1995 yılında katliamın ardından Bosnalı Sırp güçleri, öldürdükleri binlerce Boşnağın cesedini toplu mezarlara gömdü. Daha sonra suçun izlerini gizlemek amacıyla bu mezarları iş makineleriyle açarak cesetleri farklı bölgelere taşıdı. Bu nedenle birçok kurbanın kemikleri yıllar sonra farklı toplu mezarlarda parçalanmış halde bulundu.
Savaşın ardından kayıp yakınları ve araştırma ekipleri, bazı bölgelerde olağan dışı şekilde yoğun mavi kelebeklerin görüldüğünü fark etti. Bilim insanları, toplu mezarlarda toprağa karışan organik maddelerin toprağın kimyasını değiştirdiğini, bunun da belirli yabani çiçeklerin yetişmesini sağladığını belirledi. Bu çiçekler ise mavi kelebekleri bölgeye çekiyordu.
Araştırmacılar, kelebeklerin yoğun olarak görüldüğü alanlarda yaptıkları kazılarda çok sayıda toplu mezara ulaştı. Böylece mavi kelebekler, yıllardır kayıp olan binlerce kurbanın bulunmasına dolaylı olarak katkı sağlayan doğal bir işaret haline geldi.
Bugün mavi kelebek, Bosna-Hersek'te yalnızca bir doğa olayı değil; kayıpların, adalet arayışının, umudun ve Srebrenitsa'da yaşamını yitiren masum insanların anısının simgesi olarak kabul ediliyor. Her yıl 11 Temmuz'daki anma törenlerinde mavi kelebek figürü, soykırımın unutulmaması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması gerektiğini hatırlatan güçlü bir sembol olarak öne çıkıyor.