MOODY’S TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTUNU AÇIKLAMAYI NEDEN ERTELEDİ

Abone Ol
Tarih 25 Temmuz 2014 günlerden Cuma. Şehrin merkezinde bir çay ocağında oturuyoruz. Orada bulunan iki kişiden birisinin ilgi alanı ekonomi ve siyaset. Tabii olarak muhabbet de bu çerçevede dönüyor. Böyle bir ortamda, duvardaki televizyonun kanalının da ekonomi haberi veren bir kanaldan başkasına ayarlanmış olmasını kimse beklemez sanırım. Bizlere de bu haberleri izlemek düşer.
 Kapanış seansı yaklaşmış, Ulusal 100 endeksi 84.000 barajını aşmış. 
Hocam “ne olur sence” dediler.
‘Ne olsun, pazartesi günü (28 Temmuzu kastederek) spekülatörler hisselerle oynamaya başlar, endeks düşüş trendine girer, seçimden sonra yeniden yükselir.’ 
‘Hocam neye dayanarak böyle söylüyorsun.’
‘Bunu söylemek için ekonomi uzmanı vs. olmaya gerek yok. Geçmiş seçim dönemlerini incelerseniz anlarsınız.’
Bu ülke, ne yazık ki her seçim döneminden önce bu tip spekülatif manzaralara tanıklık etmiştir. Emek sarf etmeden, para harcamadan, paradan para kazanmayı seven bir grup var. Buna faiz lobisi deyin, spekülatörler lobisi deyin, artık ne derseniz. 
8 ağustosa kadar geçen zaman zarfında, hisse senetleri piyasasında yaşanan olaylar, beni yanıltmadı ve süreç tahmin ettiğim gibi geçti.
25 Temmuz - 08 Ağustos Arasında Hisse Senetleri Piyasasında Ne mi Oldu?
Borsa düşer demiştim (aslında düşmezde birileri düşmesini istediği için düşürürler) öngördüğüm gibi, 84.021 puandaki BİST100 endeksi 79.199’a kadar düştü. Bu noktada 08 ağustos cuma gününe ayrıca dikkat çekmek gerekir. Güne 78.843 puandan başlayan ulusal 100 endeksi, gün içerisinde 77.751 puana kadar düştü. Kapanıştan önce 79.199’ a kadar yeniden geri yükseldi. 
Gün içersinde 77.751’e düşen endeks neden kapanış öncesi 79.199’a kadar geri yükseldi?
Hatırlayacak olursanız Cuma günü Moody’s, hani meşhur kredi derecelendirme kuruluşu, namı diğer sıfırcı hoca, Türkiye’nin kredi notunu açıklayacaktı. Piyasalar korkutulmuştu. Piyasalarda Türkiye’nin kredi notunun kırılacağına dair beklentiler oluşturulmuştu. Not düşürmeye yönelik girişimleri, ekonomiyle ilgilenen sağır sultan bile duymuştu.
Ve öğleden sonra Moody’s bir açıklama yaptı. Fakat bu açıklamayı kimse beklemiyordu. Ne mi olu?
“Moody’s Türkiye’nin kredi notunun güncellemesini erteledi!”
Yok artık dedim. Şimdi bu ne anlama geliyor?
Yani Moody’s diyor ki; benim aslında vermeyi arzu ettiğim bir kredi notu var ama hele bir seçim sonucuna bakalım, ona göre fikrim değişebilir.   
Bu durum, kredi derecelendirme kuruluşlarının bağımsızlığını kaybettiğinin, siyasileştiğinin, objektif davranamadığının bir göstergesi değildir de nedir? Böylesine bir manzarada objektiflikten ve bilimsellikten bahsedilebilir mi? 
Uyanıklar akıllarınca seçim sonuçlarına göre kredi notu açıklayacaklar. Değerlendirmelerini ona göre yapacaklar. Eğer sandıktan, istikrar politikalarının devamı yönünde bir karar çıkarsa, oy oranını göz önünde tutarak Türkiye’nin kredi notunu verecekler. En kötü ihtimalle görünümü durağan olarak açıklayacaklar.
Eee… Bunu tahmin etmek için uzman olmaya gerek yok ki. Sokakta geçen her hangi bir adama bile sorsanız, istikrarın ekonomiyi pozitif yönde etkileyeceğini söyleyecektir zaten.
Peki Önümüzdeki Günlerde Ne Olur? 
N.Ç. isimli arkadaşımla da iddiaya girdik. O, Borsadaki düşüşün devam edeceğini ben ise çarşambaya kadar yükselmeye başlamış olacağını iddia ettim. Israrla da etmeye devam edeceğim. Tıpkı geçmişte olduğu gibi, bu seçimden sonrada ortalık birden süt liman olacak. Çünkü Ulusal 100 endeksi, 20 günde 5000 puanlık bir kayıp vermiş. Bu kaybın telafi edilmesi gerekiyor. Endeksin yeniden 80.000’lerin üzerine çıkması gerekiyor. 
Realist yaklaşan borsa uzmanları da bunun böyle olması gerektiğini biliyor. Muhtemelen çarşambaya kadar borsa yeniden yükselişe geçecek ve biz de mahçup olmayacağız İNŞAALLAH. Bunu bekleyip göreceğiz. 
Tekrar görüşünceye dek hepinize saygılar…