Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, vefatının 17. yıl dönümünde yaptığı açıklamalarda helikopter kazasına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Gül, arama kurtarma çalışmalarının “terör riski” gerekçesiyle engellendiğini öne sürdü.
Arama çalışmalarının engellendiği iddiası
Sivas’ta konuşan Hürriyet Gül, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Keş Dağı’nda meydana gelen helikopter kazasının ardından bölgede bulunduğunu belirtti. Gül, köy sakinlerinin helikopterin düştüğü noktayı tarif ettiğini ancak yetkililerin bu bölgeye gidilmesine izin vermediğini ileri sürdü.
“Terör riski var” gerekçesiyle arama ekiplerinin yönlendirildiğini iddia eden Gül, bu durumun kurtarma çalışmalarını geciktirdiğini savundu. Olayın ardından yaşanan süreçte birçok çelişkinin bulunduğunu dile getirdi.
“Kaza değil suikast” iddiasını yineledi
Gül, Yazıcıoğlu’nun ölümünün bir kaza olmadığını öne sürerek, olayın planlı bir suikast olduğunu iddia etti. Yazıcıoğlu’nun siyasi duruşu nedeniyle hedef alındığını savunan Gül, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Helikopter kazasına ilişkin geçmişte de kamuoyuna yansıyan bazı şüphelerin bulunduğunu hatırlatan Gül, özellikle olay yerindeki teknik unsurların ve süreçteki gecikmelerin soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Cihazların sökülmesi ve FETÖ bağlantısı iddiası
Gül, helikopterde bulunan bazı cihazların söküldüğünü ve bu olayla ilgili yargılanan kişilerin daha sonra 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkilendirildiğini öne sürdü. Bu durumun olayın arka planına dair şüpheleri artırdığını savundu.
Söz konusu kişilerin yalnızca “hırsızlık” suçlamasıyla yargılanmasının yetersiz olduğunu ifade eden Gül, olayın daha geniş kapsamlı ele alınması gerektiğini dile getirdi.
“Yeniden soruşturma açılmalı” çağrısı
Hürriyet Gül, olayın üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen tüm yönleriyle aydınlatılamadığını belirterek, dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Meclis düzeyinde bir araştırma yapılması çağrısında bulundu.
Gül, kapsamlı bir soruşturma yürütülmediği sürece olayın arkasındaki tüm gerçeklerin ortaya çıkmayacağını savundu. Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin tartışmalar, yıl dönümünde yeniden gündeme taşındı.