“Nazar etme Ne Olur Çalış Senin de Olur”
Olsun, kızsalar da ben bu yazıyı yazacağım.
Geçtiğimiz günlerde, özellikle bilgisayar işletim sistemleri ve akıllı telefon alanında dünyada ün salmış, küresel piyasanın büyük bir çoğunluğunu elinde tutan apple şirketi, apple store adıyla bilinen ikinci mağazasını İstanbul’da açmış.
İlk bakışta ne var bunda diyebilirsiniz.
Fakat açılışta inanılmaz bir izdiham, İphone6 diye bilinen akıllı telefonlardan satın alabilmek için, metrelerce uzayıp giden kuyruklar varmış.
Ne alaka yani?
Peki o zaman, dikkatlerinizi 19 Haziran 1979 tarihli hürriyet gazetesinden bir habere çekmek isterim.
Başlık şu şekilde: “Benzin ve Tüpgazdan Sonra Şimdide Ekmek Kuyruğu Başladı”
Haberin devamından birkaç satır daha eklemek istiyorum. “Benzin kuyruğu, tüpgaz kuyruğu derken, şimdi de ekmek kuyruğu ve ekmek kavgası başladı. Hafta başında yeterince ekmek bulamayan binlerce İstanbullu lokmalarını sayarak yerken, karaborsadan ekmek alırken işçi-işveren ve belediyenin kendi aralarında anlaşamaması sonucu dün sabahtan itibaren fırınların önünde uzun kuyruklar oluştu. Ekmek çıkarmayan fırın işçileri; ‘ne yapalım patron fazla mesaimizi ve haklarımızı vermiyor’ şeklinde konuştu.”
1980’li yılların başına bakacak olursanız bu ve benzeri haberleri daha çok görürsünüz. Bu memleketin insanları 14 – 15 yıl öncesine kadar plastik su bidonlarıyla itfaiye araçlarının önünde su kuyruklarına giriyordu.
Bakınız ekonomik gelişmişlik anlamında nereden nerelere gelmişiz. Bir zamanlar temel ihtiyaçlar için kuyruklara giren bu ülke vatandaşları artık lüks ihtiyaçlar için sıra bekler olmuş. Bu durum Türkiye’nin ekonomik durumunun ve halkın alım gücünün özeti değildir de nedir!
Ha şunu sorgulayabiliriz:
Peki bu para hangi sermaye gruplarının cebine giriyor?
O zaman da şöyle cevap verebiliriz:
Bağırıp çağırarak vatansever olunmaz. Düşünerek, geliştirerek, üreterek vatansever olunur.
Yani; “Nazar etme Ne Olur Çalış Senin de Olur”