Öğrenimini çeşitli dallarda denedi. Sonunda hekimliği seçti. Halk ve Tekke edebiyatı yolunda hece ölçüsüyle yazdığı taşlamalarıyla tanındı. Çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı. İkinci Meşrutiyette (1908) Edirne’den milletvekili seçildi. Milli Eğitim Bakanı oldu. Sevr anlaşmasına imza attı.
İstiklal savaşına karşı çıkan “Yüzelliliklerden” sayıldığı için Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Af yasası çıkınca yurda döndü. (1938)
Felsefe, edebiyat ve tarih dallarında yapıtlar verdi. Şiirleri Serab-ı Ömrüm (1934) adlı yapıtta toplandı. Filozof Rıza’nın numarasız gözlük gibi herkese uyan taşlamaları çok ünlüdür. Aşağıda “Destan” adlı şiirinden alınan dörtlüklerde Rıza Tevfik kendisini tanıtıyor ve o günkü yönetimi yeriyor.
“SORMA HOCAM” ADLI TAŞLAMASI DA ÇOK ÜNLÜDÜR.
Nar-ı cehennemi önüme serme / Günahımı döküp kaygılar verme,
Kitapta yerini bana gösterme, / Ben o yazıyı seçemem hocam..
Filozof Rıza’yım dinsiz anlama, / Dini ben öğrettim kendi babama,
Her ipte oynadım cambazım ama / Sırat köprüsünü geçemem hocam…
Filozof Rıza’nın kurtuluş savaşına güveni yoktu. “Ancak politika yoluyla çözüme ulaşılır diyordu.” Ve o günlerde Mustafa Kemal’i de şöyle tanımlıyordu.
Siyaset çamura biraz kan kattı, / Bir koca kalpaklı adam yarattı,
Herkes ona taptı, Rıza dayattı, / secdeye varmayan o iblis oldu.
Feylezof Rıza’nın Sevr anlaşmasına imza atışını Yahya Kemal Beyatlı hiç unutmadı.
Onun için şu dörtlüğü yazdı.
Kızmasın kimse Rıza Tevfik’e, / Sevr’i imzalamaya gitti diye,
Çünkü idam olunan mahkûmun / Çektiriler ipini çingeneye…
KANGALLI RUHSATİ (1856-1899)
Ruhsati Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Deliktaş bucağında doğdu. Asıl adı Mustafa’dır. Okuma yazmayı köyünde öğrendi. Çobanlık ve çiftçilik yaptı.
Bektaşi dervişidir. Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleriyle üne ulaştı. Tasavvuf ve ahlak konularını da işledi. Ruhsati zamandan yakınarak sorunları şöyle sıralar.
Bir vakte erdi ki bizim günümüz, / Yiğit belli değil, mert belli değil,
Herkes yarasına derman arıyor, / Deva belli değil, dert belli değil,
Başın ayık değil, kederden yastan, / Ah ettikçe duman çıkıyor baştan,
Haraba yüz tuttu bizim gülistan, / Yayla belli değil, yurt belli değil,,,
BİLGE BAADDİN TAŞLAMALARI
1—Çeyrek altın 9200 TL. olmuş, birisi bana düğün davetiyesi gönderince, kendime icradan tebligat gelmiş gibi hissediyorum!
2—Ülkemizde çok fazla tarikat olması milletimizin çok dindar olmasından değil, çok cahil olmasındandır.
3—Dün gece yakalandığım bir virüse usulca sokulup “Korona mısın?” dedim. “Yok abi bildiğin yerli malı nezleyim” dedi.
4—Önce tohum sattılar, bu tohumlar böcekleri çekti. Böceklerden kurtulmak için” al ilaç” dediler. İlaçlar hasta etti. Hasta olunca da “al aşı” dediler.
Ama bunları yapan bütün dünyayı sömüren hep aynı emperyalist şirketti.
5—İktidar öldürücü salgının nedenini bulmuş. Virüs içkiden ve alkolden bulaşıyormuş. Bu yüzden içkiyi ve alkolü yasaklamışlar.
6- Ahlak namus, dürüstlük ve liyakat ülkem insanına bol geldi, yalan, talan ve aşağılanmak cehaletin tercihi oldu maalesef.
7—Adam kıymeti bilinmeyen ülkelerde, kıymeti bilinecek adam da yetişmez.
Ağlayarak gelmişim, gülerek gitmeliyim,
Kainatın, dünyanın sırrına ermeliyim,
Bir ömür yetmez bana, bin ömürdür dileğim,
Geldikçe gelmeliyim, gittikçe gelmeliyim…(Mehmet Özata)
31 Ekim 2025 / Mehmet Özata