Güncel

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'a göre asıl deprem riski hangi bölgede?

Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un son değerlendirmeleri, Türkiye'nin deprem gündeminde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Abone Ol

Yer bilimci Şener Üşümezsoy, Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki fay hatlarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, kamuoyunda sıkça tartışılan bazı deprem senaryolarından farklı görüşler ortaya koydu. Üşümezsoy, özellikle Denizli ve Pamukkale çevresindeki sismik hareketliliğe dikkat çekerek bölgede 6 ila 6,5 büyüklüğünde bir deprem riskinin bulunduğunu söyledi.

Bir YouTube programında konuşan Üşümezsoy, İstanbul, Adana, Malatya ve Ege Bölgesi'ndeki deprem potansiyeline ilişkin görüşlerini paylaştı.

Denizli ve Pamukkale hattına dikkat çekti

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un açıklamalarında en fazla öne çıkan bölge Denizli oldu.

Pamukkale ile Denizli arasında uzanan fay hattının son dönemde meydana gelen orta büyüklükteki depremler nedeniyle dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Üşümezsoy, bölgede aktif bir fay sisteminin bulunduğunu ifade etti.

Tarihsel süreçte de önemli kırılmaların yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, mevcut hareketlilik nedeniyle bölgede 6 ila 6,5 büyüklüğünde bir depremin meydana gelebileceği görüşünü dile getirdi. Ayrıca zemin yapısının bazı alanlarda zayıf olması nedeniyle olası bir depremin etkisinin daha fazla hissedilebileceğini söyledi.

İstanbul için görüşünü yineledi

Uzun yıllardır Marmara Bölgesi'ne ilişkin değerlendirmeleriyle gündeme gelen Üşümezsoy, İstanbul'da 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklemediğini yineledi.

Marmara Denizi içerisindeki fay sisteminin bazı uzmanların ifade ettiği şekilde tek parça ve çok büyük bir kırılma potansiyeline sahip olmadığını savunan Üşümezsoy, mevcut fay parçalarının üretebileceği depremlerin daha sınırlı büyüklüklerde kalacağını ileri sürdü.

Üşümezsoy, İstanbul için öngördüğü en yüksek deprem büyüklüğünün yaklaşık 6,2 seviyesinde olduğunu ifade etti.

Adana için büyük yıkım beklemediğini söyledi

Adana'nın kuzeyinde son dönemde yaşanan depremleri de değerlendiren Üşümezsoy, bölgede kamuoyunda dile getirilen bazı büyük deprem senaryolarına katılmadığını belirtti.

Fay sisteminin parçalı bir yapıya sahip olduğunu savunan Üşümezsoy, enerjinin tek bir hatta yoğunlaşmadığını ve bu nedenle büyük yıkım oluşturacak bir deprem beklemediğini söyledi.

Adana çevresinde meydana gelebilecek depremlerin yaklaşık 6,1 ila 6,2 büyüklüğünde olabileceğini ifade eden Üşümezsoy, vatandaşların paniğe kapılmasını gerektirecek bir tablo görmediğini dile getirdi.

Yedisu Fayı hakkında farklı değerlendirme

Uzmanların bir bölümünün dikkat çektiği Yedisu Fayı hakkında da görüşlerini paylaşan Üşümezsoy, bu bölgede sıkça dile getirilen 7,4 büyüklüğündeki deprem senaryosuna katılmadığını belirtti.

Fayın çevresindeki diğer sistemlerle etkileşim halinde olduğunu savunan Üşümezsoy, olası bir kırılma yaşansa bile depremin büyüklüğünün daha düşük seviyelerde kalacağını ileri sürdü.

Pötürge ve Ege Bölgesi için uyarılar

Üşümezsoy, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın Pötürge ilçesi çevresindeki tektonik hareketliliğin tamamen sona ermediğini de söyledi.

Bölgedeki sıkışmanın sürdüğünü ifade eden Üşümezsoy, fayın hareket etmesi durumunda yaklaşık 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem üretme potansiyeli bulunduğunu belirtti.

Ege Bölgesi'nde ise Marmaris açıklarında 6 büyüklüğüne ulaşabilecek depremler yaşanabileceğini ifade eden Üşümezsoy, Bodrum ve Santorini çevresinde ise büyük ölçekli bir deprem beklemediğini söyledi.

Deprem tahminleri konusunda farklı görüşler bulunuyor

Deprem bilimi alanında çalışan uzmanlar arasında, belirli fayların üretebileceği deprem büyüklükleri ve risk seviyeleri konusunda farklı değerlendirmeler bulunabiliyor.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un açıklamaları da kendi bilimsel değerlendirmelerini yansıtırken, Türkiye'deki deprem riski konusunda farklı uzmanlar tarafından farklı senaryolar ve analizler ortaya konulabiliyor. Bu nedenle deprem riskine ilişkin değerlendirmelerin, ilgili bilimsel çalışmalar ve resmi kurumların açıklamalarıyla birlikte ele alınması önem taşıyor.