Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerde ruhsal ve davranışsal risklerin erken belirlenmesi amacıyla okul temelli yeni bir tarama sistemi üzerinde çalışıyor. Planlamaya göre 4, 7, 9 ve 11’inci sınıflardaki öğrencilere, velilere ve öğretmenlere anket uygulanacak; belirlenen risk düzeyine göre rehberlik servisi, aile hekimi, sağlıklı hayat merkezi veya hastaneye yönlendirme yapılacak.
Uygulamanın takvimi henüz kesinleşmezken formların dijital ortama aktarılması ve iki bakanlık arasındaki çalışmaların tamamlanmasının ardından taramaların başlatılması planlanıyor. Sistem, öğrencilere doğrudan tanı koymayı değil, destek veya uzman değerlendirmesi gerektirebilecek durumları erken aşamada belirlemeyi amaçlıyor.
Üç ayrı gruba anket uygulanacak
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonunda yaptığı sunumda, taramanın öğrenci, veli ve öğretmenler tarafından doldurulacak kısa anketlerle gerçekleştirileceğini açıkladı. Uygulamanın tüm öğrencilere yapılacağını belirten Öz, böylece belirli çocukların hedef gösterilmesinin ve damgalanmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi.
Tarama kapsamında genel ruh sağlığının yanı sıra öfke kontrolü, dürtüsel davranışlar, madde ve davranışsal bağımlılık riskleri değerlendirilecek. Akran zorbalığı, zorbalığa maruz kalma, kendine zarar verme ihtimali ile sözel, fiziksel veya davranışsal istismar belirtileri de anketlerde sorgulanacak.
Risk düzeyine göre yönlendirme yapılacak
Değerlendirmede düşük risk tespit edilen öğrenciler için okul rehberlik servisi aracılığıyla görüşme ve okul temelli destek programları uygulanacak. Böylece öğrencinin durumu eğitim ortamında izlenecek ve gerekli görülmesi halinde yeniden değerlendirme yapılacak.
Orta düzeyde risk belirlenen öğrenciler sağlıklı hayat merkezlerine veya aile hekimlerine yönlendirilecek. Bu öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığının müdahale programlarının uygulanması ve belirli bir süre sonra yeniden tarama yapılması planlanıyor.
Yüksek riskte psikiyatri randevusu alınacak
Yüksek risk tespit edilen çocuklar, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına sevk edilecek. Erdoğan Öz, bu durumda randevunun Sağlık Bakanlığı tarafından alınacağını ve sağlık hizmetine erişimde gecikmeye izin verilmeyeceğini belirtti.
Ailenin en geç 24 saat içinde bilgilendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki süreçlerin işletilmesi öngörülüyor. Risk taşıdığı değerlendirilen öğrencinin yalnızca okul yönetimine bırakılmaması, sağlık ve sosyal hizmet birimlerinin de sürece dahil edilmesi hedefleniyor.
Uygulamanın başlangıç tarihi henüz açıklanmadı
Projenin hangi eğitim döneminde ve kaç okulda başlatılacağı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki görüşmelerin sürdüğü, anketlerin dijital sistem üzerinden uygulanabilmesi için teknik çalışmaların tamamlanmasının beklendiği bildirildi.
Uygulama başlamadan önce kişisel sağlık verilerinin nasıl korunacağı, sonuçlara kimlerin erişebileceği ve öğrencilerin mahremiyetinin hangi yöntemlerle güvence altına alınacağı gibi başlıkların da netleştirilmesi gerekiyor. TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt da çocuklara yönelik düzenlemelerde eğitim hakkı, mahremiyet, kişisel verilerin korunması ve damgalanmama hakkının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Okul saldırıları ve dijital riskler ele alındı
Çalışma, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskleri araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun toplantısında gündeme geldi. Komisyon toplantısında sağlık, eğitim, adalet, sosyal hizmet, dijital güvenlik ve aile desteğinin birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.
Komisyon Başkanı Beyazıt, okullardaki ağır şiddet olaylarının yalnızca münferit güvenlik vakaları olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Çocukların yaşam hakkını, ruhsal bütünlüğünü ve güvenli eğitim hakkını koruyacak bütüncül bir çocuk koruma sistemine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Otizm taramalarında sayı yükseldi
Erdoğan Öz, toplantıda otizm tarama ve takip programına ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında 255 bin çocuk taranırken, 2026 yılının 14 Temmuz tarihine kadar taranan çocuk sayısı 924 bine çıktı.
Yönlendirmeler sonucunda otizm tanısı alan çocuk sayısının 224’ten 476’ya, farklı tanılar alan çocuk sayısının ise 437’den 860’a yükseldiği açıklandı. Bakanlık, okul çağındaki çocuklarda yapılacak yeni taramayla ruhsal ve davranışsal risklere de daha erken müdahale etmeyi hedefliyor.