Siyaset

Özgür Özel’in WELT makalesinde gözden kaçan o detaylar: YENİ Parti ne kadar yeni?

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Alman WELT gazetesinde yayımlanan makalesi, muhalefetin gelecek vizyonunu uluslararası alanda tartışmaya açarken partinin "yeni"lik iddiasını yeniden sorgulatıyor.

Abone Ol

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Alman WELT gazetesinde yayımlanan yazısı, yalnızca Türkiye’deki iktidara yönelik sert eleştirileriyle değil, kendi siyasi geçmişi ve kurduğu yeni parti açısından ortaya çıkardığı sorularla da dikkat çekiyor. “Türkiye için yeni bir başlangıç” isteyen Özel, siyasetin yalnızca aktörlerini değil yapılış biçimini de değiştireceklerini savunuyor; ancak açıklanan hedeflerle YENİ Parti’nin kadrosal ve programatik yapısı birlikte değerlendirildiğinde “yeni” iddiasının nasıl hayata geçirileceği henüz ayrıntılı biçimde ortaya konmuş değil.

Özel’in makalesi, mevcut siyasi düzene yönelik kapsamlı bir eleştiri metni niteliğinde. Yargıdan ekonomiye, dış politikadan Kürt meselesine kadar geniş bir alanda değişim sözü veren Özel’in bundan sonraki en önemli sınavlarından biri ise eleştirdiği sistemi hangi somut mekanizmalarla değiştireceğini açıklamak olacak. Çünkü iktidar eleştirisi ile iktidara alternatif olacak ayrıntılı yönetim modeli aynı şey değil.

YENİ Parti gerçekten ne kadar yeni?

Özel, WELT’te YENİ Parti’nin “mevcut bir siyasi yapının başka bir isim altında devamı” olmayacağını özellikle vurguluyor. Ancak partinin kuruluş tablosu bu iddianın ayrıca tartışılmasını gerektiriyor. YENİ Parti, Özel ile birlikte CHP’den ayrılan 90 milletvekilinin de içinde bulunduğu 91 kişilik kurucu kadroyla yola çıktı; CHP döneminde grup yönetiminde görev yapan birçok isim yeni partide de benzer pozisyonlarını korudu.

Program açısından da önemli bir süreklilik bulunuyor. YENİ Parti’nin kuruluşunda açıklanan 41 sayfalık programın, Özel döneminde hazırlanan CHP programının temel bölümlerini esas aldığı ve özetlenerek yeni parti programına taşındığı bildirildi. Dolayısıyla Özel’in “başka bir isim altında devam etmeyeceğiz” sözünün siyasi karşılığının yalnızca tabela değişikliğiyle değil, kadro, karar alma sistemi ve politika üretim biçimindeki farklılıklarla gösterilmesi gerekecek.

CHP döneminin başarıları sahipleniliyor, sorumlulukları ne olacak?

Özel, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin ülke genelinde birinci parti olmasını kendi siyasi anlatısının önemli dayanaklarından biri olarak kullanıyor. O dönem genel başkanlığını yaptığı CHP’nin başarısını Türkiye’de değişimin habercisi olarak değerlendirmesi siyasi açıdan anlaşılır bir yaklaşım; ancak aynı dönem yalnızca seçim başarısından ibaret değildi. Özel’in şimdi eleştirdiği siyasal sistem içerisinde CHP’nin kendi örgütsel sorunları, aday belirleme tartışmaları ve parti içi karar mekanizmaları da bulunuyordu.

Buradaki temel soru şu: YENİ Parti, CHP döneminden yalnızca başarıları mı devralacak, yoksa o dönemde ortaya çıkan sorunlara ilişkin siyasi özeleştiri de yapacak mı? Yeni bir siyaset iddiasının ikna edici olabilmesi için geçmişteki başarıların sahiplenilmesi kadar, yanlış veya eksik görülen uygulamaların da açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.

Özel’in vaatleri güçlü ancak henüz genel başlıklardan oluşuyor

WELT makalesinde yargı bağımsızlığının yeniden tesis edilmesi, Meclis’in güçlendirilmesi, denge ve denetleme mekanizmalarının kurulması, kamuda liyakat, ekonomik istikrar, sosyal adalet ve güçlü yerel yönetimler gibi geniş bir reform listesi bulunuyor. Bunlar YENİ Parti’nin siyasi yönünü gösteriyor ancak hangi anayasal ve yasal değişikliklerle uygulanacağı konusunda makalede ayrıntılı bir yol haritası yer almıyor.

Örneğin Meclis’in hangi yetkilerinin artırılacağı, mevcut hükümet sisteminin nasıl değiştirileceği, yargı kurullarının hangi yöntemle yapılandırılacağı veya liyakat sisteminin hangi ölçülebilir kriterlerle güvence altına alınacağı açıklanmıyor. Bu nedenle Özel’in bundan sonraki aşamada genel demokratikleşme söylemini uygulanabilir yasa ve kurum önerilerine dönüştürmesi gerekecek.

Ekonomide değişim sözü var, reçetenin ayrıntıları sınırlı

Özel, ekonomide istikrar ve öngörülebilirlik sağlayacaklarını, büyümeyi sosyal adalet ve fırsat eşitliğiyle buluşturacaklarını söylüyor. Ancak WELT yazısında enflasyonla mücadele, bütçe disiplini, vergi sistemi, kamu harcamaları, gelir dağılımı veya yatırım politikaları konusunda ayrıntılı bir ekonomik program sunulmuyor.

Bu durum özellikle iktidar hedefi bulunan bir parti açısından önem taşıyor. “Öngörülebilir ekonomi” hedefinin hangi para ve maliye politikalarıyla gerçekleştirileceği, sosyal politikaların finansmanının nasıl sağlanacağı ve kamuda kaynak kullanımının hangi kurallarla değiştirileceği açıklanmadıkça ekonomik mesajlar ağırlıklı olarak siyasi hedef düzeyinde kalıyor.

Kürt meselesinde yöntem anlatılıyor, çözümün içeriği belirsiz

Özel’in yazısında dikkat çeken başlıklardan biri de Kürt meselesi. YENİ Parti lideri, sorunun daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirterek kapalı kapılar ardındaki süreçler yerine demokratik siyaset, şeffaflık ve geniş toplumsal mutabakat çağrısında bulunuyor.

Ancak burada da yöntemin ötesindeki politika çerçevesi açıklanmıyor. YENİ Parti’nin hangi yasal veya kurumsal düzenlemeleri savunacağı, Meclis’in süreçte nasıl bir rol üstleneceği ve “geniş toplumsal mutabakat”ın hangi mekanizmalarla oluşturulacağı yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor.

Almanya’ya verilen mesajın iç siyasetteki karşılığı ne?

Özel’in bu kapsamlı siyasi manifestoyu Türkiye’de değil, Almanya’nın en etkili yayın organlarından birinde yayımlaması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir tercih. Makalenin başından sonuna kadar Türkiye-Almanya ilişkileri, Avrupa, NATO ve Türkiye’nin demokratik geleceği arasında doğrudan bağ kuruluyor. WELT de yazıyı Özel’in Almanya’ya mesajı olarak yayımladı.

Muhalefet liderlerinin uluslararası kamuoyuna görüşlerini anlatmaları olağan bir siyasi faaliyet. Buna karşılık iktidar hedefindeki bir partinin Türkiye’ye ilişkin kapsamlı değişim programını yabancı kamuoyuna anlatırken, aynı politikaların Türkiye seçmenine hangi ayrıntılarla sunulduğu da önem taşıyor. Özel’in Almanya ve Avrupa’dan ne beklediği ise yazıda demokratik ve istikrarlı Türkiye vurgusunun ötesinde somut biçimde tarif edilmiyor.

Yargı eleştirisinde siyasi söylem ile hukuki gerçeklik ayrılmalı

Özel, belediye soruşturmaları ve CHP’nin 2023 kurultayına ilişkin süreci Türkiye’de siyasi rekabetin mahkeme salonlarına taşındığının göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu, YENİ Parti liderinin siyasi değerlendirmesi. WELT makalesinde de söz konusu yargı süreçleri Özel’in bakış açısından anlatılıyor.

Ancak devam eden veya sonuçlanmış yargı dosyalarının hukuki niteliği ile bu dosyaların siyasi etkileri birbirinden ayrılmalı. Bir soruşturmanın siyasi sonuç doğurması, tek başına suçlamaların hukuken dayanaksız olduğunu kanıtlamadığı gibi; soruşturmanın hukuki bir zemine sahip olması da siyasi etkisinin tartışılmasına engel değil. Özel’in iddialarının siyasi tartışma ile hukuki delil alanını birbirine karıştırmadan somutlaştırılması önem taşıyor.

Özel’in önündeki asıl sınav “yeni siyaset” iddiası

Özgür Özel’in WELT makalesi ne yapmak istediği konusunda geniş bir siyasi çerçeve sunuyor: Güçlü Meclis, bağımsız yargı, liyakatli kamu yönetimi, öngörülebilir ekonomi, daha katılımcı siyaset ve Avrupa ile güçlü ilişkiler. Ancak “yeni bir başlangıç” iddiasının yalnızca hedeflerle değil, bunların nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin somut mekanizmalarla desteklenmesi gerekiyor.

YENİ Parti açısından daha temel soru ise burada ortaya çıkıyor: CHP’nin büyük bölümünü oluşturan aynı milletvekilleri, önemli ölçüde aynı siyasi kadrolar ve CHP döneminde hazırlanan programa dayanan bir yapı, siyasetin yapılış biçimini nasıl değiştirecek? Özel’in önümüzdeki dönemde cevaplaması gereken mesele, partisinin adındaki “yeni” ifadesinden çok, eski siyasi alışkanlıklardan hangi somut yöntemlerle ayrılacağı olacak.