Sunumunda Suriye devrim sürecine değinen Üzer, hiçbir şeyin sanıldığı gibi kısa sürede gerçekleşmediğini vurguladı. Yaşananların komplo teorileriyle açıklanamayacağını belirten Üzer, bunun ne insanlığa ne de vicdana sığacağını ifade etti. Bugün gelinen noktanın büyük bedeller ödenerek kazanılmış bir halk hareketi olduğunu söyleyen Üzer, Suriye halkının yaşadığı büyük acılara rağmen tevekkül ederek direndiğini ve ayakta kaldığını dile getirdi.
“ALGILAR İDEOLOJİK KAYGILARLA MANİPÜLE EDİLİYOR”
Modern ve seküler dünyanın, gaybı tamamen dışlayan bir düşünme biçimi ürettiğini belirten Üzer, Müslümanların da bu durumdan etkilendiğini söyledi. Çevredeki siyasal ve sosyal gelişmelerin Kemalist ve laik yapılar tarafından ideolojik ve mezhepsel kaygılarla manipüle edildiğini vurgulayan Üzer, özellikle öznesi Müslümanlar ya da İslami hareketler olan olayların değerlendirilmesinde hakikatin çarpıtıldığını ifade etti.
YENİ SURİYE’NİN DENGE SİYASETİ
Yeni Suriye devletinin uluslararası arenada denge siyaseti yürüttüğünü hatırlatan Üzer, ABD, AB, Rusya ve bölge ülkeleriyle yürütülen diplomasinin siyasi dengeler gözetilerek sürdürüldüğünü söyledi. Türkiye’nin, Suriye’nin uluslararası alanda tanınması için ciddi bir çaba sarf ettiğini de sözlerine ekledi.
“DEZENFORMASYONA KARŞI DİKKATLİ OLMALIYIZ”
İsrail, işgal altındaki Golan Tepeleri ile Kürt ve Dürziler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Üzer, Esed rejiminin yıllarca kendi halkına kimyasal silah kullanırken İsrail’e tek bir kurşun dahi atmadığını hatırlattı. Yeni yönetimin İsrail’le hemen savaşmamasının saha gerçekliğinden uzak eleştirilerle hedef alındığını belirten Üzer, Esed’in çekilirken stratejik noktaların istihbaratını paylaştığını ve ardından İsrail’in nokta operasyonlar gerçekleştirdiğini ifade etti.
“ASILSIZ PROPAGANDALARA İTİBAR EDİLMEMELİ”
Suriye’deki yeni yönetimin intikam peşinde koşmadığını, af yolunu seçtiğini belirten Üzer, buna rağmen “Dürziler ya da Kürtler katlediliyor” şeklindeki iddiaların ideolojik saiklerle ortaya atılan asılsız propagandalar olduğunu söyledi. YPG’nin emperyalist güçlerle iş birliği yaparken kendisini “anti-emperyalist” gibi sunduğunu belirten Üzer, buna karşın Ahmet Şara ve ekibinin yıllarca Esed, İran, Rusya ve ABD’ye karşı mücadele verdiğini hatırlattı.
Program, soru-cevap bölümü ve katılımcıların katkılarıyla sona erdi.