Muğla

Muğla’daki 5.8’lik deprem sonrası uzmanlar uyardı: Türkiye'ye en yakın tehlike nerede?

Ege’nin derinliklerinden gelen 5.8’lik Marmaris depremi, uzmanların uzun süredir uyardığı Helenik Yayı'nı yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Şükrü Ersoy, bu sismik hattın gelecekte 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirterek ciddi uyarılarda bulundu.

Abone Ol

Gece saatlerinde yaşanan 5.8 büyüklüğündeki Marmaris depremi, sadece bölge halkını değil, tüm Türkiye'yi tedirgin etti. Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un açıklamaları, Ege'nin altındaki sismik hareketliliğin ne denli ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Depremin Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu ile ilişkili olduğu belirtilirken, uzmanlar bu kuşağın gelecekte daha büyük sarsıntılara neden olabileceği uyarısında bulundu.

Marmaris açıklarında geceyi titreten deprem: Ne oldu?

Saat 02.17’de Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem, geniş bir alanda hissedildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, deprem sonrası panik atak geçiren 14 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiğini, çeşitli illerde toplam 69 kişinin hastanelere başvurduğunu açıkladı.

Deprem hangi fay hattında meydana geldi?

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin "oblik ters fay" özelliği taşıdığını ve Plini-Strabo Fay Zonu ile Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu bağlantılı olduğunu belirtti. Görür'ün ifadesiyle bu bölgede meydana gelen sarsıntı, klasik Anadolu faylarının dışında, Ege Denizi'nin altındaki daha derin jeolojik katmanlarda gerçekleşti.

"Bozburun açıklarında olan bu sarsıntı, Türkiye kıta sahanlığına değil, daha derin, dalma-batma zonuna bağlı. Geçmiş olsun," diyen Görür, bu depremin Ege'nin zemininde süregelen gerilimle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Şükrü Ersoy: “Bu bölge, Türkiye'ye yakın en tehlikeli bölge”

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise katıldığı televizyon programında daha çarpıcı bir tablo çizdi. Depremin Bozburun Yarımadası açıklarında meydana geldiğini belirten Ersoy, derinliğin 67-80 kilometre arası olduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi:

“Bu, yüzey kırığı üretmeyen ama etkisi geniş hissedilen derin bir deprem. Asıl sorun, bu bölgedeki potansiyelin 5.8 ile sınırlı olmaması. Rodos kuşağı olarak adlandırılan bu alan, 6.5 hatta 7 büyüklüğünde depremler üretebilecek kapasitede. Bu nedenle ‘bu deprem oldu, bitti’ diyemeyiz.”

Rodos Kuşağı neden bu kadar kritik?

Helenik Yayı olarak bilinen ve Rodos Adası'ndan başlayıp Kıbrıs'a kadar uzanan bu sismik kuşak, Afrika levhasının Anadolu levhasının altına daldığı noktada yer alıyor. Bu dalma-batma zonları, dünyada en fazla enerji biriktiren bölgeler arasında sayılıyor. Türkiye'nin güneybatı kıyıları bu enerji alanına çok yakın olduğu için, Rodos-Marmaris hattı uzmanlarca “Türkiye'ye en yakın en tehlikeli bölge” olarak tanımlanıyor.

Bundan sonra ne bekleniyor?

Her iki uzman da artçı sarsıntıların sürebileceğini, hatta daha büyük bir depremin bu hattın başka bir kesiminde tetiklenebileceğini belirtiyor. Özellikle Ege kıyısındaki yerleşim yerleri için bu bölge yakından izlenmeye devam ediyor.

Bölge halkı ne yapmalı?

Uzmanlara göre, bu tür sarsıntılar sonrası alınabilecek en önemli önlem farkındalık ve hazırlık. Binaların depreme dayanıklılığı, yerel yönetimlerin afet planları ve vatandaşların bireysel tedbirleri hayati önem taşıyor. Deprem uzmanlarının ortak çağrısı ise net:

"Deprem öldürmez, bina öldürür. Şimdi hazırlıklı olma zamanı."