Güncel

Meclis lokantasında taciz skandalı derinleşiyor: Dört yeni gözaltı

TBMM lokantasında çalışan stajyer öğrencilere yönelik taciz iddiaları yeni gözaltılarla derinleşiyor. Soruşturmanın kapsamı her geçen gün genişliyor ve Meclis’in denetim mekanizmaları yeniden tartışma konusu oluyor. Kamuoyu, adli ve kurumsal sürecin seyrini yakından izliyor.

Abone Ol

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan stajyer meslek lisesi öğrencilerine yönelik taciz iddiaları, yeni gözaltılarla birlikte daha da derinleşti. Bir görevlinin “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan tutuklanmasının ardından bugün dört kişi daha gözaltına alındı. İddialar, Meclis lokantasında görev yapan bazı personelin stajyer öğrencileri yıllardır sistematik biçimde taciz ettiği yönünde.

Olay, yalnızca adli bir soruşturma değil, Meclis’in kurumsal sorumluluğu ve denetim mekanizmaları açısından da ciddi bir kriz başlığına dönüştü.

BirGün’ün Haberiyle Gündeme Taşındı

İddialar, BirGün gazetesinin 10 Aralık’ta yayımladığı özel haberle kamuoyunun gündemine taşındı. Haberde, TBMM’de staj yapan mesleki ve teknik lise öğrencisi kız çocuklarının uzun süredir istismara maruz kaldığı ve onlarca mağdur bulunduğu ileri sürüldü.

Mağdurlardan birinin, “Kimseye anlatmayacaksın denilerek susturulduk. Herkes her şeyi biliyordu ve sustu” sözleri, iddiaların boyutuna dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Haberde, sürecin bir istisna değil, yıllara yayılan bir ihmal zinciri olduğu vurgulandı.

Şikâyet 4 Aralık’ta Yapıldı, Tutuklama Geldi

Dosyaya yansıyan bilgilere göre, lise öğrencisi D.K., 4 Aralık 2025’te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’ye başvurarak, TBMM’de staj yaptığı dönemde Meclis lokantasında çalışan H.İ.G. isimli personel tarafından cinsel tacize uğradığını beyan etti.

Savcılık talimatıyla 10 Aralık’ta gözaltına alınan şüpheli H.İ.G., Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da tutuklama kararını kamuoyuna açıkladı.

TBMM: Görevden Uzaklaştırma Yapıldı

TBMM Genel Sekreterliği, 10 Aralık’ta yaptığı açıklamada, sürecin 19 Kasım 2025’te bir mağdur ailesinin dilekçesiyle başladığını doğruladı. Açıklamada, aşçı olarak görev yapan bir kamu personelinin 4 Aralık itibarıyla görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.

Soruşturmanın genişletildiği, deliller doğrultusunda cuma günü dört kişinin daha gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı. İddiaların kapsamının genişlemesi, olayın münferit değil, yapısal bir sorun olabileceği yönündeki endişeleri artırdı.

Meclis Önünde Protesto: Polis Engeli Tartışma Yarattı

İddiaların ardından TBMM önünde kadın milletvekilleri tarafından protesto düzenlendi. Ancak slogan atan vekillerin polis tarafından engellenmesi yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bugün de kadın örgütleri Meclis önünde eylem yaptı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile yaptığı görüşmenin ardından, “Büyük bir öfke ve TBMM adına büyük bir utanç içindeyiz” diyerek olaya sert tepki gösterdi. Özel, Meclis yönetimini göreve çağırarak, sürecin hızlı ve şeffaf şekilde sonuçlandırılmasını istedi.

Siyasi Partilerden Ortak Tepki

Muhalefet cephesinden tepkiler art arda geldi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, “Sistematik ihmal şüphesi var. Stajyerleri Meclis’e gönderen kurumlar da incelenmeli” dedi. MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise çocuklara yönelik her türlü istismarın en ağır şekilde kınanması gerektiğini vurguladı.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, sürecin yakından takip edileceğini açıklarken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da hukuki süreçte müdahil olacağını duyurdu.

CHP’li Mahmut Tanal: ‘Yedi Yıl Önce Uyardık’

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, bugün yaptığı açıklamada yaşananların yeni olmadığını söyledi. Tanal, 2018 yılında Meclis ana binasında bir stajyer lise öğrencisine yönelik taciz iddiaları ortaya çıktığında CHP olarak Meclis Araştırması açılmasını talep ettiklerini, ancak bu önergenin reddedildiğini hatırlattı.

“Yıllardır söylediğimiz ama iktidarın kulak tıkadığı uyarıların sonucunu bugün yaşıyoruz” diyen Tanal’ın açıklaması, geçmişte alınmayan önlemlerin bugünkü tabloyu hazırladığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

Soruşturmanın kapsamı genişlerken, gözler hem adli sürecin seyrine hem de TBMM’nin kendi iç denetim ve sorumluluk mekanizmalarına çevrilmiş durumda.