Güncel

Özgür-Der: Toplumsallaşma demek, meşruiyet demektir

Özgür-Der Çorum Temsilciliği, 2025–2026 eğitim dönemi programları kapsamında seminerlerine devam ediyor. Program çerçevesinde bu hafta Ömer Kılıç ve Kerim Erkoç, “Hamas Özelinde İslami Hareketlerin Toplumsallaşması” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Abone Ol

Seminerde ilk sözü alan Kerim Erkoç, Müslümanların sözleriyle, eylemleriyle ve duruşlarıyla doğruya, iyiye ve güzele örneklik teşkil etmekle sorumlu olduklarını vurguladı. Müslümanların tüm insanlık için örnek alınabilecek bir yaşam dünyası inşa etmesi gerektiğini ifade eden Erkoç, Gazze’de ortaya konulan iradenin hakikati görünür kıldığını söyledi.

İSLAMİ HAREKET CEMAATLE SINIRLI DEĞİLDİR

Erkoç, İslami Hareket kavramının yalnızca cemaat yapısıyla sınırlı olmadığını, cemaati kapsayan ancak onu aşan bir anlam taşıdığını belirtti. Kur’an ve sünnete dayanan, tevhid inancına sadık kalan, adalet merkezli ve ümmet bilinciyle hareket eden yapıların İslami Hareketin temel unsurları olduğunu dile getirdi.

Her düşüncenin hayata geçebilmesi için örgütlü bir yapıya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Erkoç, büyük idealleri olan fikir akımlarının güçlü bir teşkilat yapısı olmadan hedeflerine ulaşamayacağını ifade etti. Bu çerçevede cemaat yapılanmasının doğal bir sonuç olduğunu belirten Erkoç, ancak İslami Hareketin yalnızca tek bir alana hapsedilemeyeceğini, gücü ve konumuna göre hayatın her alanında söz ve eylem üretmesi gerektiğini kaydetti.

AKSA TUFANI BİR KIRILMA NOKTASIDIR

7 Ekim 2023’te gerçekleşen Aksa Tufanı sürecinin, İslam dünyasındaki cemaatler, STK’lar ve İslami hareketler açısından köklü bir muhasebe ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Erkoç, bu sürecin Batı toplumlarında oluşturduğu etkiye de dikkat çekti. Büyük bir küresel kaos ortamında umut meşalesinin ancak daha ikna edici söylemler ve güçlü örgütlenme biçimleriyle yakılabileceğini ifade etti.

Erkoç, aceleci sonuç beklentisinden uzak, ihlas ve sabırla çalışmanın; kamuoyu oluşturmanın, mevzi kazanmanın ve kalıcı bir miras bırakmanın yegâne yolu olduğunu vurguladı.

“TOPLUMSALLAŞMA MEŞRUİYETİN TEMELİDİR”

Seminerin ikinci bölümünde söz alan Ömer Kılıç ise Aksa Tufanı ve Gazze sürecinin nasıl bir sınav ortaya koyduğunu değerlendirdi. Toplumsal duyarlılığın zayıf kaldığını, ideolojik reflekslerin öne çıktığını belirten Kılıç, sokakları harekete geçirecek güçlü bir toplumsal kültürün henüz oluşmadığını söyledi.

Bölge ülkelerindeki baskıcı yönetimlere dikkat çeken Kılıç, bu şartlar altında örgütlü yapıların ayakta kalmasının son derece zor olduğunu ifade etti. Gazze’de tüm yaşananlara rağmen halkın Hamas’ın yanında durduğunu vurgulayan Kılıç, “Toplumsallaşma demek, meşruiyet demektir” ifadesiyle bu duruşun altını çizdi.

“GAZZE GÜNDEMDEN DÜŞMEMELİ”

Gazze’de yaşananların ateşkes sonrası yalnızca imar ve inşa sürecine indirgenmesinin büyük bir tehlike olduğuna işaret eden Kılıç, unutulan soykırımların tekrar edebileceğini söyledi. Uluslararası hukukun aşındığı bir ortamda cezasızlığın çatışmaları körüklediğini ifade eden Kılıç, Gazze’nin gündemden düşmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Program, soru-cevap bölümü ve katılımcıların katkılarıyla sona erdi.