PKK’nın kendini feshettiğini açıklamasının ardından dikkatler örgütün Suriye kolu olan YPG’ye çevrildi. Şam yönetimine silah bırakması beklenen YPG’nin, aksine hem kadro hem de mühimmat açısından yeniden yapılanma sürecine girdiği ortaya çıktı. Güvenlik kaynaklarına göre, İran’ın açık desteğiyle örgüte katılım sayısı 50 bini aştı.
PKK’nın bu sözde “fesih” kararıyla uluslararası kamuoyunu oyalamaya çalıştığı değerlendirilirken, sahada bunun tam tersi bir tablo yaşanıyor. Suriye’deki YPG yapılanması, teröristlere aylık 300 dolar maaş vererek saflarını genişletiyor. Bu durum, bölgede yeni ve organize bir tehdit oluştuğuna işaret ediyor.
YPG neden silah bırakmıyor?
Türkiye’nin uzun süredir güvenlik tehdidi olarak gördüğü YPG, PKK’nın fesih açıklamasına rağmen Suriye’deki varlığını korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha da güçleniyor.
ABD’nin dolaylı desteğiyle kurumsal bir yapıya bürünen YPG, Deyrizor ve Haseke bölgelerinde askeri hareketliliği artırdı. Şam yönetiminin silah bırakma çağrılarına ise şu ana kadar herhangi bir somut adımla karşılık vermedi.
İran desteğiyle mi büyüyor?
İran’ın Suriye’deki varlığı ve milis ağları, YPG’nin yeniden yapılanma sürecinde kritik rol oynuyor. Güvenlik birimleri, İran Devrim Muhafızları’nın örgüte doğrudan lojistik destek sağladığını, bölgedeki eğitim ve sevkiyat süreçlerine aracılık ettiğini belirtiyor.
Bu destekle birlikte, örgütün saflarına yeni katılımların 50 bini aştığı, bu sayının önemli bir bölümünü genç yaşta militanların oluşturduğu bildiriliyor.
300 dolar maaşla militan çekiyor
Terör örgütü YPG, ekonomik krizin pençesindeki Suriye’de, gençleri “maaş” vaadiyle kendi saflarına çekmeye başladı. Bölgedeki kaynaklar, yeni katılan teröristlere aylık 300 dolar maaş verildiğini ve bu paranın çoğunlukla İran kaynaklı yardım hatlarından karşılandığını ifade ediyor.
Bu sistemin, sadece militan sayısını artırmakla kalmadığı; aynı zamanda örgüt içinde hiyerarşik bir düzen oluşturmayı da hedeflediği belirtiliyor.
Uluslararası kamuoyuna mesaj mı?
PKK’nın sözde fesih kararı, bir yönüyle Avrupa Birliği ve ABD nezdinde "terör örgütü" etiketinden kurtulma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak eş zamanlı olarak YPG’nin yeniden silahlanması, bu kararın samimiyetsiz olduğunu gözler önüne seriyor.
Güvenlik kaynaklarına göre, bu gelişmeler sadece Türkiye açısından değil, Suriye'nin bütünlüğü ve bölgesel istikrar açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Türkiye’nin tutumu net
Ankara, PKK-YPG çizgisinde herhangi bir ayrım yapmadığını defalarca vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere devletin en üst düzey yetkilileri, YPG’nin “terör örgütünün Suriye kolu” olduğunu ve hiçbir meşruiyetinin kabul edilemeyeceğini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı ve MİT kaynaklarının, bu yeni yapılanmalar karşısında sahada aktif istihbarat ve güvenlik adımlarını artırdığı öğrenildi.