ÖZGÜRLÜK

Abone Ol

Özgürlük TDK sözlüğünde;

“1-Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî.

2-Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.”

olarak açıklanmıştır.

Bize sorsalar “Özgürlük nedir?” diye. Ne derdik?

Bence bu sorunun bize hangi yaşta veya durumdayken sorulduğuna göre çok değişirdi kişisel tanımlarımız..

Çocukken; istediğimiz zaman, istediğimiz kadar oyun oynayabilmek veya şeker yiyebilmekti belki özgürlüğümüz..

Ortaokuldayken; yazılı/sınav kaygısı olmadan kitap okuyabilmekti belki..

Lisede; ailemize “Arkadaşlarla buluşacağız, şu saatte eve gelmiş olurum.” diyebilmekti veya giyim kuşamımıza, saçımızın veya eteğimizin boyuna kimse müdahale etmeden karar verebilmekti…

Üniversitede; herkes özgürleşirdi… Üniversiteli olmanın yazılı olmayan en büyük kuralı buydu… Bazıları için sadece üniversitenin kapısından içeri adım atabilmek özgürlükken, bazıları içinse gösteri ve yürüyüşlerde yer alabilmekti..

Ömür boyu kolumuza takacağımız altın bilezik nitelemeli mesleğimize veya koluna girip sığınacağımız eşimize karar vermekti özgürlüğümüz bir dönem…

İster okulda söz almak için kaldırdığımız parmağımız, isterse oy atarken boyanan tırnağımız.. 

Televizyonun kumandası, bilgisayarımızın imleci, sosyal medyadaki beğenilerimiz… Özgürlüğümüzün sembolü değil midir?

Varsa; söyleyecek sözümüz, besleyecek umutlarımız, kurduğumuz hayallerimiz bizi sadece onlar özgür kılıyordur belki de…

Davranışlarımız karakterimiz ve yeteneklerimizle sınırlıyken; düşüncelerimiz alabildiğince özgür… Belki de en geniş özgürlük tarlamız: hayallerimiz, umutlarımız, düşüncelerimiz, imgelerimiz ve zihnimizde kurguladığımız sınıflandırmalarımız…

Düşünsenize… 

Alabildiğine koşup zirvelere zıplayabilir, istediğimiz kadar akrobatik hareketler yapabiliriz zihnimizde… 

Düşme, çarpma, yorulma, zarar görme ihtimali olmadan…

İstemediğiniz hiç kimseyi, hiçbir olayı dahil etmeyeceğiniz bir alan…

Kısıtlanmamış, sınırlanmamış tek mecra zihnimiz. Geri kalan her yerde uymamız gereken sınırlar söz konusu.. 

Başkalarının özgürlüğü ile sınır sınıra yaşıyoruz. Görünmeyen demir parmaklıklarla kendimizi sınırladığımız hayatta, hepimiz özgürüz:

Belki de birilerinin istediği kadar…