretlerin yalnızca ağrıyla sınırlı olmadığını ifade eden Onan, günlük yaşamda ortaya çıkan küçük ancak kalıcı değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/vucudun-verdigi-basit-uyarilar-kalp-hastaliginin-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2025/05/kalp-krizi.jpg" type="image/jpeg" length="53985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruziye Ertan’dan ÇEKVA’ya daire bağışı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/ruziye-ertandan-cekvaya-daire-bagisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/ruziye-ertandan-cekvaya-daire-bagisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı (ÇEKVA) Antalya Şubesi, hayırsever Ruziye Ertan’ın kendisi ve geçen yıl hayatını kaybeden kardeşi Fevziye Ertan adına bağışladığı daireyle Antalya’da tapulu bir mülke sahip oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın merkezi noktalarından Işıklar mevkisinde, Ramada Otel yakınında bulunan dairenin tapu devri ÇEKVA adına gerçekleştirildi. Ruziye Ertan, vakfa ek yük oluşturmamak amacıyla 82 bin 300 liralık tapu masrafını da kendisi karşıladı.</p>

<p><strong>Bağışı kardeşi adına da yaptı</strong></p>

<p>ÇEKVA Antalya Şube Başkanı Kemal Koçak ile eşi Şeref Koçak’ın, Antalya ve Didim’de yaşayan Ertan kardeşlerle uzun yıllardır yakından ilgilendiği belirtildi.</p>

<p>Vakfa daha önce de maddi destek sağlayan Ruziye Ertan’ın, kardeşi Fevziye Ertan’ın vefatının ardından dairesini hem kendi hem de kardeşinin adına ÇEKVA’ya bağışlama kararı aldığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-32-copy-18.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>“Vakfımız tapulu bir mülke kavuştu”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÇEKVA Antalya Şube Başkanı Kemal Koçak, bağış dolayısıyla duyduğu memnuniyeti dile getirerek Ruziye Ertan’a teşekkür etti.</p>

<p>Koçak, “Ruziye Hanım ve merhume kardeşi Fevziye Hanım’ı uzun yıllardır aile büyüklerimiz olarak kabul ederek yanlarında olduk. Bugün vakfımızı tapulu bir mülke kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ruziye ablamıza şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.</p>

<p>ÇEKVA’nın Çorumlu üniversite öğrencilerine burs desteği sağladığını hatırlatan Koçak, bağışlanan dairenin vakfın eğitim faaliyetlerine önemli katkı sunacağını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Bu kıymetli bağışın hayırlara vesile olmasını diliyor, yapılan hayrın Allah katında kabul olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hacı Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/ruziye-ertandan-cekvaya-daire-bagisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-31-copy-14.JPG" type="image/jpeg" length="63526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serkan Kadayıfçı’dan Vali Çalgan’a veda ziyareti]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/serkan-kadayifcidan-vali-calgana-veda-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/serkan-kadayifcidan-vali-calgana-veda-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yaparken Sinop Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü olarak atanan Serkan Kadayıfçı, Çorum Valisi Ali Çalgan’a veda ziyaretinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Valilik makamında gerçekleşen ziyarette, Kadayıfçı’nın Çorum’daki görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vali Ali Çalgan, kente sunduğu hizmetlerden dolayı Serkan Kadayıfçı’ya teşekkür ederek, yeni görevinde kolaylık ve başarılar diledi.</p>

<p>Kadayıfçı da görev süresi boyunca kendisine verilen desteklerden dolayı teşekkür ederek Vali Çalgan’a veda etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/serkan-kadayifcidan-vali-calgana-veda-ziyareti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-30-copy-17.JPG" type="image/jpeg" length="32273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yusuf Ahlatcı, Osman Gazi’nin sünnet merasimine katıldı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/yusuf-ahlatci-osman-gazinin-sunnet-merasimine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/yusuf-ahlatci-osman-gazinin-sunnet-merasimine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, AK Parti Çorum İl Başkan Yardımcısı Recep Özkaya’nın eşi Yıldız Özkaya’nın yeğeni Osman Gazi için Yakıpar Köyü’nde düzenlenen sünnet merasimine katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ailenin mutluluğuna ortak olan Ahlatcı, erkekliğe ilk adımını atan Osman Gazi’yi tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahlatcı, “Sevgili Osman Gazi evladımızı tebrik ediyor, ömrünün sağlık, başarı ve güzelliklerle dolu olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Rabbim mürüvvetini de görmeyi nasip eylesin.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Untitled 7 Copy-104" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-7-copy-104.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Kayış</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/yusuf-ahlatci-osman-gazinin-sunnet-merasimine-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/untitled-6-copy-94.jpg" type="image/jpeg" length="40720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇORUM’UN İLÇELERİ]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/corumun-ilceleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/corumun-ilceleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkede bir il daha gösteremezsiniz ki bütün ilçelerinin bir özelliği olsun. Bu açıdan en özel il Çorum bence.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bazıları isimleri, bazıları coğrafi özellikleri, bazıları tarihi ve bazıları da asırlar ötesi bir medeniyetin günümüz temsilcisi olmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tabii bütün bunları tek tek açıklamak bir yazının konusu değildir. Burada maksadımız Çorum’a bu açıdan da bakılıp bir araştırma yapılması ve bunun da kitaplaşması. Çorum bu çalışmayı hak ediyor.</p>

<p>Yapılan bu çalışma sadece Çorum ili sınırlarında kalmayıp, Çorum kütüphanelerinde küflenmeyi beklemeyip ülke sathına yayılmalı ve ilin bütün özellikleri anlatılmalıdır. Nihayetinde an itibariyle 81 ilimizden biridir ve Çorumlu olmayan biri olarak bu vasfının bilinmesini isteyenlerdenim.</p>

<p>Ülkemizin bütün yerleşim yerleri özeldir.</p>

<p>Bu yazıyı, bir Çorumlu kaleme alsa kendi kendini övüyor denilebilir. Ben Orduluyum ve Karadeniz Bölgesi sınırları içinde bulunan 163 ilçeyi yerinde görmüş biriyim. Tabii Çorum’un da bütün ilçelerini dolaştım. Haklarında bulabildiğim kadar bilgi edindim.</p>

<p>Yazının girişinde de belirtildiği gibi bütün ilçelerinin çok farlı özelliği olan başka bir il daha yok ülkemizde. Bunu bir Ordulu olarak rahatlıkla söyleyebilirim.</p>

<p>Çorum ilinde ülkenin birçok yerinde olduğu gibi en büyük problemi kendini anlatamamış olmak. Yoksa her ilçenin kendine göre farklı özellikleri var.</p>

<p>Merkez ilçeyi bir kenara bırakacak olursak; Alaca, Ortaköy ve Boğazkale tarih ötesinden günümüze miras kalmış ilçeler. Mecitözü, İskilip, Kargı ve Uğurludağ farlı hikâyelere sahip.</p>

<p>Gelelim diğerlerine. Bayat, Dodurga, bir Türk boyu. Laçin ve Sungurlu Türklere yabancı olamayan isimler. Oğuzlar kelimesi zaten “Oğuz” kelimesinden türemiş olduğu belli.</p>

<p>Osmancık…</p>

<p>Bir devlet düşünün. Altı asır ayakta kalmış. Bu süre içinde kaç devlet bu kadar saltanat sürdü onu tarihçiler bilir. Ancak altı asırdan sonra elinde olmayan topraklarda bile hala eskilerin izlerini taşıyor. Bir Endülüs gibi değil yani.</p>

<p>Kurucusu Osman Bey…</p>

<p>Bir oymaktan bir devlet çıkmış. Adını kurucusundan almış.</p>

<p>Peki, Osmancık taşıdığı bu isimle bir çıkış yakalayıp ülkenin en gözde ilçelerinden hatta şartlar teşekkül ederse ülkenin en önemli illerinden biri olamaz mı?</p>

<p>Neden olmasın!</p>

<p>Bütün mesele Osmancıklı aidiyeti verilmeli yeni nesle. Gün gelip bu tarihi ilçeyi, coğrafi özellikleriyle birlikte yüceltilmeli. Yüceltmek için çalışmalar yapılmalı. Tefrikaya düşmeden meşru zeminler içinde ülkenin en müreffeh ilçelerinden biri yapmalı.</p>

<p>Olur mu?</p>

<p>İstenirse olur.</p>

<p>Burada ilçenin kanaat önderlerine, okur-yazarlarına çok iş düşüyor.</p>

<p>Atalarımız “Ağaç yaş iken eğilir” diye bir söz söylemiş. Osmancıklılar da oku çağına gelmeden çocuklarına Osmancıklı oldukları hatırlatmaları lazım.</p>

<p>Aidiyet hissi olmayan toplumlar, hariçten gelen kültürleri kendinin sanabilir.</p>

<p>Osmancık, Çorum’un olduğu kadar bölgenin, hatta ülkenin çok önemli yerlerinden biridir.</p>

<p>ZEKİ ORDU</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ebru Çalık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/corumun-ilceleri</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/zekiordu.jpg" type="image/jpeg" length="82513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52 yıllık süreci ve bugüne uzanan etkileri]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/kibris-baris-harekatinin-52-yillik-sureci-ve-bugune-uzanan-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/kibris-baris-harekatinin-52-yillik-sureci-ve-bugune-uzanan-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekâtı, 52 yıl sonra da Doğu Akdeniz’in güvenlik ve siyaset dengesini belirlemeyi sürdürüyor bugün.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te başlattığı Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca birkaç hafta süren bir askerî müdahale değil, Doğu Akdeniz’in siyasi ve güvenlik düzenini kalıcı biçimde değiştiren tarihsel bir dönüm noktası oldu. Harekâtın arka planında İngiliz sömürge yönetimi, Ada’nın Yunanistan’a bağlanmasını amaçlayan Enosis hareketi, Türk ve Rum toplumları arasındaki çatışmalar, 1960 ortaklık devletinin çöküşü ve 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Yunanistan destekli darbe bulunuyordu.</p>

<p>Türkiye, müdahalenin hukuki temelini 1960 tarihli Garanti Antlaşması’na ve Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğinin sağlanması gereğine dayandırdı. Rum tarafı, Yunanistan ve uluslararası toplumun önemli bir bölümü ise askerî harekâtın özellikle ikinci aşamasını ve sonrasında oluşan düzeni “işgal” olarak nitelendirdi. Aradan geçen 52 yıla rağmen tarafların harekâtı tanımlama biçimlerindeki bu temel görüş ayrılığı devam ediyor. </p>

<p><img alt="2080146" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080146.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Kıbrıs sorununun temelleri İngiliz yönetimi döneminde atıldı</strong></h3>

<p>Osmanlı Devleti, Kıbrıs’ın yönetimini 1878’de geçici olarak İngiltere’ye bıraktı. İngiltere, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında girmesinin ardından 1914’te Ada’yı tek taraflı olarak ilhak etti; Türkiye de 1923 Lozan Antlaşması’yla İngiliz egemenliğini tanıdı.</p>

<p>İngiliz yönetimi döneminde Rum toplumunda Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını ifade eden Enosis düşüncesi güç kazandı. Kıbrıs Türk toplumu ise Enosis’in gerçekleşmesi halinde siyasi varlığını ve güvenliğini kaybedeceği endişesiyle bu hedefe karşı çıktı. Böylece sömürge yönetimine karşı mücadele, giderek Türk ve Rum toplumlarının Ada’nın geleceğine ilişkin birbirinden tamamen farklı projeler geliştirdiği bir çatışmaya dönüştü.</p>

<p><img alt="2080149" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080149.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>EOKA’nın kuruluşu çatışmaları yeni bir aşamaya taşıdı</strong></h3>

<p>Rum milliyetçisi Georgios Grivas liderliğinde kurulan EOKA, 1955’te İngiliz yönetimine karşı silahlı eylemlere başladı. Örgütün nihai hedefi, İngilizlerin Ada’dan çıkarılmasının ardından Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasıydı.</p>

<p>EOKA’nın faaliyetleri yalnızca İngiliz yönetimini değil, Enosis’e karşı çıkan Kıbrıs Türklerini de hedef aldı. Türk toplumunda ise Ada’nın Türkiye ile Yunanistan arasında bölünmesini ifade eden “Taksim” görüşü güç kazandı. İki toplumun güvenlik endişeleri ve milliyetçi hedefleri, ortak bir siyasi düzen kurulmasını giderek zorlaştırdı.</p>

<p><img alt="2080171" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080171.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>1960’ta iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu</strong></h3>

<p>Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında yürütülen görüşmeler sonucunda Zürih ve Londra anlaşmaları kabul edildi. Bu düzenlemeler doğrultusunda Kıbrıs Cumhuriyeti 16 Ağustos 1960’ta bağımsızlığını ilan etti.</p>

<p>Yeni devlet, salt çoğunluk esasına değil, Rum ve Türk toplumlarının siyasi ortaklığına dayanan özel bir anayasal sistemle kuruldu. Cumhurbaşkanının Rum, cumhurbaşkanı yardımcısının Türk olması; Türk toplumuna hükümette, Mecliste, kamu kurumlarında ve güvenlik güçlerinde belirli oranlarda temsil hakkı verilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ise bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörleri oldu. Garanti Antlaşması, Kıbrıs’ın bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve anayasal düzeninin korunmasını; Ada’nın başka bir ülkeyle birleşmesinin veya bölünmesinin engellenmesini öngörüyordu.</p>

<p><img alt="2080150" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080150.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Garanti Antlaşması müdahale tartışmasının merkezinde yer aldı</strong></h3>

<p>Garanti Antlaşması’nın dördüncü maddesine göre Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, antlaşmayla kurulan düzenin bozulması halinde öncelikle birlikte hareket etmek üzere istişare edecekti. Ortak müdahalenin mümkün olmaması durumunda ise garantör devletlerden her biri, kurulan düzeni yeniden tesis etmek amacıyla tek başına hareket etme hakkını saklı tutuyordu.</p>

<p>Türkiye, 1974’teki müdahalesini bu maddeye dayandırdı ve amacının darbe sonucunda bozulan anayasal düzeni yeniden kurmak, Enosis’i engellemek ve Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğini sağlamak olduğunu açıkladı. Türkiye’nin görüşüne göre harekât, uluslararası antlaşmalardan doğan bir yetkinin kullanılmasıydı.</p>

<p>Buna karşılık Rum ve Yunan tarafları, Garanti Antlaşması’nın kalıcı askerî kontrol veya Ada’nın fiilen bölünmesi için kullanılamayacağını savundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de 20 Temmuz 1974 tarihli 353 sayılı kararında ateşkes çağrısı yaparak yabancı askerî müdahalenin sona ermesini ve Ada’daki yabancı askerî personelin çekilmesini istedi. </p>

<p><img alt="2080154" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080154.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>1963’te ortaklık devleti işlemez hale geldi</strong></h3>

<p>Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki toplumlu yapısı kısa sürede ciddi anlaşmazlıklarla karşılaştı. Cumhurbaşkanı Makarios, 1963’te anayasanın Türk toplumuna tanıdığı bazı hakları değiştirmeyi amaçlayan 13 maddelik bir öneri sundu.</p>

<p>Kıbrıs Türk tarafı, önerilerin toplumun kurucu ortaklık statüsünü ortadan kaldıracağını belirterek değişiklikleri reddetti. Aralık 1963’te başlayan ve “Kanlı Noel” olarak anılan çatışmaların ardından Türkler merkezi devlet kurumlarından dışlandı veya güvenlik gerekçesiyle çekildi. Türk toplumunun önemli bir bölümü dağınık yerleşimlerden ayrılarak daha dar ve korunabilir bölgelerde yaşamaya başladı.</p>

<p>Toplumlar arası çatışmaların büyümesi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1964’te Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü’nü kurdu. UNFICYP’nin temel görevi çatışmaların yeniden başlamasını önlemek, asayişin korunmasına katkıda bulunmak ve normal koşullara dönüşü desteklemekti. Misyon, değişen görev tanımıyla bugün de Ada’da bulunuyor. </p>

<p><img alt="2080157" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080157.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>1964 ve 1967 krizleri Türkiye’yi müdahalenin eşiğine getirdi</strong></h3>

<p>1964’te çatışmaların yoğunlaşması üzerine Türkiye, Kıbrıs’a askerî müdahale seçeneğini gündemine aldı. Ancak ABD Başkanı Lyndon Johnson’ın Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği ve Türkiye’nin olası müdahalesine karşı çıkan mektup, Ankara’nın harekât kararını ertelemesinde etkili oldu.</p>

<p>1967’de Geçitkale ve Boğaziçi bölgelerinde yaşanan çatışmalar yeni bir krize yol açtı. Türkiye’nin askerî baskısı sonucunda Yunan birliklerinin bir bölümü ve EOKA lideri Grivas Ada’dan ayrıldı. Buna rağmen iki toplum arasında kalıcı bir siyasi uzlaşma sağlanamadı.</p>

<p>Bu krizler, Türkiye’nin Kıbrıs’a yönelik askerî hazırlıklarını ve çıkarma kapasitesini geliştirmesine neden oldu. 1974’e gelindiğinde Ankara, on yıl öncesine göre denizden ve havadan müşterek harekât yürütebilecek daha geniş bir askerî kapasiteye ulaşmıştı.</p>

<p><img alt="2080159" height="702" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080159.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<h3><strong>Yunanistan’daki cunta Makarios’u hedef aldı</strong></h3>

<p>Yunanistan’da 1967’de iktidarı ele geçiren askerî cunta, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını hızlandırmak istiyordu. Ancak Makarios, Enosis düşüncesini tamamen reddetmemesine rağmen Kıbrıs’ın bağımsızlığını korumaya yöneldi ve Atina’daki yönetimle karşı karşıya geldi.</p>

<p>EOKA-B adıyla yeniden örgütlenen silahlı yapı, Makarios yönetimine karşı eylemler gerçekleştirdi. Yunan subaylarının etkili olduğu Kıbrıs Millî Muhafız Ordusu da siyasi mücadelenin önemli aktörlerinden biri haline geldi.</p>

<p><img alt="2080165" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080165.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>15 Temmuz darbesi harekâtın doğrudan gerekçesi oldu</strong></h3>

<p>15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Millî Muhafız Ordusu, Yunan cuntasının desteğiyle Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı saldırıya uğradı ancak Makarios Ada’dan kaçmayı başardı.</p>

<p>Darbe sonrasında EOKA bağlantılı Nikos Sampson devlet başkanı ilan edildi. Sampson’ın iktidara getirilmesi, Türkiye tarafından Enosis’in fiilen hayata geçirilmesine yönelik açık bir girişim olarak değerlendirildi.</p>

<p>Darbe, yalnızca Kıbrıs Türkleri açısından değil, Makarios yanlısı Rumlar bakımından da ciddi bir güvenlik tehdidi yarattı. Türkiye, anayasal düzenin ortadan kaldırıldığını ve Garanti Antlaşması’nın açık biçimde ihlal edildiğini belirterek diplomatik ve askerî hazırlıklara başladı.</p>

<p><img alt="2080166" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/2080166.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Türkiye önce İngiltere ile ortak hareket etmeye çalıştı</strong></h3>

<p>Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, garantör ülkelerden İngiltere ile ortak müdahale imkanını görüşmek üzere Londra’ya gitti. Türkiye, İngiltere’nin Ada’daki egemen üslerini ve garantörlük yetkisini kullanarak birlikte hareket edilmesini önerdi.</p>

<p>İngiltere ortak askerî müdahaleye yanaşmadı. Diplomatik girişimlerden sonuç alınamaması üzerine Türkiye, Garanti Antlaşması’nın tek taraflı hareket hakkı verdiği görüşüyle müdahale kararı aldı.</p>

<p>Dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın da yer aldığı koalisyon hükümeti, Türk Silahlı Kuvvetlerine harekât talimatı verdi. Bülent Ecevit, 20 Temmuz sabahı yaptığı açıklamada Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’a çıkarma ve indirme harekâtına başladığını duyurdu.</p>

<h3><strong>Birinci harekât 20 Temmuz sabahı başladı</strong></h3>

<p>Harekâtın ilk aşaması 20 Temmuz 1974 sabahı denizden çıkarma, havadan indirme ve hava hücum operasyonlarıyla başladı. Türk birlikleri Girne’nin batısındaki Pladini, Türk kaynaklarında kullanılan adıyla Yavuz Çıkarma Plajı bölgesine çıktı.</p>

<p>Paraşüt ve helikopter birlikleri ise Lefkoşa’nın kuzeyindeki bölgelere indirildi. İlk hedef, deniz kıyısında güvenli bir köprübaşı oluşturmak ve Girne ile Lefkoşa’daki Türk bölgeleri arasında kara bağlantısı kurmaktı.</p>

<p>Harekâtın ilk saatlerinde birlikler arasında koordinasyon, haberleşme ve lojistik sorunlar yaşandı. Türk birlikleri hem Kıbrıs Rum Millî Muhafız Ordusunun hem de Ada’daki Yunan askerî unsurlarının direnişiyle karşılaştı.</p>

<h3><strong>Girne-Lefkoşa hattı birleştirildi</strong></h3>

<p>Türk birlikleri, çıkarma sahasını koruma altına aldıktan sonra Girne yönünde ilerledi. Girne’nin kontrol altına alınması, deniz yoluyla asker ve malzeme aktarımının devam ettirilmesi bakımından kritik önem taşıyordu.</p>

<p>Havadan indirilen birlikler ve Kıbrıs Türk güçleri de Lefkoşa’nın kuzeyindeki mevzileri korumaya çalıştı. İlk günlerde en önemli hedef, kıyıdaki birliklerle Lefkoşa çevresindeki Türk bölgeleri arasında kesintisiz bir koridor oluşturmaktı.</p>

<p>Türk birlikleri 22 Temmuz’a kadar Girne-Lefkoşa bağlantısını büyük ölçüde kurdu. Böylece kıyıdaki çıkarma alanı ile Türk toplumunun yoğunlaştığı Lefkoşa’nın kuzeyi arasında askerî ve lojistik bir hat oluşturuldu.</p>

<h3><strong>Kocatepe faciası harekâtın en acı olaylarından biri oldu</strong></h3>

<p>Harekât sırasında Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar, denizdeki bazı Türk savaş gemilerini Yunan gemileri sanarak ateş açtı. Dost ateşi sonucunda TCG Kocatepe muhribi battı ve çok sayıda Türk denizcisi hayatını kaybetti.</p>

<p>TCG Adatepe ve TCG Mareşal Fevzi Çakmak muhripleri de saldırılarda hasar gördü. Olay, müşterek harekâttaki haberleşme ve teşhis sorunlarının ağır sonuçlarını gösteren en önemli örneklerden biri olarak tarihe geçti.</p>

<h3><strong>Birleşmiş Milletler ateşkes çağrısı yaptı</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, harekâtın başladığı 20 Temmuz’da 353 sayılı kararı oy birliğiyle kabul etti. Kararda ateşkes sağlanması, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, yabancı askerî müdahalenin sona ermesi ve görüşmelerin başlatılması istendi. </p>

<p>22 Temmuz’da ateşkes ilan edilmesine rağmen sahadaki çatışmalar ve mevzi kazanma girişimleri bir süre daha devam etti. Taraflar ateşkes çizgisini güçlendirmeye çalışırken bazı bölgelerde Türk yerleşimleri kuşatma altında kaldı.</p>

<h3><strong>Atina’daki cunta harekâtın ardından çöktü</strong></h3>

<p>Türkiye’nin müdahalesi, Yunanistan’daki askerî rejimin krizini derinleştirdi. Kıbrıs darbesini düzenleyen cunta, harekât karşısında siyasi ve askerî bakımdan başarısız kaldı.</p>

<p>23 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askerî yönetim çöktü ve Konstantin Karamanlis ülkeye dönerek sivil hükümeti kurdu. Kıbrıs’ta Nikos Sampson görevden ayrıldı; Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides geçici devlet başkanı oldu.</p>

<p>Bu yönüyle Kıbrıs Harekâtı, yalnızca Ada’daki düzeni değil, Yunanistan’ın iç siyasetini de doğrudan etkiledi. Yedi yıllık askerî yönetim sona ererken ülkede demokratik rejime dönüş süreci başladı.</p>

<h3><strong>Cenevre görüşmelerinden kalıcı anlaşma çıkmadı</strong></h3>

<p>Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dışişleri bakanları, ateşkesin ardından İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya geldi. İlk Cenevre Konferansı sonunda 30 Temmuz 1974 tarihli deklarasyon kabul edildi.</p>

<p>Taraflar, Ada’da fiilen iki ayrı özerk yönetimin bulunduğunu kabul eden bir çerçeve üzerinde uzlaştı. Ayrıca Rum ve Yunan güçlerinin kuşatma altında tuttuğu Türk bölgelerinden çekilmesi ve güvenlik alanlarının oluşturulması gündeme geldi.</p>

<p>Ancak sahadaki uygulamalar ve Kıbrıs’ın gelecekteki anayasal yapısı konusunda anlaşma sağlanamadı. Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı coğrafi temele dayalı, iki bölgeli bir federal model isterken Rum tarafı geniş toprak düzenlemelerine ve nüfus hareketine yol açacak önerilere karşı çıktı.</p>

<h3><strong>İkinci harekât 14 Ağustos’ta başlatıldı</strong></h3>

<p>İkinci Cenevre görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Türkiye, 14 Ağustos 1974’te harekâtın ikinci aşamasını başlattı. Türk kamuoyunda bu karar, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in Ankara’ya gönderdiği “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla özdeşleşti.</p>

<p>İkinci harekâtta Türk birlikleri doğuda Mağusa’ya, batıda Lefke’ye ve güneyde Lefkoşa’nın çevresine doğru ilerledi. Kısa süre içinde Ada’nın kuzeyinde coğrafi olarak birbirine bağlı geniş bir alanın kontrolü sağlandı.</p>

<p>16 Ağustos’ta ilan edilen ateşkese kadar Türk kuvvetleri Ada’nın yaklaşık üçte birinden fazlasını kontrol altına aldı. Bugünkü fiilî ayrım hattının ana çerçevesi de bu aşamada ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>Harekât büyük bir nüfus hareketine yol açtı</strong></h3>

<p>1974 çatışmaları, hem Rum hem de Türk toplumlarında kitlesel yer değiştirmelere neden oldu. Kuzeyde yaşayan Rumların önemli bölümü güneye, güneyde yaşayan Türklerin büyük bölümü ise kuzeye geçti.</p>

<p>Evlerini, arazilerini ve iş yerlerini terk etmek zorunda kalan insanlar, uzun yıllar mülteci veya yerinden edilmiş kişi statüsünde yaşadı. Mülkiyet kayıpları, kayıp kişiler ve ailelerin yaşadığı travmalar Kıbrıs sorununun en ağır insani boyutunu oluşturdu.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne taşınan davalarda kayıp kişiler, yerinden edilme, ev ve mülke erişim ile etkili başvuru hakkı gibi konular incelendi. Mahkeme, çeşitli kararlarında özellikle kayıp kişilere ilişkin etkili soruşturma yükümlülüğü ve yerinden edilen kişilerin mülkiyet hakları bakımından ihlaller tespit etti. </p>

<p>Türk tarafı da 1963-1974 döneminde Türk köylerine yapılan saldırıları, zorunlu göçleri, kayıpları ve toplu mezarları sorunun insani bilançosunun ayrılmaz bir parçası olarak vurguluyor. Bu nedenle iki toplum, aynı tarihsel dönemi farklı başlangıç noktaları ve farklı toplumsal hafızalar üzerinden değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Ada’nın ortasında Birleşmiş Milletler hattı oluştu</strong></h3>

<p>1974 ateşkesinin ardından Türk ve Rum bölgeleri arasında Birleşmiş Milletler denetiminde bir tampon bölge oluşturuldu. “Yeşil Hat” olarak bilinen bölge, Ada’yı batıdan doğuya geçerek başkent Lefkoşa’yı da ikiye ayırdı.</p>

<p>Yaklaşık 180 kilometre boyunca uzanan tampon bölgenin genişliği bazı yerlerde birkaç metreye inerken bazı bölgelerde kilometreleri buluyor. UNFICYP, ateşkes hatlarını denetleme, iki taraf arasındaki gerilimi azaltma ve sivil faaliyetleri kolaylaştırma görevini sürdürüyor.</p>

<p>Lefkoşa, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Avrupa’nın bölünmüş son başkentlerinden biri olarak kaldı. Kontrol noktalarının açılmasıyla iki taraf arasındaki geçişler kolaylaşsa da askerî hatlar ve tampon bölge varlığını koruyor.</p>

<h3><strong>Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu</strong></h3>

<p>Harekâttan sonra Kıbrıs Türk ve Rum temsilcileri arasında toplumlar arası görüşmeler yeniden başladı. Ancak ortak federal yapının niteliği, yetki paylaşımı, toprak, güvenlik ve göçmenlerin dönüşü konusunda anlaşmaya varılamadı.</p>

<p>Kıbrıs Türk tarafı, gelecekte kurulması öngörülen federasyonun Türk kanadını oluşturmak üzere 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni ilan etti. Yönetimin başına Rauf Denktaş geçti.</p>

<p>1975’te yapılan nüfus düzenlemeleri ve geçişler sonucunda Türk nüfusun büyük bölümü kuzeyde, Rum nüfusun büyük bölümü güneyde toplandı. Böylece iki bölgeli fiilî yapı demografik açıdan da belirginleşti.</p>

<h3><strong>KKTC 1983’te ilan edildi</strong></h3>

<p>Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Yeni devleti yalnızca Türkiye tanıdı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, KKTC’nin bağımsızlık ilanını hukuken geçersiz sayan kararlar kabul etti ve diğer devletlere tanımama çağrısı yaptı. Bu nedenle uluslararası toplum, Ada’nın tamamını temsilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımayı sürdürüyor.</p>

<p>Türk tarafı ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1963’ten itibaren iki toplumlu ortaklık niteliğini kaybettiğini, Rum yönetiminin tek başına bütün Ada’yı temsil edemeyeceğini savunuyor. Günümüzdeki çözüm tartışmasının temelinde de bu egemenlik ve temsil uyuşmazlığı bulunuyor.</p>

<h3><strong>Türkiye’ye uygulanan silah ambargosu savunma sanayisini etkiledi</strong></h3>

<p>Harekât, Türkiye’nin Batı ülkeleriyle ilişkilerinde ciddi bir krize yol açtı. ABD Kongresi, Amerikan silahlarının Kıbrıs Harekâtı’nda kullanıldığı gerekçesiyle 1975’te Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı.</p>

<p>Ambargo, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yedek parça ve mühimmat tedarikinde sorunlara neden oldu. Türkiye buna karşılık bazı Amerikan askerî tesislerinin faaliyetlerini sınırlandırdı.</p>

<p>Bu dönem, Türkiye’nin dışa bağımlı savunma yapısının risklerini açık biçimde gösterdi. ASELSAN başta olmak üzere millî savunma sanayisi kuruluşlarının geliştirilmesi ve haberleşme sistemlerinin yerlileştirilmesi yönündeki çalışmalar hız kazandı. Harekât bu nedenle Türkiye’nin savunma sanayisi politikasında önemli bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor.</p>

<h3><strong>Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliği yeni bir katman oluşturdu</strong></h3>

<p>Kıbrıs Cumhuriyeti, Ada’da kapsamlı bir çözüm sağlanamadan 2004’te Avrupa Birliği’ne üye oldu. Hukuken Ada’nın tamamı AB toprağı sayılmasına rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin etkili kontrol kullanmadığı kuzey kesiminde AB müktesebatının uygulanması geçici olarak askıya alındı. </p>

<p>Bu yapı nedeniyle Kıbrıslı Türkler AB vatandaşlığı haklarından bireysel olarak yararlanabilse de kuzeydeki kurumlar AB’nin resmî yapısına dahil değil. AB, Kıbrıs Türk toplumuna ekonomik ve sosyal destek programları uyguluyor ancak bu yardımların kuzeydeki yönetimi tanıma anlamına gelmediğini özellikle belirtiyor.</p>

<p>Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliği, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecini de doğrudan etkiledi. Limanların ve havaalanlarının Kıbrıs Cumhuriyeti bağlantılı taşıtlara açılması, müzakere başlıkları ve karşılıklı tanıma tartışmaları Türkiye-AB ilişkilerinin kronik sorunlarından biri haline geldi.</p>

<h3><strong>2004 Annan Planı iki toplumdan farklı sonuç aldı</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı kapsamlı çözüm planı, 24 Nisan 2004’te iki toplumda ayrı ayrı referanduma sunuldu. Plan, iki kurucu devletten oluşacak birleşik federal bir Kıbrıs öngörüyordu.</p>

<p>Kıbrıs Türk seçmenlerin çoğunluğu plana “evet” derken Kıbrıs Rum seçmenlerin büyük çoğunluğu “hayır” oyu verdi. Planın yürürlüğe girebilmesi için her iki toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğinden birleşme gerçekleşmedi.</p>

<p>Referandum sonucu, Türk tarafında uluslararası izolasyonların kaldırılması beklentisini güçlendirdi ancak geniş çaplı doğrudan tanınma sağlanmadı. Rum tarafında ise güvenlik, Türk askerlerinin varlığı, garantiler, mülkiyet ve planın uygulanabilirliği konularındaki kaygılar belirleyici oldu.</p>

<h3><strong>Crans-Montana görüşmeleri de sonuçsuz kaldı</strong></h3>

<p>BM gözetiminde uzun yıllar boyunca çok sayıda müzakere turu gerçekleştirildi. Görüşmeler genel olarak iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon çerçevesinde yürütüldü.</p>

<p>2017’de İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında düzenlenen konferans, çözüm için en kapsamlı girişimlerden biri oldu. Yönetim ve güç paylaşımı, toprak, mülkiyet, güvenlik ve garantiler başlıkları ele alınmasına rağmen taraflar nihai anlaşmaya ulaşamadı.</p>

<p>Crans-Montana sonrasında Kıbrıs Türk tarafında egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm tezi daha güçlü biçimde savunulmaya başlandı. Kıbrıs Rum tarafı ise BM kararları çerçevesindeki iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modelini temel çözüm zemini olarak korudu.</p>

<h3><strong>Günümüzde iki farklı çözüm modeli karşı karşıya bulunuyor</strong></h3>

<p>Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, mevcut koşullarda yeni bir ortaklığın ancak iki tarafın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle kurulabileceğini savunuyor. Bu yaklaşım, iki devletin işbirliğine dayalı bir çözümü öne çıkarıyor.</p>

<p>Kıbrıs Rum tarafı, Yunanistan, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yerleşik kararları ise iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modelini destekliyor. Rum tarafı, iki devletli çözümün Ada’nın bölünmesini kalıcı hale getireceğini ileri sürüyor.</p>

<p>Tarafların müzakerelerin hangi statü temelinde başlayacağı konusunda dahi anlaşamaması, kapsamlı görüşmelerin yeniden başlamasını zorlaştırıyor. BM Genel Sekreteri’nin 2025’te yürüttüğü gayriresmî toplantılarda yeni geçiş noktaları, mayın temizliği, çevre, gençlik ve ortak teknik çalışmalar gibi güven artırıcı önlemler üzerinde ilerleme aranmıştı. </p>

<h3><strong>Doğu Akdeniz’deki enerji mücadelesi Kıbrıs’ın önemini artırdı</strong></h3>

<p>Doğu Akdeniz’de doğal gaz sahalarının keşfedilmesi, Kıbrıs sorununu enerji güvenliği ve deniz yetki alanları tartışmalarının merkezine taşıdı. Kıbrıs Cumhuriyeti, çeşitli ülkelerle münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yaparak uluslararası enerji şirketlerine ruhsat verdi.</p>

<p>Türkiye, Kıbrıs Türklerinin Ada’nın doğal kaynaklarında eşit hak sahibi olduğunu ve Rum yönetiminin tek taraflı işlemler yapamayacağını savundu. Ankara ayrıca kendi kıta sahanlığı iddiaları doğrultusunda sondaj ve sismik araştırma faaliyetleri yürüttü.</p>

<p>Bu uyuşmazlık, Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve diğer bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri etkiliyor. Kıbrıs’ta siyasi çözüm sağlanması halinde enerji kaynaklarının ortak projeler ve bölgesel işbirliği için kullanılabileceği; çözümsüzlüğün devamında ise gerilim kaynağı olmayı sürdüreceği değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Mülkiyet sorunu çözümün en karmaşık başlıklarından biri</strong></h3>

<p>1974’te yer değiştiren Rum ve Türklerin geride bıraktıkları taşınmazlar, Kıbrıs sorununun en kapsamlı hukuki ve ekonomik dosyalarından birini oluşturuyor. Eski mülk sahipleri iade, tazminat veya takas talep ederken mevcut kullanıcıların haklarının nasıl korunacağı konusunda farklı görüşler bulunuyor.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kuzeyde oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonunu belirli koşullarda başvurulması gereken iç hukuk yolu olarak kabul etti. Bununla birlikte mülkiyet meselesi, yalnızca bireysel davalarla çözülebilecek bir konu olmaktan çok, kapsamlı siyasi anlaşmanın toprak ve nüfus düzenlemeleriyle bağlantılı bir parçası olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Olası bir çözümde hangi bölgelerin yönetiminin değişeceği, kaç kişinin eski mülküne dönebileceği, hangi taşınmazlar için tazminat ödeneceği ve finansmanın nasıl sağlanacağı temel tartışma alanları arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Kayıp kişiler dosyası insani önemini koruyor</strong></h3>

<p>1963-1964 çatışmaları ile 1974 olaylarında yüzlerce Türk ve Rum kayboldu. Aileler uzun yıllar yakınlarının akıbetini öğrenemedi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler desteğiyle çalışan Kayıp Şahıslar Komitesi, iki toplumlu ekipler aracılığıyla mezar alanlarını araştırıyor, bulunan kalıntıları kimliklendirmeye ve ailelere teslim etmeye çalışıyor. Bu faaliyet, siyasi anlaşmazlıktan bağımsız biçimde yürütülen en önemli insani işbirliği alanlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak tüm kayıpların akıbeti henüz açıklığa kavuşturulmuş değil. Tanıkların yaşlanması, yerleşim alanlarının değişmesi ve bazı mezarların taşınmış olabileceği iddiaları, çalışmaların zamanla yarışmasına neden oluyor.</p>

<h3><strong>Kapalı Maraş tartışması devam ediyor</strong></h3>

<p>Mağusa yakınlarındaki Maraş bölgesi, 1974 öncesinde Akdeniz’in önemli turizm merkezlerinden biriydi. Rum nüfusun bölgeden ayrılmasının ardından Maraş askerî kontrol altında kapalı tutuldu.</p>

<p>Birleşmiş Milletler kararlarında bölgenin eski sakinleri dışındaki kişilerce iskân edilmemesi gerektiği belirtilirken, son yıllarda Maraş’ın bazı kısımlarının ziyaretçilere açılması yeni tartışmalara neden oldu. Rum tarafı ve uluslararası kuruluşlar adımların BM kararlarına aykırı olduğunu savunurken, Türk tarafı mülkiyet hakları gözetilerek açılım yapılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Maraş, mülkiyet, egemenlik, yerinden edilmiş kişiler ve güven artırıcı önlemlerin bir araya geldiği sembolik dosyalardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Harekât Türkiye ile Yunanistan ilişkilerini kalıcı biçimde etkiledi</strong></h3>

<p>1974 sonrasında Türkiye-Yunanistan ilişkileri yalnızca Kıbrıs üzerinden değil, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki diğer uyuşmazlıklarla birlikte şekillendi. Kıta sahanlığı, hava sahası, karasuları, adaların silahlandırılması ve deniz yetki alanları gibi sorunlar Kıbrıs meselesiyle iç içe geçti.</p>

<p>İki ülke arasındaki siyasi gerilim yükseldiğinde Kıbrıs’taki askerî denge daha fazla önem kazanıyor. Diyalog dönemlerinde ise Ada’daki çözüm çabalarının ilerleyebileceği beklentisi doğuyor.</p>

<p>Kıbrıs meselesi, NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan arasında savunma planlamasını zorlaştıran stratejik bir sorun olmaya devam ediyor. İngiltere’nin Ada’daki egemen üsleri ve garantörlük statüsü de Kıbrıs’ı Avrupa, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz güvenlik denkleminde özel bir konumda tutuyor.</p>

<h3><strong>Kuzey Kıbrıs’ın ekonomisi Türkiye ile yakından bağlantılı</strong></h3>

<p>KKTC’nin yalnızca Türkiye tarafından tanınması, doğrudan uluslararası ticaret, ulaşım ve finans ilişkilerini sınırlandırıyor. Kuzey Kıbrıs’a uluslararası uçuşların büyük bölümü Türkiye üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Türkiye, KKTC’nin bütçesine, altyapısına, ulaşımına, eğitimine ve kamu hizmetlerine mali destek sağlıyor. Türk lirasının kullanılması nedeniyle Türkiye’deki enflasyon ve kur hareketleri kuzey ekonomisini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Buna karşılık yükseköğretim, turizm, inşaat ve hizmet sektörleri kuzey ekonomisinin temel alanlarını oluşturuyor. Siyasi çözümsüzlük, yabancı yatırım, uluslararası finansmana erişim ve ticaret imkanları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>Toplumlar arası temaslar geçmişe göre arttı</strong></h3>

<p>2003’ten itibaren geçiş noktalarının açılması, Türk ve Rum toplumları arasında günlük temasları artırdı. Binlerce kişi çalışma, eğitim, alışveriş, turizm, dinî ziyaret veya aile bağları nedeniyle karşılıklı geçiş yapmaya başladı.</p>

<p>İki toplumlu sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek örgütleri ve gençlik grupları ortak projeler yürütüyor. Kültürel mirasın korunması, kayıp kişilerin bulunması, sağlık, çevre ve afetlerle mücadele gibi alanlarda teknik komiteler faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte yarım yüzyılı aşan ayrılık, iki toplumun farklı eğitim sistemlerinde ve farklı tarih anlatılarıyla yetişmesine yol açtı. Yeni kuşakların birbirini yeterince tanımaması, karşılıklı güvensizlik ve milliyetçi söylemler kalıcı uzlaşmanın önündeki toplumsal engeller arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Türkiye’de 20 Temmuz barış ve güvenliğin simgesi olarak anılıyor</strong></h3>

<p>Türkiye ve KKTC’de harekâtın başladığı 20 Temmuz, “Barış ve Özgürlük Bayramı” olarak kutlanıyor. Resmî törenlerde harekâtın Kıbrıs Türk toplumunu ortadan kaldırılma tehlikesinden kurtardığı ve Ada’ya barış getirdiği vurgulanıyor. Türkiye’nin resmî görüşü, 1974’ten bu yana toplumlar arası geniş çaplı çatışma yaşanmamasını harekâtın yarattığı güvenlik dengesiyle ilişkilendiriyor. </p>

<p>Kıbrıs Rum tarafında ise 20 Temmuz, işgalin ve yerinden edilmenin başlangıcı olarak anılıyor. Törenlerde kayıp kişiler, göçmenler, mülkiyet kayıpları ve Ada’nın bölünmüşlüğü öne çıkarılıyor.</p>

<p>Bu karşıt anma biçimleri, Kıbrıs sorununda yalnızca toprak ve yönetim paylaşımı değil, tarihsel hafıza ve adalet algısı konusunda da derin bir ayrılık bulunduğunu gösteriyor.</p>

<h3><strong>Harekâtın en belirgin sonucu güvenlik ile bölünmüşlüğün birlikte kalıcılaşması oldu</strong></h3>

<p>Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk toplumu açısından 1960’lı yıllardan beri devam eden kuşatma, saldırı ve güvenlik kaygılarını sona erdiren temel gelişme olarak kabul ediliyor. Kuzeyde coğrafi bütünlüğe sahip bir Türk yönetiminin oluşması, Kıbrıs Türklerinin kendi kurumları altında yaşamasını sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan harekât, Ada’nın fiilen ikiye bölünmesini, geniş nüfus hareketlerini, mülkiyet sorunlarını ve uluslararası tanınma uyuşmazlığını kalıcılaştırdı. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün 1964’ten beri görev yapması, çözümsüzlüğün ne kadar uzun sürdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Bugün Kıbrıs’ta sıcak savaş yaşanmaması önemli bir kazanım olsa da mevcut düzen kapsamlı barış anlaşmasına dayanmıyor. Ateşkes hattı, yabancı askerî varlık, garantörlük sistemi, kayıplar, mülkiyet, egemenlik ve uluslararası statü sorunları varlığını koruyor.</p>

<h3><strong>Kıbrıs sorununun geleceğini siyasi eşitlik ve güvenlik belirleyecek</strong></h3>

<p>Kalıcı çözüm için yönetim ve güç paylaşımı, siyasi eşitlik, toprak düzenlemesi, mülkiyet, güvenlik, garantiler ve askerî varlık başlıklarının aynı paket içinde ele alınması gerekiyor. Taraflardan biri için güvenlik sağlayan bir düzenin diğer tarafça tehdit olarak görülmesi, müzakerelerin temel çıkmazını oluşturuyor.</p>

<p>Türk tarafı geçmişte yaşanan saldırılar nedeniyle Türkiye’nin etkin ve fiilî garantisinin vazgeçilmez olduğunu savunuyor. Rum tarafı ise Türkiye’nin askerî varlığının ve tek taraflı müdahale hakkının devam ettiği bir düzeni güvenli kabul etmiyor.</p>

<p>Kıbrıs Barış Harekâtı bu nedenle yalnızca 1974’te tamamlanmış bir askerî operasyon olarak değil, günümüzdeki siyasi modelleri, güvenlik doktrinlerini, Türkiye-Yunanistan ilişkilerini ve Doğu Akdeniz dengelerini biçimlendiren canlı bir tarihsel kırılma olarak önemini koruyor. Aradan geçen yarım yüzyılı aşkın süre, çatışmanın durdurulabildiğini ancak ortak ve kalıcı bir barış düzeninin henüz kurulamadığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlhami Türksal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/kibris-baris-harekatinin-52-yillik-sureci-ve-bugune-uzanan-etkileri</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/kibris-baris-harekatinin-52-yillik-sureci-ve-bugune-uzanan-etkileri.webp" type="image/jpeg" length="31583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TRT, Dünya Kupası finalindeki dev şovu yayınlamadı]]></title>
      <link>https://www.yaylahaber.com.tr/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yaylahaber.com.tr/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 1, Dünya Kupası finalindeki yıldızlarla dolu devre arası gösterisini yayınlamadı. Kanalın tercihi sosyal medyada yeni bir tartışma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası finalinde İspanya ile Arjantin karşı karşıya gelirken, TRT 1’in maçın devre arasında düzenlenen müzik gösterisini ekranlara getirmemesi sosyal medyada tartışma yarattı. Madonna, BTS, Justin Bieber ve Shakira’nın da yer aldığı gösteri birçok ülkedeki resmi yayıncı tarafından izleyiciyle buluşturulurken, TRT devre arasında reklam ve maç değerlendirmelerine yer verdi.</p>

<p>FIFA Dünya Kupası tarihinde ilk kez düzenlenen kapsamlı devre arası gösterisi, New Jersey’deki New York New Jersey Stadyumu’nda gerçekleştirildi. FIFA tarafından açıklanan programda gösterinin Coldplay’in solisti Chris Martin tarafından hazırlandığı ve milyonlarca izleyiciye canlı ulaştırılacağı belirtilmişti.</p>

<p><img alt="Trt, Dünya Kupası Finalindeki Dev Şovu Yayınlamadı 2" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Dünyaca ünlü sanatçılar sahneye çıktı</strong></h3>

<p>Devre arası gösterisinde Madonna, Shakira, BTS ve Justin Bieber kısa performanslarla sahne aldı. Burna Boy, orkestra şefi Gustavo Dudamel, PS22 Çocuk Korosu ve Coldplay üyeleri de yaklaşık 11 dakikalık programda yer aldı.</p>

<p>Madonna’nın gösterinin açılışını yaptığı, BTS’in “Dynamite” adlı şarkıyı seslendirdiği ve Justin Bieber’ın akustik bir performans sunduğu bildirildi. Shakira ise Burna Boy ile birlikte turnuva için hazırlanan parçayı seslendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><a href="https://www.youtube.com/watch?v=B7hIiaXBpco" rel="nofollow"><span style="color:#2980b9">dünya kupası final show'u izlemek için tıkla</span></a></h2>

<h3><strong>TRT reklam ve maç analizine yer verdi</strong></h3>

<p>Türkiye’de final karşılaşmasını yayınlayan TRT 1, ilk yarının sona ermesinin ardından stadyumdaki gösteriye geçmedi. Devre arasında reklam kuşağı yayınlanırken, spor yorumcuları karşılaşmanın ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bu nedenle karşılaşmayı TRT 1’den takip eden izleyiciler, FIFA’nın resmi devre arası programını canlı olarak izleyemedi. TRT’nin gösteriyi neden yayınlamadığına ilişkin haberin hazırlandığı saate kadar kamuoyuna yansıyan resmi bir açıklama bulunmuyordu.</p>

<p><img alt="Trt, Dünya Kupası Finalindeki Dev Şovu Yayınlamadı 3" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi-3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Yayın tercihi sosyal medyada gündem oldu</strong></h3>

<p>Devre arası gösterisinin ekrana getirilmemesi, sosyal medya kullanıcılarının tepkisine neden oldu. Çok sayıda futbolsever, uzun süredir duyurulan ve yıldız sanatçıların katıldığı organizasyonun Türkiye’deki yayında gösterilmemesini eleştirdi.</p>

<p>Bazı kullanıcılar TRT’nin reklam ve maç analizini tercih etmesini yayıncılık açısından yanlış bulurken, bazı izleyiciler de devre arasının sportif değerlendirmelere ayrılmasını savundu. Tartışma kısa sürede sosyal medyanın öne çıkan başlıkları arasına girdi.</p>

<h3><strong>Devre arası şovu ilk kez düzenlendi</strong></h3>

<p>FIFA, 2026 Dünya Kupası finaliyle birlikte turnuva tarihinde ilk kez Super Bowl benzeri kapsamlı bir devre arası gösterisi düzenledi. Program, FIFA ile Global Citizen işbirliğinde hazırlanırken elde edilen gelirin çocukların eğitim ve spor olanaklarını destekleyen bir fona aktarılması hedeflendi.</p>

<p>Gösterinin futbolun geleneksel yapısını değiştirdiğini savunanlar kadar, organizasyonu küresel bir eğlence etkinliğine dönüştürdüğünü düşünenler de oldu. Bazı yabancı yayıncılar programı canlı verirken, bazı kanallar devre arasını maç yorumlarına ayırmayı tercih etti.</p>

<p><img alt="Trt, Dünya Kupası Finalindeki Dev Şovu Yayınlamadı 5" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi-5.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>İspanya kupaya uzatmalarda ulaştı</strong></h3>

<p>Final karşılaşmasının normal süresinde gol sesi çıkmadı ve mücadele uzatma bölümlerine taşındı. İspanya, Ferran Torres’in 106. dakikada attığı golle Arjantin’i 1-0 mağlup ederek Dünya Kupası’nı kazandı.</p>

<p>İspanya bu sonuçla tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğuna ulaşırken, son şampiyon Arjantin unvanını koruyamadı. Dev final kadar, karşılaşmanın devre arasındaki yayın tercihi de Türkiye’de gecenin en fazla konuşulan gelişmelerinden biri oldu.</p>

<p><img alt="Trt, Dünya Kupası Finalindeki Dev Şovu Yayınlamadı 6" height="720" src="https://yaylahabercomtr.teimg.com/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yaylahaber.com.tr/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yaylahabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/yaylahaber-com-tr/uploads/2026/07/trt-dunya-kupasi-finalindeki-dev-sovu-yayinlamadi.webp" type="image/jpeg" length="33639"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
