Zeytinliklerden sonra sırada muhafaza ormanları var: 247 bin hektar tehdit altında
Maden Kanunu’nda yapılmak istenen değişiklik yasalaşırsa, Türkiye genelinde kritik öneme sahip 54 muhafaza ormanı madencilik faaliyetlerine açılacak. Komisyondan geçen teklif TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilirse, aralarında İstanbul Belgrad Ormanı ve Uludağ gibi bölgelerin de yer aldığı 247 bin hektarlık alan talan riskiyle karşı karşıya kalacak.
Muhafaza ormanları neden bu kadar önemli?
Muhafaza ormanları sadece ağaç topluluklarından ibaret değil. Doğal afetlerin etkisini azaltmak, su kaynaklarını korumak, toprak kaymasını önlemek ve iklim dengesini sağlamak gibi kritik görevler üstleniyorlar. Ayrıca milli savunma, baraj güvenliği ve yerleşim alanlarının korunması açısından da stratejik konumdalar. Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkaya'ya göre, bu alanlar tahrip edilirse tarım ve yerleşim doğrudan tehdit altına girecek.
“Bu sahalar olmadan tarım da yerleşim de yaşam da tehdit altındadır. Yoğun kullanıma açılırlarsa özelliklerini yitirirler.”
– Hüsrev Özkaya, Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı
Hangi iller etkilenecek? Hangi ormanlar riskte?
Değişiklik kapsamında Adana, Ankara, Antalya, Amasya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Elazığ, Erzurum, Isparta, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Konya ve Sakarya başta olmak üzere çok sayıda şehirdeki muhafaza ormanları maden aramalarına açık hale gelecek.
Risk altındaki ormanlardan bazıları:
– Ankara Erikli Ormanı
– Bursa Uludağ
– Sakarya Keltepe
– Konya Yeşildağ
– İstanbul Belgrad Ormanı
– Elazığ-Tatvan hattı
– Ayva Ormanı
Zeytinliklerden sonra yeni bir doğa krizi mi?
Son yıllarda zeytinliklerin maden aramalarına açılması, kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmıştı. Şimdi benzer bir sürecin muhafaza ormanları için gündeme gelmesi, çevre hukukçuları ve doğa savunucularını alarma geçirdi. Zira zeytinlikler özel mülkiyet kapsamına girerken, muhafaza ormanları doğrudan kamu arazisi. Bu da sürecin etkilerinin çok daha geniş ve kalıcı olabileceği anlamına geliyor.
Ne değişecek? Yasa geçerse ne olur?
Maden Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklikle birlikte, muhafaza ormanlarında da maden ruhsatı verilebilecek. Şu anda bu alanlar "madencilik faaliyetine kapalı" statüsünde. Ancak yasa geçerse, ön izinle başlayan süreçler ruhsata dönüşebilecek ve ormanlık alanlarda dinamitle patlatma, kazı, yol açma gibi faaliyetler yasal hale gelecek.
Kamuoyunun tepkisi ne olacak?
Çevre örgütleri, meslek odaları ve bazı hukukçular süreci yakından takip ediyor. Sosyal medyada “#MuhafazaOrmanlarınaDokunma” etiketiyle tepkiler yükselirken, bazı bölgelerde yerel direniş çağrıları yapılmaya başlandı. TBMM’de ise muhalefet partileri yasanın geri çekilmesi çağrısında bulunuyor.
Sonuç: Sadece bir çevre sorunu değil, bir gelecek meselesi
Türkiye’nin muhafaza ormanları yalnızca doğa zenginliği değil, aynı zamanda su güvenliği, tarımsal sürdürülebilirlik ve afet önleme açısından da yaşamsal alanlar. Maden Kanunu’ndaki değişiklik, bu alanların kaderini belirleyecek. Zeytinliklerde yaşananlar hafızalardayken, şimdi sıranın muhafaza ormanlarına gelmiş olması büyük bir çevresel kırılmanın habercisi olabilir.